Öğretmenlerin ve Öğrencilerin Buluşma Noktası
Emek Hırsızları
Sitemden indirilen etkinliklerden adımı ve site ismimi silerek kendi sitelerine yükleyen veya başka sitelere gönderen kişiler hakkında yasal işlem başlatacağımı ve adını emek hırsızı olarak sitemde yayınlayacağımı kamuoyuna bildiririm.
Reklamlar
Arşivler
Telif Hakkı
Ziyaretçi Sayacı
  • 12
  • 8.645
  • 31.557
  • 1.112.568
  • 18.316.311

KÜTÜPHANELER HAFTASI (27-31 MART)
Kütüphanelerin Toplumsal İşlevleri
Kütüphaneler, toplumların bilgi gereksinimini karşılamak amacıyla kurulmuşlardır. Onlar da hastane, okul, cami, fabrika gibi toplumsal birer kurum sayılırlar. Kütüphaneler kişilere ait olurlarsa, topluma hizmet etme amacına yönelmezlerse, kütüphane anlamına da ulaşamazlar. Sadece kitaplık olarak kalırlar.

Kütüphane, aslında toplumun bilgiye olan gereksinimini karşılamaya yönelik, her türlü bilgi kaynağını bünyesinde toplayan, önceden belirlenmiş birtakım teknik ve yöntemlerle düzenleyen, onlardan yararlanılması için hizmet veren kültürel ve toplumsal bir kurumdur. Bu kurumu diğerlerinden ayıran en önemli özellik ise; onun bilginin bulunmasını, iletilmesini, kullanılmasını amaçlaması ve toplum hizmetine yönelik olmasıdır.

Kütüphaneler, uygarlığın başlangıcından beri, toplumun istemi ve beklentisi doğrultusunda hizmet vermiş kurumlardır. Toplumsal gelişime kültür aktararak katkıda bulunmuş olan bu kurumlar kayıtlı bilgileri gerektiğinde kullanılmaları için kontrol ve koruma altında bulundurmaktadırlar.

Eğer, bugün kendimizden önceki yazılı ve basılı bilgilere ulaşabiliyor, değerlendirebiliyor, bunlara yenilerini katabiliyorsak bunda kütüphanelerin katkısı büyüktür. Kütüphanelerin topluma daha yararlı olabilmesi için, bina, donanım, çalışma ortamının iyileştirilmesi gibi geliştirici yeni düzenlemeler yapılmaktadır.

Çağımızda kütüphanecilik artık bir uzmanlık konusu olmuştur. Bilgi kaynaklarını muhafaza etme işlevi kütüphanelerimizin geleneksel işlevidir. Uygarlığın ilk dönemlerinde oluşturulan kütüphaneler bilgi kaynaklarının toplum hizmetine sunulmasında müzeler de aynı amaca hizmet etmişlerdir. Bu kaynakların korunması, günümüzde de önemini korumaktadır. Ancak bunun yanında toplum yararına sunmak da amaçlanmakta ve sağlanmaktadır. Zaten sadece korunma ve seyredilmesine izin verilirse, kütüphanelerinden müzelerden farkı kalmayacaktır.

Günümüz kütüphaneciliği, eserleri koruma, toplumun yararlanmasına ve hizmetine sunma amaçlarını birlikte gerçekleştirilmeye çalışmaktadır. Kitapların belirli bir düzene göre yerleştirilmesi, eskiyenlerin onarılması, kime verildiğinin kaydedilerek izlenmesi, muhafaza etme amacının doğrultusunda yapılan çalışmalardır.

