“B” Harfiyle Başlayan Deyimler
Baba adam: Ağır başlı, iyi yürekli, olgun, hoşgörülü, yaşlıca adam.
Babası tutmak (veya babaları üstünde olmak): Çok fazla öfkelenmek, kızgınlığı her hâliyle belli olmak.
Babana rahmet: “Yaptığın iş, söylediğin söz çok yerinde; Allah senden razı olsun” anlamında hoşnutluk, memnunluk bildirmek için kullanılır.
Baba ocağı (evi veya yurdu): Dededen, babadan kalma ev; toprak, yurt.
Babasının hayrına (mı?): Hiçbir çıkar gözetmeksizin.
Bağ bozmak (bağbozumu): 1. Bağda son kalan ürünün toplanması. 2. Bu işlerin yapıldığı mevsim (güz), gün.
Bağrına basmak: 1. Kucaklamak, kolları ile sararak göğsüne yaslamak. 2. Birini gözetip kayırmak, koruyup yetiştirmek.
Bağrına taş basmak: Uğradığı zarara, felakate sesini çıkarmadan katlanmak.
Bağrını delmek: İçine işlemek, pek dokunmak, dertli olmasına yol açmak.
Bağrı yanık: Çok acı çekmiş; dert, sıkıntı, darlık, kahır görmüş; yaslı.
Bahse girmek: Görüşünde veya iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü anlaşma yapmak.
Bahtı kara: Mutsuz, dertten kurtulamayan, işleri hep ters giden.
Baklayı ağzından çıkarmak: Sabrı tükenip o zamana kadar sakladığı şeyleri söylemek.
Bal alacak çiçeği bilmek: Çıkar sağlanacak yeri veya şeyi bulmak, bu konuda nasıl hareket edileceğini bilmek.
Baldırı çıplak: İşsiz güçsüz, serseri, başı boş, ayak takımından.
Bal dök (de) yala: Bir yerin çok temiz, pırıl pırıl olduğunu anlatmak için kullanılır.
Balgam atmak: Bir iş ya da konu üzerinde kuşku uyandıracak söz söylemek.
Bal gibi: 1. Çok tatlı. 2. Çok iyi, adamakıllı, pekâlâ.
Balık etinde: Ne şişman, ne zayıf; biçimli, kilosu yerinde olan.
Balık istifi: Çok sıkışık bir durumda.
Balık kavağa çıkınca: Gerçekleşmesi mümkün olmayacak işleri anlatmak için kullanılır.
Balon uçurmak: İlgililerin ne diyeceklerini anlamak veya insanların telâşlanmalarını sağlamak amacıyla aslı olmayan bir haber yaymak.
Balta olmak: Musallat olmak, asılmak, direnerek bir şey istemek, istediğini yaptırmak için sürekli ısrar etmek.
Baltayı taşa vurmak: Bilmeyerek karşısındakini kıracak söz söylemek, pot kırmak.
Bam teline basmak: Bir kimseyi, duyarlılık gösterdiği konuda kızdıracak söz söylemek, öfkelendirecek bir şey yapmak.
Bana mısın dememek: Aldırış etmemek, ona hiçbir şey etkili olmamak.
Barut fıçısı: Her an karışıklık, kavga ve savaşın çıkacağı yer.
Barut kesilmek: Çok öfkelenmek, kızmak, sinirlenmek.
Basıp gitmek: Aklına koyduğu şeyi yapmak amacıyla, o an bulunduğu yerden kimseye danışmadan ayrılmak.
Basireti bağlanmak: Gerçeği göremez, iyi düşünüp kavrayamaz bir duruma düşmek.
Baskın çıkmak: Üstünlüğünü göstermek, karşısındakini geçmek.
Bastığı yeri bilmemek: 1. Çok fazla sevinmek. 2. Dengesiz hareketlerde bulunmak, durumunu kontrol edememek, şaşkınlıktan nerede olduğunu bilememek.
Baston (kazık) yutmuş gibi: Dimdik duran, yürüyen kimsenin durumu.
Başa baş (gelmek): Birbirine denk, eşit olmak; birlikte olmak.
Başa çıkarmak: 1. Bir işi bitirmek, sona erdirmek, başarmak. 2. Bir kişiye aşırı ölçüde ilgi gösterip çok şımartmak.
Başa çıkmak: Gücünün üstünlüğünü kanıtlamak, bir şeye gücü yetmek.
Başa geçmek: 1. En üstün yeri almak. 2. Herhangi bir konu önemce ilk sırayı almak.
Başa gelmek: Kötü bir duruma uğramak.
Başa güreşmek: 1. Yağlı güreşte başpehlivanlık için güreşmek. 2. En üstün sonucu almak için mücadele etmek, yarışmada birinciliği almak için uğraşmak.
Baş ağrısı: Varlığı tedirginlik verici şey, rahatsız edici kimse.
Baş ağrıtmak: Yerli yersiz konuşarak, gereksiz sözler söyleyerek, çok konuşarak birisini rahatsız etmek.
Başa (başına) kakmak: Yapılan iyiliği yüzüne vurarak birisini üzmek, incitmek.
Baş alamamak: Çok uğraştıran bir konudan kurtulup da vakit ve fırsat bulamamak.
Baş aşağı gitmek: Sürekli kötüleşmek, zarar görmek.
Baş başa kalmak: Biriyle yalnız kalmak, iki kişi bir arada yalnız kalmak.
Baş başa (kafa kafaya) vermek: Birbirinin düşüncesinden yararlanmak üzere birkaç kişi toplanıp bir konuyu görüşmek, bir konuda dertleşmek.
Baş belâsı: Sürekli rahatsız eden, yük olan, bir kimseye musallat olup sıkıntı veren ve uzaklaştırılamayan kişi ya da şey.
Baş çekmek: Ön ayak olmak, öncülük etmek.
Baş edememek: Gücü yetmemek, başarı kazanamamak, bir işi başarmakta zorluk çekmek.
Baş eğmek: Direnmekte vazgeçip güçlünün buyruğuna girmek, teslim olmak.
Baş göstermek: Ortaya çıkmak, belirmek, vuku bulmak.
Baş göz etmek: Evlendirmek.”Şu kızı da bir baş göz edersem gözüm arkada kalmayacak.”
Başı ağrımak: Bir işten dolayı sorumlu duruma düşmek, kaygu çekmek.
Başı altından çıkmak: Kötü bir şey, kötü bir durum, birinin gizli düzeni ve tertibiyle meydana gelmek.
Başı bağlı olmak: 1. Evli ya da nişanlı olmak. 2. Serbest, özgür olmayan, bir yere bağımlı olan.
Başı boş bırakmak: Bir kimsenin üzerindeki denetimi ve gözetimi kaldırmak, kendi bildiğine bırakmak.
