Öğretmenlerin ve Öğrencilerin Buluşma Noktası

SÖZCÜK ANLAMI
GERÇEK ANLAM
A. TEMEL ANLAM
♦ Eve gelince kapıyı hep o açardı.
♦ Yangında bütün köy yandı.
♦ Dün dersten kaçmış.
♦ Yalan söyleyen elleriyle ağzını kapatır.
♦ Arabanın frenleri sağlam değil.
Hesapta yanlışlık yapınca sonucu bulamadı.
♦ İri gövdesiyle hareket edemiyordu.
♦ Trahom virüsü hastaların göz akıntılarındadır.
♦ Kırlangıçlar güneye uçuyor
♦ Hepsi çürümüş, işe yaramaz hale gelmişti
♦ Adam başındaki şapkayı çıkarttı
Sırtımda şiddetli bir ağrı var.
♦ Çok şiddetli bir patlamaydı.
♦ İnce bir gül dalısın.
♦ Odayı kızarmış ekmek kokusu sarmıştı.
♦ İkindi güneşi ile gölgeler uzadı.
Çanağına konan sütle beslendi.
İnce bir iple masanın ayağını sardı.
Havadaki oksijen oranını arttırmamız gerek.
♦ Kokudan çocuğun yüzü sapsarı olmuştu.
♦ Balkona astığım çamaşırlar kurumamış.

B. YAN ANLAM
♦ Tarlayı beş yılda açtık.
♦ Eli sobaya dokununca yandı.
♦ Borudan su kaçıyor.
♦ Yolun ağzında eşkıyalar baç alıyorlardı.
Sağlam bir yumrukla onu devirdi.
Hesabına yüklü para yatırdı.
♦ Ağacın gövdesinde çürümeler var.
♦ Konsolun gözünden bir şişe amonyak çıkartıp uzattı.
♦ Annem yarın Ankara’ ya uçacak.
♦ Dişimin kökü çürümüş
♦ İki baş soğan verir misin?
♦ Beşiktaş sırtlarına ağaç dikiyorlar
♦ Gülün tomurcukları sabahleyin patlamış
♦ Bu dalda başarılı olabileceğimi sanmıyordum
♦ Giyinmiş , süslenmiş kokular sürünmüştü.
♦ Yaptığı resimdeki çocuk yüzlerine gölge veriyor.
♦ Çiçeğin en dışındaki çanak yapraklar dökülmüştü.
İnce bulgurla yapılan yemek işte bu.
Hava biraz bozuk gözüküyor.
♦ Suyun yüzünde yapraklar yüzüyordu.
♦ Hazan mevsiminde kurumuş yapraklar gibisin

MECAZ ANLAM
♦ Bu elbise seni hiç açmamış.
♦ Vaktinde yetiştirilmeyen başvurular yandı
♦ Bir defa uykusu kaçtı mı, dört kahve içeceği olurdu
♦ Bırak bu ağızları da doğru konuş.
Sağlam düşünceli bir şairdir.
♦ Dersten zayıf alacağını hesaba katamadı.
♦ Dün parti lideri gövde gösterisi yaptı.
♦ Sevecen gözlerle baktı
♦ Çocuk sevinçten uçuyor
♦ Annem işten dolayı çürümüştü
♦ Çocuğun başı belaya girdi
♦ Arkamı dönünce sırtımdan vuran utansın.
♦ Yakında savaş patlayacak.
♦ Adamın dalına bindiler.
♦ Doktora boş gözlerle bakıyordu
♦ Bu şarkıya bayılıyorum
Tatlı sözlerle babasının gönlünü aldı
♦ Hepimiz onun hafif biri olduğunu biliyorduk
İnce işlere aklım pek ermiyor
♦ İlk damlalardan sonra yağmur birden coştu
♦ Onun pişkinliğine bir anlam veremedim
♦ Cesaretinin kırılmasına sen sebep oldun
♦ Gerginlik artmış ,ortalıkta bir savaş kokusu vardı.
♦ Koca adam oldu hala babasının gölgesinde yaşıyor.
♦ Ona çanak tutmanın ne alemi vardı.
♦ Bu konularda ince düşünmek gerek.
♦ Üstüme gelmeyin bugün hiç havamda değilim.
Yüzsüzlüğün bu kadarı olur yani.
♦ Durmadan kardeşini çekiştiriyor.
Burun kıvırıp geçeceği belli bir şeydi
♦ Senin aşkın da beni kuruttu be güzelim

MECAZ TÜRLERİ
1.TEŞBİH ( BENZETME )
♦ Patron tilki gibi kurnazdır.
♦ Köhne düşünceler paslanmış çivilere benzer.
♦ Zeytin gibi karadır gözlerin.

