“Ş” Harfiyle Başlayan Deyimler
Şad olmak: Sevinmek, mutlu olmak.
Şafak atmak: Aniden önemli bir durumla karşı karşıya kaldığını anlamak, bu sebeple tedirgin olmak.
Şafak sökmek: Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak.
Şaha kalkmak: 1. Atın ön ayaklarını yerden kesip arka ayakları üstünde yerde durması. 2. Coşmak, kükremek, baş kaldırmak.
Şaka gibi gelmek: Bir türlü inanamamak.
Şaka götürmemek: 1. Şakadan hoşlanmamak. 2. Bir iş ya da durum dikkatsizliğe, önemsenmemeye gelmemek.
Şaka kaldırmak: Kendisine yapılan şakalara katlanmak, dayanmak.
Şaka maka (derken): “Ciddiye almıyor, ağırlığını duymuyor, gerektiği gibi önemsemiyorduk ama sonunda gerçekten önem vermemiz gerektiği ortaya çıktı” anlamında kullanılır.
Şakası yok: 1. Tehlikeli. 2. (O) hatır gönül tanımaz, gerekeni yapar, ciddi bakar olaya.
Şakaya getirmek: 1. Oldukça önemli, ciddi bir şeyi açıktan söylemeyip şaka yollu söylemek. 2. Önemli bir meseleyi şaka yaparak geçiştirmek.
Şakaya vurmak: Ciddî bir söz ve davranışı şaka yoluyla geçiştirmek.
Şamar oğlanı: Herkesin hıncını aldığı, dövdüğü, çattığı, söylendiği kimse.
Şamata koparmak: Gürültü, patırtı yapmak.
Şapa oturmak: Güç bir duruma düşmek, çıkmaza girmek.
Şart koşmak: Bir işin yapılmasını önceden bir şarta bağlamak.
Şeref vermek: Onurlandırmak, yapıp ettikleriyle övünç kaynağı olmak.
Şerefini korumak: Onurunu, kişiliğini gözetmek.
Şeşi beş görmek: Yanlış görmek, görüşünde aldanmak.
Şeyhin kerameti kendinden menkul: Çok büyük işler yaptığını belirtiyor ama bunu doğrulayacak ne kanıt ne de kimse var ortalıkta.
Şeytana uymak: Dinin emirleri dışına çıkmak, haram olan işlere bulaşmak, doğru yoldan ayrılmak.
Şeytan diyor ki!: “İçimden şu kötü işi yap, doğru yoldan ayrıl eğilimi geçip duruyor” anlamında kullanılır
Şeytan dürtmek: Durup dururken uygunsuz, kötü bir davranışta bulunmak.
Şeytan görsün yüzünü: “Onunla hiç görüşmek, bir arada bulunmak istemiyorum” anlamında kullanılır.
Şeytanın art bacağı: Çok afacan ve yaramaz (çocuk).
Şeytanın ayağını kırmak: 1. Aksiliği, uğursuzluğu yenmek. 2. Herhangi bir sebepten ötürü yapamadığı bir şey yapmak.
Şeytan kulağına kurşun: İyi bir durumdan, işten gidişten söz ederken “Aman nazar değmesin, Allah kötülerin şerrinden korusun, şeytandan uzak bulundursun.” anlamında kullanılır.
Şeytanın yattığı yeri bilmek: Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi, hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak.
Şıp diye geçmek: Ansızın, birdenbire geçmek.
Şifayı bulmak (veya kapmak): Hastalanmak.
Şimdiden tezi yok: Hemen, hiç durmadan, hiç vakit kaybetmeden.
Şimşekleri üzerine çekmek: Söz ve davranışlarıyla çevresindekileri kızdırmak; rahatsız etmek; sert eleştirilerine, saldırılarına hedef ve neden olmak.
Şirazesinden çıkmak: Bozulmak, çığırından çıkmak, düzenini yitirmek.
Şom ağızlı: Hemen her olayı kötüye yoran, kötü şeyler olacağını söyleyen, ileri sürdüğü ihtimallerin gerçekleşmesinden korkulan kimse.
Şöyle bir: Üstünkörü, gelişigüzel, üzerinde durmayarak.
Şöyle böyle: 1. Ne iyi ne kötü, orta derecede. 2. Hemen hemen, aşağı yukarı, yaklaşık olarak.
Şundan bundan: Belli belirsiz, önemsiz şeyler.
Şunu bunu bilmemek: İtiraz dinlememek, mazeret kabul etmemek, bahane istememek.
Şunun şurası: Küçümseme, azımsama, yakın bir yer belirtmek istendiğinde kullanılır.
Şüphe kurdu: Kişinin içini kemiren, onu tedirgin eden kuşku.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28



(233 oy, ortalama: 4,02 / 5)



Ellerinize sağlık çok büyük emek etmişsiniz, çok da güzel olmuş. İnşallah iyi puan alırım tekrar teşekkürler.
Bu site harika öğretmen 50 tane deyim verdi hepsini burdan yaptım. Teşekürler.