Nevşehir Hava Durumu
NEVSEHIR
Reklamlar
Uyarı
Haftanın Öğrencileri
    Ata Berk Murat Sedanur Kerim Abdulkadir Sümeyye Suzan Ebrar Kübra Enes Ayşenur Görkem Ilayda Furkan Rüveyda
Dost Siteler
İstatistikler
  • 34 yazı var.
  • 2.638 yorum var.
  • 27 kategori var.
  • 2.166 etiket var.
    • Şu an sitede 10 kişi var.
    • Max.Çevrimiçi : 21 kişi
    • Toplam Ziyaret : 2851063

ANLATIM BİÇİMLERİ
ÖYKÜLEME ( HİKAYE ETME ):
Olaya dayalı anlatım biçimidir. Olay, kişi ve mekana bağlı olarak anlatılır. Olayın bir zaman akışı vardır. Hareketlidir. Roman, hikaye ve masalların anlatımı öyküleyici anlatım biçimindedir.

♦ Ağır adamlarla kahveye girdi Mehmet. Olanları düşündü bir süre. Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt geçirdi. Sonra oturdu bir köşeye isteksiz. Babadan kalma tütün tabakasını çıkardı, kalınca bir sigara sardı. Öyle dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile dikkatini çekmemişti.

♦ Hacı Süleyman yürüye yürüye dik bir kayalığın dibine vardı. Her yan keklik ötüşü kesilmişti; ancak binlerce kekliğin bir taneciği bile ortada yoktu. Hacı Süleyman köpeğine kızdı.: “Senin burnun yok mu be? A it oğlu it!’’ diye çıkışarak köpeğe bir tekme attı. Köpek kuyruğunu ardına kıstı ve beş on adım öteye kaçtı. Hacı Süleyman’ın gözlerini kan bürümüştü. Bu keklik bolluğunda üç beş çift olsun vurmasın ha? Elinden gelseydi, çifteyi güneşe tutup öldürücülük hırsını doyurmak için ateş edecek ve güneşi kör edecekti. Gözleriyle dört bir yanı arıyordu. İsterse keklik olmasın, canlı bir şey vurup öldürebilseydi içi oldukça rahat edecekti.

♦ Bir zamanlar bakırcılar, bakırı ateşe tutarlar, çekiçle döverek tencere, tava, güğüm yaparlardı. Ketenler, ahşap tezgâhlarda elle dokunur, mekikleri göz nuruyla sarılırdı. Taş, elle yontulurdu. Kireç taşı, odun ateşi ve insan emeğiyle yakılıp kireç yapılırdı; tuğlanın çamuru ayakla çiğnenirdi.

♦ Öğleyin Sami ile birlikte çıktılar okuldan. Kahvenin önünden geçerken Yaşar Efendi’yi gördü:
- Yaşar Amca, dedi bizim güvercinleri sana getirsem olur mu? Evde hep kapalı duruyorlar. Hiç salamıyoruz.

♦ Orhan bir an durdu. Ta boğazına bir şey gelip düğümlendi. Ne diyecek diye bekleyen annesi sözü değiştirdi. Kadına Orhan’ın üzüleceğini, bu konuyu kapatmasını, el yüz işaretleriyle anlatmaya çalıştı.

♦ Okula gitmek için evden çıktığı bir sabah, yolda elişi ödevini çantasına koymayı unuttuğunu hatırladı. Bir koşu geri döndü. Sokak kapısı açıktı. İçeri girdi. Koridoru geçti. Tam ‘‘anne’’ diye seslenecekken annesi ile babasının ayakta konuştuklarını duyunca durdu.

♦ Öğleden sonra deniz kenarına indi. Balıkçı Ahmet Çavuş’a yalvardı. Biraz gezeyim diye sandalı aldı. Açıldı, açıldı. Sonra durdu. Bozuk saatini çıkardı. Kapağını açtı. Sonra saatini suya bıraktı. Saat, döne döne batmaya başladı. Bu, ona çok sevdiği arkadaşının bir hediyesiydi.

GÖNDEREN: Altınyıldız Koleji Türkçe Öğretmeni Erdal KARACA

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26

[ Bugün 106 kez, toplam 180852 kez okundu. ]
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (92 oy, ortalama: 4,50 / 5)
Loading ... Loading ...

91 Yorum Yapılmış “Türkçe Dil Bilgisi”

Yorum Yapınız

Reklam
Son Yorumlar
Reklamlar
Alexa Pagerank


Bizi Destekleyiniz
    Banner Kodu

Sitenizdeki Görünümü Leventyagmuroglu.com