Başı darda kalmak (başı dara düşmek): Çok sıkıntılı, çaresiz bir durumda olmak; parasızlıktan dolayı güç bir durumda kalmak.
Başı derde girmek: Can sıkıcı, üzücü, istemediği bir duruma düşmek.
Başı dik gezmek: Utanılacak bir durumu olmadan, onurlu şekilde toplumda yer almak.
Başı dönmek: 1. Bir şey karşısında şaşırmak. 2. Sıkıntı meydana getiren bir durum karşısında bunalmak. 3. Dengesini yitirmek, gözleri kararmak; çevresi kararıyor, dönüyor, kayıyor duygusu içinde sarsılmak.
Başı göğe ermek: Beklenmeyen, umulmayan bir mutluluğa, sevince ulaşmak.
Başı kalabalık (olmak): Bir iş dolayısıyla yanında çok fazla kişi olmak.
Başına belâyı satın almak: Sıkıntı, üzüntü ve tedirginlik verici olduğunu sonradan anladığı bir işe kendi isteği ile girmiş bulunmak.
Başına bir hâl gelmek: Büyük, içinden çıkılması zor güçlüklerle karşılaşmak; kötü duruma düşmek.
Başına buyruk: Dilediğini izin almaksızın yapan, istediği gibi davranan.
Başına çalmak: Bir şeyi sert, öfkeli ve kızgın bir davranış içinde vermek.
Başına çorap örmek: Bir kimseye, haberi olmadan, kötü duruma sokucu davranışta bulunmak, alt etmek için gizlice plân kurmak.
Başına çökmek: 1. İştahla sofraya oturmak. 2. Bir işi çabuk bitirmek üzere oturup ele almak. 3. Birini altına alıp dövmek.
Başına devlet kuşu konmak: Ummadığı, beklemediği bir nimete ya da varlığa kavuşmak.
Başına dolamak: İçinden çıkılması zor bir işi birine musallat etmek.
Başına iş açmak: Uğraştırıcı ve üzücü bir işin çıkmasına yol açmak.
Başında kavak yeli esmek: 1. Sorumluluk duygusundan uzak, zevk ve eğlence peşinde koşmak (genç için). 2. Gerçekleşmeyecek şeyler düşünerek vakit geçirmek.
Başından atmak: 1. Gereksiz görülen bir bağlılığa, bir ilişkiye son vermemek; bir istekte bulunan kişiyi yanından uzaklaştırmak. 2. Yapılması zor bir işi yapmaktan kendini kurtarmak ya da o işi bir başkasına yüklemek.
Başından aşağı kaynar sular dökülmek: Çok kötü, üzücü, sıkıntı verici ya da utandırıcı bir olay karşısında vücudunu ter basmak, ürpermek.
Başından büyük işlere girişmek (veya kalkışmak): Gücünün üstünde olan işleri yapmaya kalkışmak.
Başından korkmak:Hayatından kaygı duymak, cezalandırılmaktan korkmak.
Başını ağrıtmak: 1. Gereksiz sözlerle birini bunaltmak. 2. Bir iş için birini uğraştırmak, sıkmak.
Başını alıp gitmek: Nereye gideceğini bildirmeden, izin almadan gitmek.
Başını bağlamak: Evlendirmek.
Başını belâya sokmak: Bir kimseyi, zarar göreceği, kötü sonuçlarla karşılaşacağı bir işe sokmak.
Başını bir yere bağlamak: Bir işe yerleştirmek, işsizlikten kurtarmak.
Başını boş bırakmak: Denetimsiz, yalnız ve serbest bırakmak.
Başını derde sokmak: Sıkıcı, yorucu, üzücü bir işe girmek veya getirilmek.
Başını dinlemek: Sessiz, sakin bir ortama çekilmek; kalabalıktan ve gürültüden uzaklaşmak.
Başını ezmek: Birini hareket edemez, kötülük yapamaz ya da başını kaldırıp bir işi göremez duruma getirmek.
Başını kaşımaya (kaşıyacak) vakti olmamak: Çok meşgul olmak, başka bir işi yapmaya hiç vakti olmamak.
Başının çaresine bakmak: Kimsenin yardımı olmadan kendi işini kendi yapmak, kendini zor durumdan kurtarmak.
Başının derdine düşmek: Başka bir şeyle ilgilenemeyecek kadar sıkıntılı, üzücü ve tehlikeli bir duruma çare bulmaya çalışmak.
Başının etini yemek: Sürekli olarak, bıktırıncaya kadar, ısrarla birinden bir şey istemek; bu sebeple onu rahatsız edip üzmek.
Başını taştan taşa vurmak: Fırsatı kaçırdığı için çok pişman olmak, çaresiz kalarak kahırlanmak.
Başını vermek: Bir ideal uğrunda kendini feda etmek, canını vermek.
Başını yemek: Bir kimsenin büyük zarar görmesine ya da ölmesine yol açmak.
Başı sıkışmak (sıkılmak): Herhangi bir güçlük karşısında kalmak, bunalmak.
Başı tutmak: 1. Önde olmak. 2. Gürültüden, üzüntüden ve çok konuşmadan başı ağrımak.
Baş koymak: Bir şey uğruna ölümü göze almak.
Baş köşe: Saygı duyulan, önder sayılan büyüklerin oturması için ayrılan yer.
Baş sallamak: 1. Anlasa da anlamasa da karşısındakinin her sözünü uygun bulur görünmek.
Baş tacı etmek: Değer vermek, çok üstün tutmak, çok sevmek.
Baştan aşağı: Tamamiyle, hepsi, bütünüyle.
Baştan kara gitmek: Sonunu düşünmeyerek, hatta sonucun kötü olduğunu bildiği hâlde hesapsız, batarcasına bir yol tutmak; felâkete doğru gitmek.
Baştan savma: Üstün körü, özen gösterilmeden, gelişi güzel.
Baş üstünde yeri var: “Sevgi, ilgi ve saygı ile karşılanıp ağırlanır.” anlamında kullanılır.”
Baş vermek: 1. İnandığı bir şey uğrunda ölmek, canını vermek. 2. Belirmek, kimi bitkilerin başak tutmaya başlaması.
Baş vurmak: 1. Müracaat etmek, bir işin yapılmasını bir kimse veya kuruluştan istemek. 2. Bilgi edinmek üzere bir kaynağa bakmak, bir kimseye danışmak.
Baş yemek: 1. Sofrada en önemli yemek. 2. Birinin ölümüne sebep olmak. 3. Birinin herhangi bir işte güç durumda kalmasına yol açmak.
Battı balık yan gider: “İşlerin kötü gittiğine, düzelmeyeceğine, bu konuda da umut kalmadığına göre artık istenildiği gibi davranılabilir, ne olursa olsun” anlamında kullanılır.