Eğitim ve kütüphane birbirinin bütünleyicileridir. Kişinin öğrenim sırasında olsun, mesleğin de olsun kültürel gelişimini sürdürebilmek, kafasına takılan soruları cevaplayabilmek için rahatça başvurabileceği yer kütüphanelerdir.
Kaynak: Beytullah HATOĞLU

Toplumun Bilgilenmesinde Kütüphanelerin Rolü
Bilgiye dayalı bir dönüşüm sürecinin hakim olduğu, sürekli eğitimin ön plana çıktığı, bilgi teknolojilerinin günlük yaşamın parçası haline geldiği bilgi toplumunda, ekonomik imkanları sınırlı bireylerin bu yeni dünya düzenine adapte edilebilmeleri ve onun bir parçası haline gelebilmeleri için kendilerine bir takım olanaklar sunulmalıdır. Bilgi toplumunda demokratik düzenin sağlıklı biçimde sürdürülebilmesi bir zorunluluktur. 25 Haziran 1998’de Gençlik ve Medya Komitesi’nin Avrupa Parlamentosu’na sunduğu “Modern Dünyada Kütüphanelerin Rolü” başlıklı raporun eklerinden birinde ifade edildiği gibi “kütüphanelere yatırım yapmak, demokrasiye ve eşitliğe yatırım yapmaktır.”(Aslan, 2000: 213-214).
Bilgi toplumu, öncelikle geleneksel kütüphaneleri ve diğer bilgi merkezlerini kitap ve diğer belgeleri saklayıp hizmete sunan kurumlar olmaktan çıkararak farklı bir konuma taşımıştır. Doğal olarak tek bir gerçek kütüphaneye bağlı kalmanın dışında birden fazla ağın bir araya getirdiği hizmetler ve kaynakların bileşimi olan sanal, dijital ve elektronik kütüphanelerdeki bilgi kaynaklarının nerede ve hangi formatta olduğuna bakılmaksızın, söz konusu kaynakların tanımlanması, yerinin belirlenmesi ve kullanılmasını sağlayan sözü edilen kütüphanelerde çalışan kütüphanecilerin rolü de bu değişimden önemli ölçüde etkilenmiştir (Karakaş, 1996: 339).
Daha önce de belirtildiği gibi bilgi toplumunun en belirgin özelliklerinden biri işgücü ve meslek gruplarındaki değişimdir. Bilgi toplumunda bilgi tabanlı üretim, bilgi hizmetleri sektörünü ve buna bağlı olarak bilgi hizmetleri görevlilerinin üstlendikleri görev ve toplum içerisindeki dağılım oranını da önemli ölçüde etkilemiştir. Bilgi toplumunun görev, önem ve rollerini değiştirdiği meslek grupları bilgisayar programcıları, çözümleyiciler, yayıncılar, kütüphaneciler, danışmanlar, halkla ilişkiler uzmanları, sosyal bilimciler ve bürokratlardır. Bu meslek gruplarının ortak özellikleri bilgi üretmeleri, düzenlemeleri ve bilginin yayımını gerçekleştirmeleridir.
Yukarıda sözü edilen meslek grupları içerisinde yer alan kütüphaneci ve bilgi uzmanları hizmet verdikleri kuruluşa gerekli olan iç ve dış bilgi kaynaklarını sağlamakla görevlidirler. Kütüphaneci ve bilgi uzmanları kuruluşların günlük işlemleri ve geleceğe yönelik kararları için gerekli bilgileri saptayarak bu bilgileri derlemek, düzenlemek, depolamak ve gerektiği anda kullanıcıların hizmetine sunmak gibi bir dizi stratejik görevi yerine getirmekle yükümlüdürler. Kütüphaneciler bilgiye erişimde aracı konumda bulunan meslek grubu içerisinde yer almaları nedeniyle bilgi toplumunun getirmiş olduğu değişiklikler açısından tekrar gözden geçirilmesi ve yenilenmesi gereken bir meslek grubudur. Yayın sayısı ve materyal türündeki artış, bilgi erişim ve aktarımında bilgi teknolojilerinin yoğun olarak kullanılması, karmaşıklaşan bilgi dizgeleri ve ağlarında farklı alanlarda eğitim almış kütüphanecilere gereksinimi gündeme getirmektedir. Bilgi toplumunda kütüphanecilerin sorumluluk ve görevleri, gelişen teknoloji ve yeni toplumsal yaşam bağlamında değişime uğrarken bilgi merkezleri arasında önemli bir yere sahip olan ve bilgi toplumuna giden yolda en önemli faktörlerden biri olan kütüphanelerde de bir takım değişimler gözlenecektir (Alakuş, 1990: 47-48; Aslan, 1990: 13-14).
