Nevşehir Hava Durumu
NEVSEHIR
Reklamlar
Uyarı
Haftanın Öğrencileri
    Ata Berk Murat Sedanur Kerim Abdulkadir Sümeyye Suzan Ebrar Kübra Enes Ayşenur Görkem Ilayda Furkan Rüveyda
Dost Siteler
İstatistikler
  • 34 yazı var.
  • 2.638 yorum var.
  • 27 kategori var.
  • 2.166 etiket var.
    • Şu an sitede 11 kişi var.
    • Max.Çevrimiçi : 21 kişi
    • Toplam Ziyaret : 2850957

“P” Harfiyle Başlayan Deyimler
Pabucu dama atılmak: Kendisinden üstün birinin çıkmasıyla gözden düşmek, değer ve itibarını kaybetmek.

Pabucunu ters giydirmek: Güç bir duruma düşürerek telâşlandırmak, bu telâşla kaçmasına sebep olmak.

Pabuç bırakmamak: Yılmamak, korkmayıp yapacağından vazgeçmemek.

Pabuç pahalı: Girişilen işin tehlikeli olduğunu anlatmak için kullanılır.

Paçaları sıvamak: Bir işi yapmak için hazırlanmak.

Paçası düşük: Giyimine, kılık kıyafetine pek dikkat etmeyen, sünepe.

Paçayı kaptırmak: 1. Yakalanmak, ele geçmek. 2. Giriştiği işten vazgeçmek istediği hâlde kendini kurtaramamak. 3. Dilediği gibi davranamamak.

Paçavrasını çıkarmak: Çok hırpalamak, sağlam yerini koymamak, işe yaramaz bir duruma getirmek.

Paçayı kurtarmak: Bir ilişkiden veya önce girişip sonra pişman olduğu bir işten yakasını sıyırmak.

Paha biçilmez: Çok pahalı, kıymeti ölçülemeyecek kadar yüksek.

Pahalıya mal olmak: Kolay elde edilememek; para, özveri ve emek gerektirmek; zarara ve sıkıntıya yol açmak.

Palas pandıras: Acele olarak, hazırlanmaya zaman bulamadan.

Palavra atmak: Abartarak söylemek, yalan söylemek, olmayacak şeylerden söz etmek.

Paldır küldür: 1. Büyük bir gürültü ile. 2. Ansızın ve kurallara uymaksızın.

Pamuk ipliği ile bağlamak: Etkisi az sürecek, köksüz, geçici bir çözüm yolu bulmak.

Paniğe kapılmak: Çok korkmak, telâşa sürüklenmek.

Papara yemek: Çok azarlanmak.

Para babası: Çok zengin, parası bol olan.

Para canlısı: Parayı çok seven, paraya düşkün.

Para çekmek: 1. Banka veya benzeri bir yere yatırılmış parayı geri almak. 2. Bir kimseden çeşitli yollarla para sızdırmak.

Para dökmek: Bir şey için çok para harcamak.

Para etmemek: 1. İşe yaramamak, etkili olmamak. 2. Değeri pahasına satılamamak.

Parasını sokağa atmak: Değeri olmayan bir işe ya da mala para vermek.

Para kesmek: 1. Çok para kazanmak. 2. Devletin çok para basması.

Para sızdırmak: Kandırarak, zorlayarak birinden para almak.

Para tutmak: 1. Parasını idareli harcayıp kalanını biriktirmek. 2. Satın alınan şeyin karşılığını para olarak hesaplamak.

Paraya çevirmek: Bir malı verip yerine para almak.

Paraya kıymak: Gereken yerde para harcamaktan kaçınmamak.

Paraya para dememek: 1. Çok para kazanmak. 2. Bol para harcamak. 3. Elde olan parayı az bulmak.

Para yapmak: Para kazanıp biriktirmek.

Para yedirmek: İşini yaptırmak için birilerine kanunsuz, hak etmedikleri parayı vermek; rüşvet vermek.

Para yemek: 1. Çok para harcamak. 2. Rüşvet yemek, görevini kötüye kullanıp bir iş yapmak için birinden para almak.

Parmağı ağzında kalmak: Çok şaşırmak, hayrete düşmek.

Parmağına dolamak: Bir konuyu her fırsatta, her yerde ele alıp konuşmak, o konu ile uğraşmak.

Parmağında oynatmak: Birine her istediğini yaptırmak, onu kukla gibi kullanmak.

Parmağını bile oynatmamak: Hiç tepki göstermemek, kayıtsız kalmak.

Parmak basmak: 1. Bir nokta üzerine dikkati ya da ilgiyi çekmek. 2. İmza yerine parmağını mürekkebe batırarak bir yere bastırmak.

Parmak hesabı: 1. Parmakları kullanmak suretiyle yapılan hesap. 2. Hece vezni.”Bizim bakkal hâlâ parmak

Parmak ısırmak: Büyük şaşkınlık duymak, hayrete düşmek.