2.İSTİARE ( EĞRETİLEME )
AÇIK İSTİARE: Benzetilen söylenir benzeyen söylenmez.
♦ Yuvayı yapan dişi kuştur.
♦ Sınırlarda aslanlarımız bekliyor.
♦ Şu beşikte yatan meleğe bakınız.

KAPALI İSTİARE: Benzeyen söylenir benzetilen söylenmez.
♦ Oğlu büyüyünce yuvadan uçup gitti.
♦ Düşünceleriyle insanları zehirliyor.

3.MECAZ-I MÜRSEL (DÜZ DEĞİŞMECE) AD AKTARMASI
DIŞ – İÇ İLİŞKİSİ:
♦ Eve haber ver akşam gecikeceğim.
♦ Bir haftasını dosyayı incelemekle geçirdi.
♦ Semaver fokur fokur kaynıyordu.
♦ Bir şişe içti, bir daha istiyor.

SANATÇI – YAPIT İLİŞKİSİ:
♦ Akşamları Ahmet Arif’i okuyorum.
♦ Odasının kapısında Picasso ve Salvador Daily’ler asılıydı.

PARÇA – BÜTÜN İLİŞKİSİ:
♦ Onun ayağına kadar gitti.
♦ Kitap birinci hamura basılı.
♦ Otobüse önden binilir, arkadan inilir.

YER İNSAN İLİŞKİSİ:
♦ Kasaba yeniliklere hazır değil.
♦ Ankara olaylara tepkisini koyamadı.
♦ Anadolu kan ağlıyor.
♦ Avanos ekmeğini çanak ve testi yaparak kazanır.

YÖN – İNSAN İLİŞKİSİ:
♦ Doğu ucuz işçi çalıştırıyor.
♦ Batı ekonomimizi yönlendiriyor.

4.TARİZ ( DOKUNDURMA )
♦ Yazısı o kadar güzel ki üç kişi zor okuduk.
♦ Fakirliği altındaki mercedesten anlaşılıyor.
♦ Okulunu ne kadar çok sevdiğin yirmi gün devamsızlık yapmandan belli.
♦ Eşinin gözündeki morluktan onu ne kadar çok sevdiğin anlaşılıyor.

5. KİNAYE ( DEĞİNMECE GERÇEK + MECAZ )
♦ Terlemeyi göze alamayan, başarıya ulaşamaz.
♦ Yalnız taş, duvar olmaz.
♦ Herkes ektiğini biçer.
♦ Şu karşıma göğüs geren taş bağırlı dağlar mısın?

6. MÜBALAĞA ( ABARTMA )
♦ İğne atsan yere düşmez.
♦ Bir deri bir kemik kalmış.
♦ Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.
♦ Gözüm yaşı değirmeni yürütür.

GÖNDEREN:Altınyıldız Koleji Türkçe Öğretmeni Erdal KARACA

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26

85 Responses to Türkçe Dil Bilgisi

1 7 8 9
  • Bu site çok güzel herkese tavsiye edeceğim sınavlarıma çok yardımcıda bulundu.Levent hocama da çok teşekkürler.

  • Abartısız 2-3 saatten beri araştırıp duruyorum ama bir sonuca ulaşamadım daha diğer sitelerde saçma saçma şeyler var ama bu sitede amacıma ulaştım inşallah doğru konuyu araştırmışımdır tşk ediyorum bu siteyi açana

  • Arkadaşlara sizi tavsiye edeiyorum…siteniz çok iyi…teşekkürler..

  • Muhteşem bir siteniz var. Çalışmalarınızı çok beğeniyorum. Teşekkür ederim.

  • Hocam harika bir çalışma olmuş; gerek öz anlatımı, gerek geniş içeriği ile. Bilginin bedeli öğretildikçe ödenir.

1 7 8 9

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Reklam

Reklamlar
Facebook
Banner Kodu