Bilimsel ve teknolojik gelişmenin yarattığı yeni ortamda kütüphanelerden beklenen değişiklik çok daha köklü olacağa benzemektedir. Bu değişiklikler aşağıdaki gibi maddelenebilir:
• Kütüphaneler bir kavram değişikliğiyle karşı karşıya kalmışlardır. Bu kavram değişikliği mekanı ve mesleği ifade eden bir değişikliktir. Önceki dönemlerde yalnızca araştırma kütüphaneleri için geçerli olan bu değişiklik, bilgi toplumu içerisinde tüm kütüphane türleri için geçerli bir durumdur.
• Tüm kütüphane türlerinde kullanılmakta olan bilgi ve iletişim teknolojileri kütüphanelerin sadece kendi dermelerini kullanma sınırlamasından kurtulmalarını da berberinde getirmiştir. Daha önceden de kütüphaneler arasında süregelen ödünç verme ve diğer işbirliği çalışmaları genişlemiş ve hızlanmıştır. Kütüphaneler açısından bu durum, bireysel kalamama, sistemin bir parçası olma zorunluluğunu getirmiştir. Kütüphaneler kendi aralarında ağlar ve konsorsiyumlar kurarak çeşitli oluşumlar içinde ortak projeler geliştirmekte ve sorunlarını tartışarak çözüm aramaktadırlar.
• Kütüphane materyali de sürekli olarak artmakta ve çeşitlenmektedir. Bu artış ve çeşitlenme kütüphanelerin hizmet politikalarını da etkilemekte, performans değerlendirme, etkinlik ve verimlilik, toplam kalite yönetimi, yönetim bilgi sistemleri gibi kavram ve uygulamaların da kütüphane bünyesine girmesini sağlamaktadır.
• Herkesin bilgi gereksinimi ve bilgiye erişim hakkı olduğu bilgi toplumunda özellikle halk kütüphaneleri toplumun hiçbir kesimine ayırım gözetmeden bütün bireylere ve kurumlara hizmet vermeyi sürdürmelidir. Bu nedenle halk kütüphaneleri, ekonomik güçsüzlük ve teknolojik yetersizlik gibi olumsuzluklara sahip birey ve kurumların bilgiye erişimlerini sağlamalıdır. 2004 yılının Nisan ayında yürürlüğe giren “Bilgi Edinme Hakkı Kanunu” da bu amacı destekleyen önemli gelişmelerden biri olarak göze çarpmaktadır. Bunun yanı sıra telif hakları kanunu ve derleme kanununda yapılacak yeni düzenlemelerle derleme kaçakları önlenmeli ve yayıncıların hakları korunmalıdır.
• Kütüphane hizmetlerinin geliştirilmesinde üniversiteler, enstitüler ve diğer araştırma kurumlarının yanı sıra sivil toplum örgütleri ile de işbirliğine yönelik girişimlerde bulunulmalıdır. Mesleki derneklerin, kütüphanelerin her türlü hizmet, işlem ve uygulamalarında katkılarını artırmaları da gerekmektedir.
• Kütüphanecilerin özellikle enformasyon okur yazarlığı konusunda hizmet içi eğitime daha fazla önem vermeleri gerekmektedir.
• Kütüphanecilerin özlük hakları iyileştirilmelidir.
