“U” Harfiyle Başlayan Deyimler
Ucu bucağı olmamak: Bir yer çok geniş, sonu yokmuş gibi olmak.
Ucu dokunmak: Bir işten biri zarar görür olmak, söylenen bir söz birine zarar vermek.
Ucunu kaçırmak: Çıkmaza girmek, denetimi elinden kaçırmak.
Ucu ortası belli olmamak: Bir işe, söze nereden başlanacağı kestirilememek.
Ucunda bir şey olmak: Bir şeyde gizli bir amaç bulunmak.
Ucu ucuna: Ancak yetişecek kadar.
Ucuz atlatmak: Güç ve tehlikeli durumdan az bir zararla sıyrılmak.
Uçan kuşa borcu (borçlu) olmak: Pek çok kişiye borçlu olmak.
Uçan kuştan medet ummak: Pek sıkıntıda bulunup, bu sıkıntıdan kurtulmak için her türlü çareye, olmadık yerlere başvurmak, yardım istemek.
Uçsuz bucaksız: Çok geniş.
Uçkuruna sağlam: Namuslu, iffetine bağlı.
Uç vermek: 1. Baş vermek (çıban). 2. Bitmek, sürmek (bitki). 3. Gelişme, büyüme başlangıcı göstermek. 4. Bilinmeyeni açıklığa kavuşturucu belirtiler ortaya çıkmak.
Ulu orta söz söylemek: Bir şeyin aslını bilmeden, düşünüp tartmadan, çekinmeden, açıktan açığa konuşmak.
Uma uma döndük muma: Umut edilen, beklenilen şeyler gerçekleşmeyince hayal kırıklığına uğrayan, kötü durumlara düşen, zayıflayıp gücünü yitiren insanlar için söylenir.
Umurunda olmamak: Aldırış etmemek, önem vermemek.
Ununu elemiş, eleğini asmış: Hayatta yapmak istediklerini yapmış, geri kalan ömrü süresince artık yapacak önemli bir işi kalmamış kimseler için söylenir.
Utancından yere geçmek: Çok utanmak, kimsenin yüzüne bakamayıp sanki saklanacak yer aramak.
Uyku bastırmak: Aşırı derecede uykusu gelmek, uyuma isteği duymak.
Uyku çekmek: Rahat ve huzurlu bir şekilde çok uyumak.
Uyku gözünden akmak: Çok uykusu gelmek, göz kapakları kapanmak.
Uykusu kaçmak: 1. Uyuması gerekirken herhangi bir sebepten ötürü uyuyamamak. 2. Bir sorun yüzünden kaygılanmak, endişe duymak.
Uykusunu almak: Gerektiği kadar uyumuş olmak.
Uyku tulumu: 1. Uykuyu çok seven kimse, çok uyuyan. 2. İçine girilerek yatılan tulum biçimindeki yatak.
Uykuya dalmak: Rahat ve derin bir şekilde uyumak.
Uyur uyanık: Yarı uykulu.
Uzağı (ileriyi) görmek: Gelecekte ne olacağını sezmek, kestirmek.
Uzaktan uzağa: 1. İlgisi pek az olan. 2. Çok uzaktan.
Uzun boylu: 1. Boyu uzun olan. 2. Uzun süre. 3. Derinlemesine, ayrıntılarıyla.
Uzun etmek: 1. Nazlanmak, sözünde direnmek. 2. Sözü uzatmak, tartışmayı sürdürmek. 3. Aşırı gitmek.
Uzun hikâye: Pek çok ayrıntıları bulanan, anlatması uzun sürecek, anlatılmadan da anlaşılamayacak olan olay ya da konu.
Uzun lafın (sözün) kısası: Özetle, kısaca, sözü uzatmayarak.
Uzun uzadıya: Çok ayrıntılı olarak, en ince noktalarına inerek.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28



(261 oy, ortalama: 4,09 / 5)



Ellerinize sağlık çok büyük emek etmişsiniz, çok da güzel olmuş. İnşallah iyi puan alırım tekrar teşekkürler.
Bu site harika öğretmen 50 tane deyim verdi hepsini burdan yaptım. Teşekürler.
Çok güzel olmuş, teşekkürler.
Başka sitelerde bulamadığım deyimleri bu sayfada buldum çok yardımcı oldu.
Çook beğendim sitenizi herşeyimi buradan yaptım bu siteyi kuranlara çook teşekkürler.
Çok güzeldi ve bu siteyi koruma altına almanız dikkatimi çok çekti ve ben bir türkçe öğretmeniyim yani üstelik bu site çok güzel.
Çok dikkat çekici bir site.
Ödevim vardı,yapamıyordum ama bu siteyi görünce hemen yaptım. Gerçekten çok yardımcı oldu
Mükemmel bir site, bu siteyi açana teşekkürler. Bu site sayesinde sınavdan 95 aldım.
Bence Türkiye için çok iyi bir site bu siteni daha geniş çaplı olması iyi.