Bayrak açmak: 1. Bir dava yolunda toplanmaya çağırmak. 2. Gönüllü asker toplamaya girişmek.
Bayram etmek: Çok sevinmek.
Belâ aramak: Kavga çıkararak, önüne gelene çatarak ya da başka sebeplerle kendisi için tehlikeli bir durum oluşmasına yol açmak.
Belâsını bulmak: Kendi yol açtığı tehlikeli bir durumun içine düşmek, hak ettiği cezayı görmek.
Belâyı satın almak: Kendi davranışları yüzünden tehlikeyi üstüne çekmek.
Bel bağlamak: Güvenmek, birisinin kendisine yardım edeceğine inanmak, inanıp arkasından gitmek.
Beli bükülmek: 1. Yaşlılık yüzünden güçsüz kalmak, bir iş yapamaz duruma gelmek. 2. Üzüntü ve kederden ruhsal bir çöküntüye düşmek.
Belini doğrultmak: Kötüye giden durumunu yeniden düzeltmek, güçlenmek, kaybettiği itibarını ve ekonomik gücünü yeniden kazanmak.
Belini kırmak: 1. Birini bir şey yapamaz duruma getirmek. 2. Bir işin en güç tarafını yapmak.
Bel vermek: (Dik şeylerin) dışarıya doğru, (yatay şeylerin de) aşağıya doğru kamburlaşmak.
Ben hancı, sen yolcu (oldukça): “Özel ilişkilerimiz sürüp gittikçe senin bana işin düşer” ya da “Nasıl olsa yine karşılaşacağız” anlamında kullanılır.
Benlik dâvası: Önde görünmek, her şeyde söz sahibi olmak, her şeyi kendi düşüncesine uydurmak, hep dediğini yaptırmak çabası ve tutkusu.
Benzi atmak: Bir sebepten ötürü ansızın yüzünün rengi sararmak, solmak.
Bereket versin: 1. “Allah size bol kazanç versin” anlamında iyi dilek sözü. 2. Çok şükür ki iyi ki (hoşnutluk anlatır).
Beş aşağı beş yukarı: Çok az fark olarak, kararlaştırılmak istenen sayıdan, ölçüden bir miktar az veya çok olarak.
Bet (i) bereket (i) kalmamak: Bolluğun, verimliliğin kalmaması, sona ermesi.
Betine gitmek: Ayıp saymak, kötü karşılamak, kendisine yedirememek.
Beyin yıkamak: Bir insanı, kendine özgü düşünce ve dünya görüşüne yabancılaştırmak, başka yönlerde düşünür ve davranır duruma getirmek.
Beylik söz: Etkisi kalmamış, herkesin kullanageldiği söz.
Beyni bulanmak: 1. Sersemlemek, sağlıklı düşünemez olmak. 2. Kötü bir şey olacağını sezinleyip huzuru kaçmak.
Beyninden vurulmuşa dönmek: Umulmadık, beklenmedik bir olay karşısında şaşkınlığa düşmek, düşünce yeteneğini yitirir gibi olmak.
Beynine girmek: 1. Akla uygun gelmek. 2. Bir kimseyi türlü yollara baş vurarak bir şey yapmaya inandırmak, kandırmak. 3. Ezberlemek, aklında tutmak.
Bıçak kemiğe dayanmak: Çekilen sıkıntı artık katlanamayacak bir hâl almak.
Bıyığı terlemek: Bıyığı yeni yeni çıkmaya başlamak.
Bıyık altından gülmek: Birinin içine düştüğü duruma belli etmeden gülmek, sevindiğini belli etmeyerek onunla eğlenmek, içinden onunla alay etmek.
Bildiğini okumak: Kim ne derse desin, istediği gibi davranmak.
Bile bile lâdes: Bile bile aldınmış görünme, öyle gerektiği için kötü bir durumu kabullenme.
Bin dereden su getirmek: Birini kandırmak için dil dökmek, birçok sebep ileri sürmek, aldatıcı sözler sarf etmek.
Bindiği dalı kesmek: Kendisi için gerekli ve yararlı olan şeyi kendi eliyle yok etmek.
Bir atımlık barutu olmak (veya kalmak): 1. Bir konuda yapacağı çok az şeyi olmak. 2. Dayanacak pek az gücü kalmak.
Bir ayağı çukurda olmak: Çok yaşlanmış olmak, yaşayacak çok az zamanı kalmış olmak.
Bir ayak önce (evvel): Çok çabuk, bir an önce, ivedi olarak.”Bu iş, bir ayak önce yapılacak bir iştir.”
Bir baltaya sap olmak: Belirli bir sanat ya da iş sahibi olmak.
Bir bardak suda fırtına koparmak: Çok basit, küçük, önemsiz bir şeyi büyütüp içinden zor çıkılır bir olay hâline getirmek.
Birbirine düşmek: Aralarında anlaşmazlık çıkıp birbirlerine kötü bakmaya başlamak.
Birbirine girmek: 1. Aralarında çıkan anlaşmazlık kavgaya dönüşmek, çarpışmak, saldırmak. 2. Bir kaza sonucu araçların birbirine çarpması.
Bir çuval inciri berbat etmek: İyi olan, yolunda giden bir durumu yanlış davranışlarla bozmak, olumsuz bir gidişe sokmak.
Bir dalda durmamak: Sık sık düşünce, iş ya da tutum değiştirmek.
Bir damla: 1. Çok az, pek az (sıvı şeyler için söylenir). 2. Çok küçük (çocuklar için söylenir).
Bir dediği iki olmamak: Her istediği hemen yapılmak, yerine getirilmek.
Bir deri bir kemik kalmak: Çok zayıflamak, kilo kaybına uğramak.
Bir dikili ağacı olmamak: Malı, mülkü veya evi olmamak.
Bire bin katmak: Olduğundan çok göstermek, abartmak.
Bire bir gelmek: Etkisini hemen ve kesin olarak göstermek.
Bir eli yağda, bir eli balda (olmak): Bolluk, varlık, rahat ve huzur içinde olmak.
Bir elle verdiğini öbür elle almak: Bir kimseye yaptığı iyiliği, yararı, başka bir yola baş vurarak sağladığı çıkarla ödetmek.
Bir gömlek aşağı: Bir derece daha düşük.
Bir hâl olmak: 1. Bir şeyi çok yapa yapa usanmak, yorulmak, fenalık gelmek, bezmek. 2. Daha önce görülmeyen davranışlar içinde olmak, huyu değişmek. 3. Kazaya uğramış olmak.
Bir hoşluğu olmak: Rahatsız, neşesiz olmak.
Bir kalemde: Birden ve toptan, bir işlem ile.
Bir kapıya çıkmak: Aynı sonuca varmak, aynı neticeyi vermek.