• Kütüphaneler, bilgi teknolojisi tabanlı öğrenim ortamları oluşturmak ve bu ortamları eğitim, iş yaşamı ve ekonomiye destek vermek amacıyla kullanılmak üzere çeşitli ve yeterli donanıma sahip olmalıdır. Ancak Türkiye’de merkezi yönetimin sağladığı mali kaynak kütüphanelerde bu düzeyde bir donanımın sağlanması için yeterli düzeyde değildir. Bilgi toplumunda kütüphanelerin rolü ve etkinliği göz önüne alınarak kütüphanelere ayrılan mali kaynak artırılmalıdır. Bu mali kaynaklar milli piyango, sayısal loto vb. kaynaklardan sağlanabilir.
• Kullanıcıların bilgi gereksinimlerini yeterli düzeyde karşılamak amacıyla kütüphaneler, mevcut kaynaklarının envanterini çıkarmalı ve ulusal bibliyografik denetim çalışmaları için sorumlu bakanlık, yayıncılar, üniversiteler ve diğer aracı kurumlar ile işbirliği içerisinde olmalıdır.
• Kütüphaneler bünyesinde halkın devlet tarafından sunulan bilgilere erişmesine ve hükümetle iletişim kurabilmesine yardımcı olacak terminaller oluşturulmalıdır (Bilgi Edinme Hakkı Kanunu’nun uygulanması).
• Hizmet verdiği çevrenin yerel tarihi ve kültürel dermesini elektronik ortama aktararak ve bu kaynak ve kütüphane hizmetlerinin reklam, basın vb. yollarla tanıtılması ile tüm ulusun hizmetine sunmalıdır.
• Günümüzde okul kütüphaneleri sadece ders çalışılan ve ödevlerin yapıldığı hikaye, roman ve diğer eserlerin okunduğu bilgi merkezleri olarak değerlendirilmemelidir. Bu kütüphaneler, bilgi toplumunun bireyi olan öğrencilerin yeni teknolojileri tanımaları ve kullanmalarına imkan sağlayacak mekanlar şeklinde geliştirilmelidir.
• Bilgi toplumunu şekillendirecek olan kütüphane ve kütüphaneciler öncelikle bilgi teknolojilerini kuramsal amaçlarına ulaşmak için bir araç olarak kullanmak üzere kendisini geliştirmeli, eğitmeli ve bu eğitimi sürekli kılmalıdır.
• Kütüphanelerin bilgi erişim ve iletimi görevlerinin yanı sıra toplumun kültürel yönden gelişimine de katkısı olduğu göz ardı edilmeden bu etkinliğin vurgulanması ve tanıtımının yapılması gerekmektedir (Karakaş, 1996: 346; Turgut, 1996: 43; Bilgi Toplumuna…, 2003: 111-112; Yurdadoğ, 1990: 554-555).
Bilgi toplumuna geçiş sürecinde ülkemizde olduğu kadar gelişmiş birçok ülkede de kütüphaneler ve kütüphanecilerin yeniden yapılanma sürecine adaptasyon sorunları yaşadığı görülmektedir. Bu adaptasyon sürecinde kütüphanelerde meydana gelecek en önemli değişim; elektronik kitap ve dergilerin kullanımının artması ile tam metin veri tabanlarının yaygınlaşması nedeniyle basılı kaynakların zamanla ortadan kalkması, bilgi ağları aracılığıyla elektronik belge aktarımlarının gerçekleşmesi sonucu kütüphanelerin dermeye dayalı hizmet ve politikalardan erişime dayalı hizmet ve politikalara yönelmeleri biçiminde gerçekleşebilir. Bilgi çağı, teknolojinin gerekleri doğrultusunda şekillenen ve onun kuralları çerçevesinde kendini yenileme çabalarının yoğunlaştığı bir çağdır. Bu çağ; teknolojisiyle, endüstrisiyle, gereksinimleriyle bilgiye dayalı olarak sürekli gelişim içerisindedir. Kütüphaneler ve kütüphaneciler de bu sürekli değişimin yaşandığı toplum yapısı içerisinde yaşanan köklü ve hızlı değişime ayak uydurarak etkinliklerini sürdürmelidirler. Kütüphaneler toplumun her alanında gerçekleşen yeniliklere uyum sağlayamadıkları takdirde toplumun bilgilenmesindeki işlevlerini günden güne yitirebilecek, kütüphaneciler ise mesleklerini özellikle bilgi teknolojileri alanındaki uzmanlara kaptırabileceklerdir.
Kaynak: acikarsiv.ankara.edu.tr

