ANLATIM BİÇİMLERİ
BETİMLEME ( TASVİR ):
Gözlemlemeye dayanır. Görülen iç ve dış özellikler açık bir şekilde anlatılır. Buna kelimelerle resim yapma sanatı denir. Durağandır.
♦ Eski bir taş köprü geçildikten sonra fakir mahallelere giriliyor ve sefalet, bütün dehşeti ve çirkinliğiyle başlıyordu. Ortalarından akan çirkin sularında yarı çıplak çocuklarla çamurdan köpekler, eğri büğrü sokaklar… Tezekten, çamurdan yapılmış yarı yarıya toprağa gömülmüş penceresiz kulübeler…
♦ Sıcak, boğucu bir haziran gecesiydi. Gökyüzü pırıl pırıldı. İkide bir arka arkaya karanlığı bir kılıç gibi keserek yıldızlar akıyordu.
♦ Köye girdiğimizde günlük hayatın sessizliğini bozan bir hareketlilikle karşılaşıyoruz. İnecik’te düğün telaşı var çünkü. Davulla zurnanın peşine takılmış neşeli erkek kalabalığı köyün sokaklarını dolanıyor. Oynak ritim bizi de çekiyor kendine. Kalabalığa karışıyor, coşkularına ortak oluyoruz.
♦ Yeşil dağlar arasında Manisa, akşamları morararak susar; ince rüzgârla dağılan ezan seslerinden sonra belde, derin bir sessizliğe dalar, karanlık basınca yamaçtaki evlerde cılız gaz lambalarının titrek ışıkları görülür.
♦ Kapalı Çarşı’ya o saatte, Sahaflar Çarşısı tarafındaki büyük kapıdan bir göz atmak korkunçtur. Çarşı, karanlık bir dehliz hâlinde uzar. Camekânlardaki eşya, elektrik ışığından ayrı düşünce, korkularından büzülürler ve camdan çarşının tenhalaşmış yolunu görmemek için gözlerini yumarlar.
♦ Karşı duvardaki tahtalara ok talimlerinin çeşitli nişangâhları çizilmiş, köşedeki çınarın dallarına kılıç eğitiminde kullanılan inceli kalınlı tellere sarılmış kar keçeleri, urganlar, içi yapağı dolu torbalar asılmıştır.
♦ Elif kız hala kayanın üzerinde kıpkızıl duruyordu. Denizin koyu çelik mavisinin üzerinde ara sıra batan güneşin ışığını kapan kayıksa, şimdi parlayan şimdi sönen bir kızıl noktacıktı. Her seferinde daha uzakta parlıyordu. Sonunda görünmez oldu.
♦ Adada ilk gördüğümüz, sevimli bir kahve oldu. İçinde bir örnek, çiçek gibi renkli, yerli köy giysileri giyinmiş genç kızlar çalışıyor. Hepsi birbirinden güzel. Biraz ötede küçük bir hayvanat bahçesi. Birkaç ağacın gölgelediği kıyıda minimini bulanık bir plaj. İnce yağmur damlaları altında bir anne çocuğunu denize indiriyor.
GÖNDEREN: Altınyıldız Koleji Türkçe Öğretmeni Erdal KARACA
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26



(92 oy, ortalama: 4,50 / 5)



Site çok güzel, yazılıdan yüksek bekliyorum.