Bir kaşık suda boğmak: Bir kişiye çok fazla kızmak, elinden gelse öldürecek ölçüde sinirlenmek.
Bir kıyamettir gitmek (kopmak): Çok fazla gürültü, patırtı, telâş olmak.
Bir Köroğlu bir Ayvaz: Bir karı kocanın çocuğunun olmaması yahut yakınlarının yanlarında bulunmaması.
Bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak: Söylenen söze önem vermemek, kulak asmamak, umursamamak.
Bir pula satmak: Bir kimseyi bir çıkar uğruna harcamak.
Bir sözünü iki etmemek: Birinin her istediğini hemen yerine getirmek.
Bir şeye benzememek: İşe yarar durumda olmamak, istenilen biçimde bulunmamak.
Bir taşla iki kuş vurmak: Bir davranışla iki veya birden çok yararlı sonuç elde etmek, bir girişimle iki iş yapmak.
Bir tutmak: Eşit görmek, eşit saymak, farklı muamelede bulunmamak.
Bir yastığa baş koymak: Evli bulunmak, acı ve tatlı günlerde birbirini desteklemiş olmak.
Bir yastıkta kocamak: Karı ve koca birlikte uzun bir ömür sürmek.
Bir yaşına daha girmek: Şaşılacak bir durumla, yeni bir şeyle karşılaşmak.
Bit yeniği: Kuşkulu bir nokta, işin gizli kalmış, kötü ve aksak yönü.
Bize de mi lolo!: “Senin ne mal olduğunu biliyoruz, bize yutturamazsın ya; seni yeterince tanıyoruz, herkesi aldatabilirsin ama bizi asla” anlamında kullanılır.
Boğaz boğaza gelmek: Zorlu bir kavgaya tutuşmak, ya da kavga edecek hâle gelmek.
Boğaz derdi: 1. Yemek pişirme, hazırlama sıkıntıları. 2. Geçim için uğraşma, kazanç sağlama kaygısı.
Boğaz kavgası: Yaşamak için, geçinebilmek için yapılan didinme, uğraş.
Boğazı kurumak: Çok susamak, çok konuşmaktan ve bağırmaktan ötürü sesi çıkmaz olmak.
Boğazına dizilmek: Bir üzüntüden dolayı iştahı kesilmek, isteksiz ve zorla yemek.
Boğuntuya getirmek: Birini bunaltıp şaşırtma yolu ile kendisinden bir iş veya mal karşılığı olarak çok miktarda para çekmek.
Bohçasını koltuğuna vermek: İşine son vermek, kovmak, başından defetmek.
Bol keseden: Ölçüsüz, çok fazla, bol bol.
Borç harç: Borç alarak ya da benzer yollara başvurarak (bir şeyi sağlamak).
Borusunu çalmak: Çıkar sağladığı kimsenin davasını gütmek.
Borusu ötmek: Sözü geçer olmak, dinlenilir olmak.
Bostan korkuluğu: 1. Kuşları ve diğer yabani hayvanları ürkütmek için tarlalara dikilen kukla, insan benzeri nesne. 2. Kendisinden beklenileni yapmayan, ya da kendisinden çekinilmeyen, göstermelik kimse.
Boşa çıkmak: Umulan gerçekleşmemek, sonuç vermemek, elde edilememek.
Boş atıp dolu tutmak: Umutsuz olarak girişilen bir iş, iyi sonuç vermek; doğruluğuna inanmadan söylediği söz gerçek çıkmak.
Boş bulunmak: 1. Dalgın ve dikkatsiz bulunmak. 2. Söylenmemesi gereken, sakıncalı bir sözü, işin sonunu düşünmeden söyleyivermek.
Boş gezenin boş kalfası: İşsiz güçsüz, aylak, boş gezip dolaşan kimse.
Boş vermek: Önem vermemek, aldırmamak, ilgisiz davranmak.
Boy atmak: Boyu uzamak, gelişmek, boylanmak.
Boy göstermek: 1. Görünmek, belirmek. 2. Gösteriş yapmak.
Boy ölçüşmek: Yarışmak, değer yarışına girmek.
Boynu bükük: Yardım bekleyen; acınacak, kimsesiz, güçsüz, öksüz durumda olan.
Boynu eğri: Herhangi bir nedenle, kendisini bir kimsenin dediklerini yapmaya borçlu sayan.
Boynu kıldan ince olmak: Adaletli yargı karşısında verilecek her cezaya razı olmak.
Boynunun borcu: Yapılması gerekli olan ödev.
Boynunu vurmak: Başını keserek öldürmek.
Boyunduruk altına girmek: Başkasının egemenliği altına girmek, tutsak olmak, emir ve baskı altında yaşamak.”Türk milleti için boyunduruk altına girmek, ölüm demektir.”
Boyunun ölçüsünü almak: 1. İddia üzerine giriştiği bir işi başaramayıp yetersizliğini anlamak. 2. Biri tarafından haddi bildirilmek. 3. Beklediği yakınlığı görememek.
Bozuk çalmak: Bir şey yüzünden canı sıkılmış, yüzü asılmış olmak, sinirli davranışlarda bulunmak.
Bozuk düzen: 1. Düzensiz, düzeni bozuk olan. 2. Toplumun yönetiminde uygulanan yanlış kurallar dizgesi.
Bozum etmek: Bir kimseyi bekmediği bir davranış karşısında bırakarak utandırmak, mahçup etmek.
Bozum olmak: Bir sözü ya da davranışı iyi karşılanmadığı için utanmak, utanacak duruma düşmek.
Bozuntuya vermemek: Hataya düştüğünü anladığında veya hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında farketmemiş gibi davranmak, oralı olmamak.
Bulanık suda balık avlamak: Karışık durumlardan yararlanarak kendi çıkarını sağlamak.
Buldukça bunamak: Bulduğundan daha çoğunu isteyip şükretmemek, daha iyisini istemek.
Buluttan nem kapmak: Çok alıngan olmak, en küçük şeylerden bile alınmak.
Bunda bir iş var: “Bir olayın şimdilik bilinmeyen bir yönünün bulunması, anlaşılamayan bir sebebin aranması” durumunu anlatmak için kullanılır.
Bundan iyisi can sağlığı: “Bundan daha iyisi, en iyisi olamaz” anlamında kullanılır.
Bu ne perhiz, bu ne lâhana turşusu: Bir ilke benimsediği hâlde, benimsediği bu ilkenin tersine davranışlarda bulunanlar için söylenir.
Burnu bile kanamamak: Tehlikeli bir durumdan yara bere almadan kurtulmak.
Burnu büyümek: Kibirlenmek, böbürlenmek, büyüklenmek.
Burnu havada (olmak): Kendini çok beğenmiş, kibirli (olmak).”Burnu havada gezenlerden hiç hoşlanmam.”