EĞİTİMDE OKUL KÜTÜPHANELERİNİN VE KÜTÜPHANECİLERİNİN YERİ
Eğitim ve kütüphane birbirinden ayrılmaz ve bölünmez kavramlardır. Öyle ki bu iki kavramdan biri yok olduğu zaman diğerinin de yaşaması mümkün değildir. Okul kütüphaneleri tıpkı üniversite kütüphaneleri ve halk kütüphaneleri gibi eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçasıdır. Amerika’da ilköğretim ve liselerde yapılan bir araştırma buna örnek olarak verilebilir. İyi bir kütüphanesi ve kütüphanecisi olan okullarda okuyan öğrencilerin, ülke çapında yapılan standart testlerde okul kütüphanesi olmayan okullarda okuyan öğrencilere göre daha iyi sonuçlar aldıkları görülmüştür. Günümüzde okul kütüphaneleri sadece ders çalışılan ve ödevlerin yapıldığı hikaye, roman ve diğer eserlerin okunduğu bilgi merkezleri değillerdir. Bu kütüphaneler, bilgi toplumunun bireyi olan öğrencilerin yeni teknolojileri tanımalarını ve başarıyla kullanmalarına imkan sağlayan, okulların öğretim programında belirtilen eğitimsel amaçları destekleyen, öğrencilerin yaşam boyu öğrenme becerilerini kazanmalarına yardımcı olan kurumlardır.
Hızlı gelişen teknoloji ve bilgi toplumu elektronik ortamda bilgiye erişim, elektronik kitap ve dergilerin kullanımının artması, tam metin veri tabanlarının yaygınlaşması ile artık okul kütüphaneleri Kütüphane ve Medya Merkezi olarak, okul kütüphanecileri ise Kütüphane ve Medya Merkezi Uzmanı olarak anılmaya başlanmıştır. Kütüphane ve medya uzmanı okuldaki herkesle birlikte çalışan, diğer kütüphanelerle bağlantı kuran, okul kütüphanesinin planlamasından sorumlu olarak görevini mümkün olduğunca iyi yapan mesleki uzmanlık niteliklerine sahip görevlidir. Kütüphane ve Medya uzmanı görevlerini yerine getirebilmek için öğretmenler, yöneticiler ve öğrencilerle sıkı ilişki içinde olmalı ve bütün eğitim programlarının içinde yer almalıdır. Kütüphane ve Medya merkezleri elektronik ortamdaki çok çeşitli, karmaşık ve düzensiz bilginin düzenli hale getirilerek sunulmasını, gelişen teknoloji sonucu oluşan kaynakların sadece medya merkezinde değil, sınıflarda eğitim ve öğretim programının içinde kullanılmasını sağlamalıdır.