Burnu Kaf dağında (olmak): Çok fazla kibirli, herkese yukarıdan bakar (olmak).
Burnundan (fitil fitil) gelmek: Hoş bir durum, elde ettiği güzel bir şey, sonra gelen üzüntüler üzerine kendisine zehir olmak.
Burnundan düşen bin parça (olmak): Suratı çok asık (olmak).
Burnundan kıl aldırmamak: Oldukça huysuz olmak, kendisine hiç söz söyletmemek, kendisinin eleştirilmesine fırsat tanımamak, en küçük yergiye tahammül göstermemek.
Burnundan solumak: İşi başından aşkın olduğu için gözü hiçbir şey görmemek, çok öfkelenmiş olmak.
Burnunu çekmek: 1. Nefesini kullanarak sümüğünü burnunun yukarısına, geri çekmek. 2. Yoksun kalmak, umduğunu bulamamak, istediğini elde edememek, gayesine ulaşamamak.
Burnunun dikine gitmek: Kendisine verilen öğütlere kulak asmayıp kendi bildiği gibi davranmak, istediğini yapmak.
Burnunun direği sızlamak: 1. Çok acı duymak (maddî). 2. Çok üzülmek.
Burnunun ucunu görmemek: 1. İleriyi görememek, meydana geleceği açık olanı görememek. 2. Çok sarhoş olmak. 3. Çok dikkatsiz ve dalgın olmak.
Burnunu sokmak: Üzerine vazife olmadığı, gerekmediği hâlde her işe karışmak.
Burnu sürtülmek: Ilımlı bir yol seçip gururundan vazgeçmek, sıkıntı çektikten sonra daha önce beğenmediği bir durumu kabul etmek.
Burun buruna gelmek: 1. Ansızın karşılaşmak, karşı karşıya gelmek. 2. Birbirine çok yaklaşmak, birine çok sokulmak.
Burun kıvırmak: Önem ve değer vermemek, küçümsemek, beğenmemek.
Buyur etmek: Misafiri karşılayarak içeri almak, “buyurun” diyerek saygı ile yer göstermek ya da sofraya çağırmak.
Buyurun cenaze namazına: Hiç beklemedik kötü bir durum karşısında şaka yollu üzüntü belirtmek için “ne yazık ki” anlamında kullanılır.
Buz kesilmek: 1. Çok üşümek, donmak. 2. Buz gibi soğumak, buz durumuna gelmek. 3. Endişe, korku ve üzüntü veren bir durum karşısında donakalmak.
Buzlar çözülmek: 1. Buzların erimeye ve kırılmaya, su hâline gelmeye başlaması. 2. Kişiler arasındaki dargınlığın, soğukluğun, kırgınlığın ve gerginliğin ortadan kalkmaya başlaması.
Buz tutmak: Üstünde buz meydana gelmek, buzla kaplanmak.
Buz üstüne yazı yazmak: 1. Birine etkisi olmayan sözler söylemek. 2. Etkisi ve süresi çok kısa olan bir iş yapmak.
Büyük oynamak: 1. Büyük bir tehlikeyi göze alarak bir işe girişmek. 2. Çok fazla para koyarak kumar oynamak.
Büyük (söz) söylemek: Başkasının düştüğü kötü duruma düşmeyeceğini söyleyerek övünmek.
Büyük sözüme tövbe!: Bir konuda kesin konuşulduğunda ya da bir başkasının düştüğü kötü dur ama düşmeme iddiasında bulunulduğunda Cenab-ı Allah`tan böyle bir duruma düşürmemesini dileme.
Büyüklük göstermek: Elinde her imkân varken kötülük yapmamak, affetmek, iyi davranmak.”İstese büyüklük göstermeyip onu buraya bir daha sokmazdı, erkek adammış.”
Büyümüş de küçülmüş: Davranışları, konuşması yaşının üstünde olan, büyükler gibi hareketler yapan çocuk.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28

(149 oy, ortalama: 4 / 5)




29 Aralık 2007 saat 18:08
Siteniz hayırlı uğurlu olsun. İnşallah herkes bu siteden yararlanır, yapana çok teşekkür ediyorum.Teşekkürler…
3 Ocak 2008 saat 14:30
Hayırlı olsun siteniz. Çok güzel ve yararlı bir site.
14 Nisan 2008 saat 19:35
Ödevim vardı.Deyimler sözlüğünüzle ödevimi yaptım.Teşekkür ederim.
16 Nisan 2008 saat 17:14
Öğretmenim siteniz çok güzel.Ben şimdi ödev yapıyorum, öptüm.
4 Mayıs 2008 saat 19:50
Selam, siteniz hayırlı olsun ama ben bu deyimi bulamadım : hayat vermek, bulur da yazarsanız sevinirim.
20 Eylül 2008 saat 19:44
Çok teşekkür ederim..
20 Eylül 2008 saat 19:46
Çok ama çok teşekkür ederim.Bütün arkadaşlarıma söyleyeceğim bu siteyi.
26 Eylül 2008 saat 16:17
Çok güzel olmuş, hayırlı olsun.
7 Ekim 2008 saat 22:30
Bu arada siteniz süper olmuş, hayırlı olsun.
31 Ekim 2008 saat 21:51
Çok güzel.Tebrikler.
25 Kasım 2008 saat 20:04
Siteniz güzel olmuş ama ödevim var.Arkadaşlık ile ilgili deyimler bulunmuyor aslında.Deyimleri arkadaşlık, yardımlaşma, dayanışma diye ayırsanız daha iyi olur.
25 Kasım 2008 saat 20:05
Tebrikler her yerde aradığımı sizin sitenizde buldum.Bence bir ödev sitesi açabilirsiniz.
30 Kasım 2008 saat 12:29
Bu siteye çok teşekkür ederim. Bu sitenin sayesinde ödevimi buldum.Size çok teşekkür ediyorum. Sınavdan da 10 sizin sayenizde.Ezberledim deyimleri çok tşk ederim.
22 Aralık 2008 saat 20:48
Sitenizin bazı deyimleri eksik.Lütfen tamamlarsanız herkes için iyi olur.
22 Aralık 2008 saat 21:03
Ödevime çok yardımcı oldunuz, teşekürler.
23 Aralık 2008 saat 17:22
Ben burada ardığım deyimleri bulamıyorum. Lütfen siteye daha fazla deyim koyun. Örneğin: koruyup kollamak ve başına kakmak deyimlerinin anlamları yok. Lütfen bu deyimleri siteye ekleyin.
23 Aralık 2008 saat 18:01
Kapıyla ilgili fazla deyim yok, ama yinede çok teşekkür ederim.
25 Aralık 2008 saat 17:15
Bu site çok güzel.
26 Aralık 2008 saat 15:20
Çok süper.Herkeee tavsiye ediyorum.
27 Aralık 2008 saat 17:14
Burası gerçekten de çok güzel bir site.6.sınıftayım ve Türkçe ödevimde
birçok anlamını bulmam gereken deyimler vardı.Birçok sitede aradım,ama hiçbir site bu kadar düzenli değildi.Gerçekten arkadaşlarımın tümüne tavsiye edeceğim.
28 Aralık 2008 saat 16:16
Güzel şeyler var ama kulak ardı etmek deyiminin anlamınııı bulamadım.
6 Ocak 2009 saat 03:44
Hocam Türkçe öğretmenliği 3.sınıf öğrencisiyim.Gecenin 3 ünde ödevlerin içinde boğuşurken Türk Dil Kurumunun hazırladığı sözlükten daha çok beğendiğim “Deyimler Sözlüğünüz” ve sitenizi tesadüfen buldum.Harika olmuş, emeğinize sağlık…
8 Ocak 2009 saat 08:32
Bence süper bir site.İstediğimi buldum, ödevime çok yardımcı oldu. Bulmak biraz zamanımı aldı ama neysee…
13 Ocak 2009 saat 17:54
Sosyal dersi için içinde barut kelimesi geçen deyimler arıyordum.İşime yaradı,teşekkürler.
13 Ocak 2009 saat 18:48
Bence fazla deyim koymamışsınız.Bu yüzden ödev yapılmıyor.Bütün deyimlerin anlamları olsun.
13 Ocak 2009 saat 19:49
Güzel ama düş kırıklığına uğramakla, yoldan sapmak deyimlerini bulamadım.
15 Ocak 2009 saat 21:07
Çok teşekkür edrim.Sizin sayenizde Türkçe ders içi performans notum yükselecek.Ortalama 84′den 85 ve üzerine yükselecek.
21 Ocak 2009 saat 15:04
Bu site güzel fakat bazı öğrenciler burdan istediklerini bulamazlar. Ben bir türkçe öğretmeniyim ve bu siteyi beğendiğimi söylüyorum, bu siteyi tüm girmeyenlere öneriyorum.
21 Ocak 2009 saat 15:06
Ben bir türkçe öğretmeniyim ve bu siteyi herkese öneriyorum.
23 Ocak 2009 saat 00:33
Çok güzel olmuş, ellerinize sağlık.Teşekkür ederim.
24 Ocak 2009 saat 11:09
Merheba ben Özlem, 5/A sınıfına gidiyorum.Ögretmenim ödev vermişti.Ben araştırdım, bulamadım.Ama sizde buldum.Hem bu deyimler bizlere önemli olduğu için teşekkür ederim.
24 Ocak 2009 saat 11:13
Ben Deniz, öğretmenim.Sizin sitenize baktım ve beni ilgilendirdi.Teşekkür ederim.
26 Ocak 2009 saat 06:05
Merhaba,
Ben Indira. Kazakistanlıyım, Tomer’e gidiyorum. Türkçe öğrenmeye çalışıyorum. Her şey için çok teşekkürler.
26 Ocak 2009 saat 13:53
O kadar iyi ki, her şeyi buldum.
26 Ocak 2009 saat 13:54
Çok iyi, her şeyi buldum.
8 Şubat 2009 saat 18:00
Çok güzel, çok sevdim harika.
9 Şubat 2009 saat 17:02
Her şeyi buldum, çok güzel.
9 Şubat 2009 saat 17:08
Çok beğendim, ama bazı deyimler yok.
9 Şubat 2009 saat 17:20
Gerçekten çok iyi.Başka yerde bulamadığım deyimleri burda buldum.
9 Şubat 2009 saat 17:42
Komşu ile ilgili ödevim var.
10 Şubat 2009 saat 18:26
Benim işime çok ama çok yaradı.Bu sayfa için teşekkürler.
11 Şubat 2009 saat 19:29
Kardeşimin deyimler ödevi vardı. Bu size özel olan siteden biz öğrencileriniz olarak faydalandığımız gibi kardeşim de faydalanıyor.Böyle bir imkanı bize sağladığınız için size çok teşekkür ediyorum.
12 Şubat 2009 saat 20:20
Site çok güzel olmuş, hayırlı olsun.
16 Şubat 2009 saat 20:54
Halil Gürkan Zengin deyimlerde “el üstünde tutulmak”ı bulamamış
sanırım.Ben biliyorum ve sitenizde söylüyorum.El üstünde tutulmak:Bir kimseye çok saygı ve sevgi göstermek.Bu arada siteniz harika.
25 Şubat 2009 saat 18:55
Bütün aradığım deyimleri buldum, süper bir site.
28 Şubat 2009 saat 19:20
Ben koruyup kollamak, kendini alamamak, kulak ardı etmek, köşeye
sıkıştırmak arıyorum.Bana lütfen bu deyimlerin anlamını yollar mısınız? Hayırlı olsun siteniz.
8 Mart 2009 saat 16:31
Çok güzel ama ödevime yok.
8 Mart 2009 saat 19:55
Bulacağım deyime baktım, bulamadım.Bence yaptığınız deyimler sözlüğünü genişletseniz çok güzel olacak.
10 Mart 2009 saat 20:16
Siteniz çok güzel.Sözlükten aramama gerek yok, sitenizden
yararlanıyorum.
11 Mart 2009 saat 19:28
Siteniz güzel ama bazıları yok, onu bulamıyorum.
21 Mart 2009 saat 16:10
Gözlerini dört açmağı aradım, ama bulamadım.
21 Mart 2009 saat 22:41
Bayıldım bu siteye bayıldım, diğerlerinden çok daha farklı ve aradığımı bulabiliyorum.
30 Mart 2009 saat 12:56
Ben paylaşmakla ilgili atasözlerini ve deyimlerini arıyorum.Lütfen yardımcı olur musunuz?
31 Mart 2009 saat 06:34
Bu siteyi kim yaptıysa çok tesekkürler. Herkes rahatça yararlansın.
5 Nisan 2009 saat 11:10
Levent Yağmuroğlu’na çok teşekkür ederim. İnternete iyi yönlü bir site kazandırdığı için.
5 Nisan 2009 saat 11:35
Paylaşmak ile ilgili deyimler ve atasözleri bulamadım.
10 Nisan 2009 saat 15:14
Harika olmuş, tebrikler.
15 Nisan 2009 saat 10:00
Tebrikler, sitenizi çok beğendim.Sizi tebrik ederim. Siteniz sayesinde ödevlerimi kolaylıkla yapabiliyorum.
20 Nisan 2009 saat 12:27
Bu site Atatürk sevenler için yapılmıştır.
20 Nisan 2009 saat 12:28
Çok güzel, tüm hazırlayanları tebrik ederim.
20 Nisan 2009 saat 14:16
Ödevime yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim, ama deyimlerin bazıları yok.