Yaşam boyu eğitimin ön plana çıktığı, bilgi teknolojilerinin günlük yaşamın parçası haline geldiği bilgi toplumunda eğitimin hedefi, evrensel düşünebilen, etnik ve ulusal sınırlar içinde kalmayan, her türlü bilgiyi, kuralı değeri sürekli sorgulayan, sorunlara çözüm üreten, uzlaşmacı hoşgörülü ve özgürlükten yana olan, boyun eğmeyen insanı seven onların haklarını savunabilen doğayı koruyan demokrasiyi benimseyen, görev ve sorumluluktan kaçmayan, hakkını arayabilen ekip halinde çalışabilen yaratıcı olan bilim, sanat, felsefe ve sporla uğraşabilen, kendini sürekli yenileyip geliştirilebilen, barışı savunan bireyler yetiştirmektir. Bu bilgilerin ışığı doğrultusunda belirli konuları öğrenme yerine “öğrenmeyi öğrenmek” ve “bireysel öğrenmenin” eğitim sürecinin temelini oluşturduğu okullarda okul kütüphanecilerinin görevi öğrencilere teknolojiyi kullanarak istedikleri bilgiye ulaşmalarının yanında etkili araştırma yapabilme, analiz edebilme, sentez yapabilme ve ulaştıkları bilgileri değerlendirebilmede yardımcı olmaktır. Kütüphane ve medya uzmanı öğrenciye bilginin değişik yönlerini, kişiye nasıl fayda sağlayacağını öğretmek zorundadır. Bireyler bilgi okuryazarlığı eğitimini en iyi küçük yaşlarda ilköğretim çağında alırlar. Kütüphaneleri besleyen en büyük kaynak öğrencilerin saf, meraklı, herşeyi öğrenmeye ve denemeye açık beyinleridir. Öğretmenler ve kütüphaneciler genç beyinlere bu yaşta bilgileri damıtarak aktararak bilgi okuryazarı bireylerin yavaş yavaş büyümesine ve gelişmesine zemin hazırlarlar. Bilgi okuryazarı olan öğrenciler bilgiye ne zaman ihtiyaç duyacaklarını bilgiyi nereden bulacaklarını ve nasıl kullanacaklarını bilen kişilerdir.
Okul kütüphanelerinin günümüzde en büyük savaşı internetle olmaktadır. Yüzyılın harikası olarak anılan internet dünyada ve Türkiye’de hızla yayılırken kütüphaneler de bu değişimin dışında kalmamaya çalışmaktadır. Internet varken internette bu kadar çok bilgi varken okul kütüphanelerine hala ihtiyacamız var mı? sorusuna cevabımız evettir. E-maillerimiz var ama hala telefonla konuşuyoruz ya da kişisel bilgisayarlarımızda hepimizin hesap makinaları var ama bir muhasebe bölümüne ihtiyaç hala duyuyoruz, dil sözlüklerimiz var ama yine de Türkçe, İngilizce öğretmenlerine ihtiyacımız var. Hala kütüphanecilere ihtiyacımız var. Çünkü “”herşey”” internette yoktur. Google gibi arama motorları elektronik kütüphane kurma yolunda adımlar adımlar atmış olsalar bile internet üzerindeki yayınların geçmişe dönük kopyalarına ulaşmak halen çok zordur. Internet aynı konuda binlerce yere yönlendirir, seçim yapmaz, en doğru bilginin hangisi olduğunu veremez. Internet bir bilgi dağıdır eğer rehberiniz varsa bu dağa tırmanmak çok daha kolay olacaktır. Burada rehber kütüphanecilerdir. Okul kütüphanecilerin görevi bu bilgi dağına tırmanan öğrencilere yol göstermektir. Kütüphaneciler, öğrencilerin doğru bilimsel, açık, standart bilgiye ulaşmalarını sağlar.
Bir öğrencinin gözüyle okul kütüphanesi:
• Okul ödevlerimi yaparken zamandan tasarruf sağlar.
• Zamanında ödevimi tamamlamama yardımcı olur.
• Ödevimi yaparken güzel bir çalışma ortamı yaratır.
• Bilgiyi kullanırken güçlü ve zayıf yönlerimi öğrenmeme yardımcı olur.
• Etrafımda dönen dünya hakkında fikir verir.
• Çeşitli fikirler üretirken güvenli bir ortam sağlar.
• Amaçlarımı ve planlarımı oluşturmada yardımcı olur
Sonuç olarak; eğitimi destekleyen kütüphaneler yoksa ya da onların kolleksiyonu öğrencilerin kendilerini geliştirecek, onların başarılarını destekleyecek nitelikte değilse, insanların okuma yazma becerilerini geliştirmeleri ve araştırma ve geliştirmeye katkılarını beklemek güçtür. Ülkemizde bir tarafta hala yazı yazmak için daktilo bulamayan, katalog kayıtlarının ilkel yollarla çoğaltıldığı okul kütüphaneleri bulunurken, diğer tarafta en yeni teknolojileri uygulayan ve internet aracılığıyla dünyanın herhangi bir yerindeki bilgi merkeziyle bağlantı kurabilen okul kütüphanelerini beraber yaşıyoruz. Dileğimiz ve hayalimiz ülkemizin bütün illerinde, ilçelerinde ve köylerinde modern, teknik donanıma sahip okullar ve okul kütüphaneleri görebilmektir.
Kaynak: milliyet.com.tr