25 Nisan 2009 saat 10:38
Ödevime yardımcı oldu.Bu program çok güzel.
5 Mayıs 2009 saat 18:32
Ödevime yardımcı olduğu için sağolun.
6 Mayıs 2009 saat 08:45
Çok iyi.
7 Mayıs 2009 saat 21:14
Çok güzel bir site, hayırlı uğurlu olsun. Başarınızın devamını dilerim.
17 Mayıs 2009 saat 14:30
Köşeye sıkıştırmak deyimi yok, ama site güzel olmuş. Teşekkürler.
2 Haziran 2009 saat 09:56
Çok güzel bir site vallahi inanın.
15 Haziran 2009 saat 12:07
Bu siteye deyimin anlamını yazınca deyimi çıkartan bir bölüm konulması gerekmektedir. Bu yazıyı dikkate alıcağınıza eminim.
15 Haziran 2009 saat 17:54
Türk Dil Kurumu özel deyimler sözlüğünde bulamadığım deyimleri burada buldum. Sevinç Dershanesi’nin Ataşehir şubesine gidiyorum ve oranın kademe belirleme kitapçıklarında çok deyim var. Tam 160 deyim! Çok işime yaradı.
10 Ağustos 2009 saat 20:10
Çok güzel bir site.
17 Eylül 2009 saat 10:34
Bence burda her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle ödev yapanlar için diyorum, gerçekten ben bu siteyi çok beğendim. Başkalarını bilmem ama ben bu siteyi çok ama çok beğendim. Ben ödev yaparken hep burdan yapıyorum.
20 Ekim 2009 saat 19:14
Ben Henna, yabancıyım ama Türkçe deyimler burada hayatımın kolaylaşmasını için bana yardımcı oluyor. Teşkür ederim.
20 Ekim 2009 saat 19:16
TDK’da bulamadıklarımı burada buluyorum. Süper olmuş.
22 Ekim 2009 saat 19:57
Çok güzelmiş, sözlükden bulamadıklarımı buradan bakarak yaptım.
31 Ekim 2009 saat 14:29
Sitede bazı deyimler yok, ama yine yararlı.
4 Kasım 2009 saat 16:35
Çok teşekkürler.
4 Kasım 2009 saat 21:12
Vallahi çok teşekkür ediyorum bu siteyi yapan kişiye. Ben aradıklarımın hepsini buldum, çok sağolun.
7 Kasım 2009 saat 23:41
Çok teşekkür ederim bu sitede aradığım her şeyi buldum.
8 Kasım 2009 saat 08:00
Deyimler için sağolun, siteniz çok güzel ama nasıl üye olunur?
9 Kasım 2009 saat 21:34
Bu site çok güzel, ama aradıklarımı bazen bulamıyorum.
22 Kasım 2009 saat 21:55
Çok güzel site, ödev yaptım. Çok yararlı bazı deyimler yok, ama olsun
işe yarıyor.
29 Kasım 2009 saat 11:04
Ödevime çok yardımcı oldun teşekkürler.
3 Aralık 2009 saat 18:45
Aradığım sözcükleri bulamadım bence daha fazla kelime konmalı daha iyi olur.
4 Aralık 2009 saat 09:24
Teşekkürler, sizin sayenizde ödevimi yaptım.
10 Aralık 2009 saat 09:33
Çok teşekkür ederim size.
12 Aralık 2009 saat 18:55
Güzel ama daha çok deyim eklenmeli.
15 Aralık 2009 saat 13:15
Bence çok iyi bir site. Bu siteden ben deyimlerle ilgili birşey araştırdım ve o ödevimden 100 aldım ve çok mutluyum, teşekkür ederim.
15 Aralık 2009 saat 15:56
Çok beğendim, çok güzel bilgi edindim ve ödevimi yaptım.
15 Aralık 2009 saat 21:44
Benim deyimler ile ilgili ödevim vardı. Yaptım öğretmen çok beğendi ve beni sınıfta örnek gösterdi. Teşekkür ederim.
16 Aralık 2009 saat 14:24
Çok güzel.
16 Aralık 2009 saat 18:00
Bence site güzel, ama bunlarla ilgili metinde olsa iyi olurmuş.
17 Aralık 2009 saat 17:40
Süper site.
21 Aralık 2009 saat 18:16
Bence sayfa daha ilgi çekici ve bilgili olabilirdi, ama yine de faydalı.
24 Aralık 2009 saat 16:23
Süper bir site sağolun, çok makbule geçti.
2 Ocak 2010 saat 10:28
Çok güzel bir site, çok yardımcı oluyor. Allah razı olsun uzun ömürler versin. teşekkür ederim.
3 Ocak 2010 saat 13:27
Çok güzel bir site, ödevime çok yardımcı oldu. Teşekkürler.
3 Ocak 2010 saat 15:41
Harbiden güzelmiş, onaylıyorum.
4 Ocak 2010 saat 15:56
Bu site çok güzel. Ellerinize sağlık.
4 Ocak 2010 saat 17:01
Hocam size ne kadar teşekkür etsem azdır. Ödevimde çok yardımcı oldunuz. Keşke diğer öğretmenlerde sizin gibi böyle siteler açsalar, sağolun.
6 Ocak 2010 saat 14:39
Su sayfa bana çok yaradı vallahi.
6 Ocak 2010 saat 17:45
Buraya bayıldım. Keşke atasözleri de olsa idi, ama yine de güzel.
10 Ocak 2010 saat 16:46
Deyimleri çok beğendim. Çok güzel bir site.
11 Ocak 2010 saat 19:48
Siteniz çok güzel, istediğim deyimi buluyorum. Hayırlı olsun.
13 Ocak 2010 saat 19:57
Ben bazı deyimleri bulamıyorum, ama güzelmiş.
15 Ocak 2010 saat 19:43
Bu siteyi yapan her kimse güzel bence, hoşuma gitti. Sözlüğüm var yani deyim sözlük, ama güzelmiş. Hayırlı uğurlu olsun.
16 Ocak 2010 saat 13:46
Çok sağolun, çok makbule geçti. Emeğinize sağlık.
16 Ocak 2010 saat 13:51
Herkese tavsiye ederim.
16 Ocak 2010 saat 19:11
Sağolun, ödevimde çok işe yaradı.
17 Ocak 2010 saat 19:26
Bu site gerçekten çok güzelmiş. Herkese tavsiye ederim.
18 Ocak 2010 saat 11:36
Çok güzel vallahi, yapanların ellerine sağlık.
18 Ocak 2010 saat 20:42
Çok güzel bir site. Hem cümleleri bulmak çok kolay. Bu siteyi yapanın ellerinden öperim.
20 Ocak 2010 saat 15:48
Sizi çok seviyorum, çok güzel olmuş.
28 Ocak 2010 saat 15:16
Çok güzel bir site.