GÜZEL SÖZLER
Yabani milletler dışında her ülke kitaplar tarafından yönetilir. Voltaire
2. Kitaplar ruhun gıdasıdır. Japon Atasözü
3. Kitaplar zekanın çocuklarıdır. J. Sqift
4. Kitaplar hiç solmayacak bitkilerdir. Herrik
5. Okuma hevesini, Hindistan’ın bütün hazinelerine değişmem. Gibbon
6.Kitaplarım, bana yetecek kadar büyük bir krallıktır. Shakespeare
7. İnsan olmak için, okumak gerekir. Aşık Veysel
8. Kitaplar aynalara benzerler, onların içinde kendimizi seyrederiz. Montaigne’de ne varsa hepsini kendimde buluyorum” diyordu. Paskal
9. İlim okumaktan garaz kendi özünü bilmektir. Yunus Emre
10. Ademin hayvaniyeti yemekle, insaniyeti okumakla kaimdir. Namık Kemal
11. Elimde olsaydı, her karış toprağa buğday eker gibi kitap ekerdim.. Horace
12. Sessizliğe kavuşmak ve kederlerimden uzaklaşmak için, bir kitaplarıma koşarım.. Edward Bulwevr Lytton
13. Bir insanın değeri, kitaplalının değeri ile ölçülür. Herbert Spencer
14. Kitaplar hiç solmayacak bitkilerdir. Herrik
14. Kitaplar, hiç aldatılmayan bir arkadaştır. Guilbert Pix Erecourt
16. Önce iyi kitapları okuyun, yoksa onları elinize almak için hiç bir istek duymazsınız. Thoreau
17. Kitapsız hayat, kör, sağır ve dilsiz hayattır. Seneca
18. Çoğu zaman kitabın getirdiği kıvılcımlar, bize kişiliğimizi kazandırır.
19. Kitaplar emin limanlar gibidir. Sayfalar içine girdikmi bir kez, fırtınalardan korkmayız.
20. Kitaplar ne iyi öğretmenlerdir, hem öğretirler, hem dost olurlar.
21. Önemli olan çok okumak değildir. Gerekeni gerektiği gibi okumak, işte bütün mesele.
22. Kimi kitaplar afyon gibidir, insanları uyutur.Öyle kitaplar vardır ki, en derin uykularımızdan uyandırır bizi.
23. Kitaplarda okuduğunu doğada da okumaya devam edebiliyorsan senden daha iyi kimse yok demektir.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14

Belirli Gün ve Haftalar için 15 cevap

  • Bence de çok güzel olmuş.

  • Harika bir site. Her yeni bilgiyi de öğrenebiliyorsun, tek kelime ile mükemmel.

  • Çok güzel olmuş.Gerçekten çok beğendim.Bu siteden çok faydalandım.

  • Çok güzel, bu sayfadan çok yararlanacağım.

  • Merhaba öncelikler sitenizi çok beğendiğimi söylemek isterim…Ben üniversitede Türkçe öğr. 3.sınıftayım. Çocuk edebiyatı dersinde ninni konusunu sunuyorum…Ninnilerin özellikleri ile ilgili görsel bir etkinlik yapmak istiyorum. Bu konuda orjinal bir etkinliğiniz var mı varsa öğrenebilir miyim? Çok teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Reklamlar
Reklamlar
Facebook
Banner Kodu