28 Ocak 2010 saat 16:15
Hocam bir de üyelik formu açarsanız daha güzel olmaz mı ?
8 Şubat 2010 saat 14:08
Süper, harika yok yok pırlanta kadar mükemmel.
10 Şubat 2010 saat 13:25
Çok çok güzel olmuş, proje ödevim vardı ve onu yaptım. Çok teşekkür ederim.
10 Şubat 2010 saat 20:26
Çok güzel bir site, çok iyi oldu.
11 Şubat 2010 saat 16:14
Çok güzel bir site, ama bazı lazım olan deyimleri bulamadım.
11 Şubat 2010 saat 16:51
Süper bir sayfa, hoca ödevimi çok beğendi ve 100 verdi. Size teşekkür ederim.
11 Şubat 2010 saat 17:33
Siteniz güzel, ama eleştirilmeli ilk başta. Ben yarasını sarmak ve gönül telini titretmek deyimlerini arıyordum. Lütfen en kısa sürede bu deyimlerin anlamlarını sitenize ekleyin…
13 Şubat 2010 saat 00:16
Bence daha çok kelime koymaları gerekiyor.
14 Şubat 2010 saat 10:09
Süper bir site. Ne ararsan var, çok teşekkür ederim. Ödevim vardı ve sizin sayenizde bitti.
14 Şubat 2010 saat 10:10
Çok güzel olmuş, çok begendim.
16 Şubat 2010 saat 20:16
Çok teşekkür ederim, bu sayfayı düzenleyene.
17 Şubat 2010 saat 13:53
Süper olmuş.
17 Şubat 2010 saat 20:18
Gerçekten çok güzel bir site, ama biraz daha deyim ve anlamları olsaydı daha iyi olurdu. Bütün arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Bu siteyi kurana da çok teşekkür ediyorum.
17 Şubat 2010 saat 20:20
Çok makbule geçti, sağ olun. Ellerinizden öperim.
19 Şubat 2010 saat 13:44
Çok süper olmuş, çok teşekkürler bunu yapanlara.
19 Şubat 2010 saat 20:00
Gerçekten süper olmuş, tebrikler bu siteyi hazırlayanlara.
23 Şubat 2010 saat 19:37
Bu siteyi yapana çok teşekkür ediyorum. Ödevim vardı, ödevimi bu site sayesinde yaptım.
24 Şubat 2010 saat 20:22
Tek kelimeyle harika bir site. Bu siteyi yapana çok teşekkürler. Ödevime çok yardımcı oldunuz.
25 Şubat 2010 saat 20:33
Ödevimi başarı ile bitirdim. Siteniz hayırlı, uğurlu olsun.
27 Şubat 2010 saat 13:12
Bence iyi bir site, ama aradığımı bulamadım.
3 Mart 2010 saat 21:42
Süper bu site ya, bundan sonra bu siteden yararlanacağım.
4 Mart 2010 saat 21:02
Çok doğru, ben çok beğendim.
6 Mart 2010 saat 12:14
Bence güzel bir site, ama aradığımı bulamadım…
6 Mart 2010 saat 12:16
Allah sizden razı olsun, ne diyeyim ki? Hayatımın en güzel sitesi! Size MSN adresimizi de verdik inşallah bir şey yapmazsınız.
6 Mart 2010 saat 16:35
Bence harika, çok teşekkürler.
9 Mart 2010 saat 19:45
Bence bu siteyi herkes kullansın. Bence çok güzel, teşekkür ederim.
10 Mart 2010 saat 20:37
Bence çok iyi yapmışsınız, bu site sayesinde 100 aldım.
12 Mart 2010 saat 20:41
Vallahi çok işime yaradı çok teşekkürler.Bence tüm Türkiye kullansın.
1 Nisan 2010 saat 18:39
Hocam vallahi bütün sınavım olsun, herşeyimi sizin sitenizden koydum şu anda öğretmenimiz size hayran kaldı. Sınavlarımızı sizin sitenizdeki testlerden yapıyoruz.
4 Nisan 2010 saat 13:00
Vallahi çok işime yaradı, teşekkürler.
7 Nisan 2010 saat 19:37
Çok güzel olmuş, Allah razı olsun.
11 Nisan 2010 saat 18:54
Gerçekten çok yardımcı oldu, bu site harbi iyimiş.
12 Nisan 2010 saat 15:42
Çok güzel bir site vallahi. Çok beğendim, tebrikler.
12 Nisan 2010 saat 15:54
Öğretmenim hayırlı olsun siteniz. Sizi çok ama çok seviyorum. Siz bizim her şeyimizsiniz.
17 Nisan 2010 saat 10:12
Çok güzel, ödevim için gerekli olan her şeyi bu sitede buldum. Allah razı olsun; tekrar teşekkürler, saygılar, sevgiler.
23 Nisan 2010 saat 19:13
Bence her ilkokul öğrencisi bu siteye gelsin, ödevi yapsın ve okula götürsün. Öğretmenden artı alsın, annesine söylesin, ödüllendirilsin ve mutlu mesut hep bu siteye girsin.
29 Nisan 2010 saat 09:33
Harbi güzel.
3 Mayıs 2010 saat 09:05
Vallahi süper, çok sağ olun. Ödevimi buradan yaptım, harika bi site.
5 Mayıs 2010 saat 17:19
Hayırlı olsun siteniz. Çok beğendim, hakikaten bütün ödevlerimi buradan yaptım. Çok teşekkürler, yayında ve yapımda emeği geçen bütün herkese.
6 Mayıs 2010 saat 19:56
Bence çok güzel bir site.
8 Mayıs 2010 saat 10:10
Teşekkürler, harika bir site. Her zaman ödevim deyimler ve atasözüyle ilgili olsa bu siteyi açıyorum. Teşekkürler, hayırlı olsun, saygılar sevgiler.
9 Mayıs 2010 saat 19:05
Siteniz sayesinde ödevimi çok kısa sürede tamamladım.Çok teşekkür ederim.
20 Mayıs 2010 saat 12:43
Hayırlı olsun, bence çok güzel bir site. Herkesin yararlanacağı bir site. Tebrik ederim; ama ben istediğim deyimi bulamadım, o yüzden çok faydalı olmadı benim için. Başka deyimler de eklerseniz sevinirim. Beni dikkate alın lütfen, yine de çok beğendim.Teşekkürler.
20 Mayıs 2010 saat 19:44
Siteniz çok güzel, ödevimi tamamladım.
24 Mayıs 2010 saat 18:40
Sanırım bunu öğretmenler açmış bu siteyi. Güzel ama aradığımı pek bulamadım. Ama çok güzel bir siteniz var. Yorumları okudum sanırım öğretmensiniz ve başka ödevlerimde yardımcı bir site olacağını düşünüyorum. Teşekkürler.