Parmak kadar (çocuk): Yaşça çok küçük, pek küçük (çocuk).

Parmak kaldırmak: 1. Olumlu oy vermek için el kaldırmak. 2. Bir toplulukta söz istemek için işaret parmağını kaldırıp diğerlerini yumarak el kaldırmak.

Parmakla gösterilmek: 1. Bir şey az bulunmak. 2. Seçkin, ünlü olmak.

Parmaklarını yemek: Bir yemeğin çok lezzetli olduğunu anlatmak için kullanılır.

Parsayı başkası toplamak: Verilen emek karşılığını, emek veren değil, bir başkası almak.

Partiyi kaybetmek: 1. Biriyle çekiştiği bir konuda yenilmek. 2. Elde etmeye çalıştığı bir kazancı bir başkasına kaptırmak.

Pasaportunu vermek: Kovmak, işten atmak.

Pas geçmek: Üzerinde durmamak, caymak, vazgeçmek, aldırış etmemek.

Patırtı çıkarmak: Kavga, kargaşa, gürültü çıkarmak.

Patlak vermek: Gizlenen ya da hoş karşılanmayan bir durum aniden ortaya çıkmak.

Pay biçmek: Bir fikir elde edebilmek için, durumu bir şey ile kıyaslamak.

Payını almak: 1. Azarlanmak. 2. Kendine düşen kazanç miktarını almak.

Paye vermek: Adam yerine koymak, değer vermek.

Payidar olmak: Kalmak, yok olmamak, yaşamak.

Perdesi yırtık: Ar damarı çatlamış, utanmaz, arlanmaz.

Pergelleri açmak: Uzun adımlarla yürümeye başlamak.

Pay çıkarmak: Bir olay ya da davranıştan tecrübe kazanmak, hisse kapmak, tutulacak yolu belirlemek.

Pes demek: Mağlubiyeti kabul etmek, başkasının üstünlüğüne boyun eğmek.

Pestil gibi olmak: Çok yorulmuş olmak; kımıldayamayacak kadar bitkin, güçsüz düşmek.

Pestilini çıkarmak: 1. Çok dövmek. 2. Çok çalıştırıp adamakıllı yormak. 3. İyice ezmek.

Peşini bırakmamak: Bir şeyi izlemekten vazgeçmemek.

Peşkeş çekmek: Kendisinin veya bir başkasının malını bir çıkar uğruna birisine uygunsuz olarak vermek.

Peyda olmak: Ortaya çıkmak, belirmek, oluşmak.

Pılıyı pırtıyı toplamak: Hemen bütün eşyalarını toplayarak bir yere gitmek üzere hazırlık yapmak.

Pire için yorgan yakmak: Önemsiz bir şey için kızıp daha büyük zarara yol açacak davranış içine girmek.

Pireyi deve yapmak: Küçük, basit bir olayı büyütüp mesele yapmak, aşırı abartmak.

Pisi pisine: Boş yere, boşuna.

Pis pis düşünmek: Karamsar, derin ve üzüntülü bir düşünceye dalmak.

Pis pis gülmek: Birinin düştüğü kötü duruma öç alır gibi, arsız arsız gülmek.

Pişkinliğe vurmak: Çıkarı için kötü bir davranışa veya söze aldırmamak.

Pişmiş aşa su katmak: Yoluna girmiş, bitmek üzere olan bir işi bozmak ya da aksatmak.

Pişmiş kelle gibi sırıtmak: Anlamsız, çirkin, yersiz, dişlerini göstererek gülmek.

Posasını çıkarmak: 1. Birini çok dövmek. 2. Bir kişi veya şeyi sonuna kadar sömürmek.

Posta koymak: Birini korkutmak, gözdağı vermek, tehdit etmek.

Postayı kesmek: İlişkiyi kesmek, gidip gelişi sona erdirmek.

Post elden gitmek: 1. Öldürülmek. 2. Bulunduğu yüksek makamdan ayrılmak zorunda kalmak.

Post kavgası: Bir makamı, işi ya da iktidarı ele geçirme çekişmesi.

Postu kurtarmak: Can tehlikesini atlatmak, öldürülme tehlikesi olan yerden kaçıp kurtulmak.

Postu sermek: Kısa bir süre için gittiği yerde, saygısızca ve sorumsuzca uzun süre kalmak.

Pot kırmak: Gaf yapmak, farkında olmayarak karşısındakini kıracak, incitecek söz söylemek.

Pösteki saymak: İçinden çıkılması zor ve anlamsız bir işle uğraşmak.

Prangaya vurmak: Zincire vurmak, ayağına pranga bağlamak.

Puan almak: 1. Spor karşılaşmalarında sayı kazanmak. 2. Bir test imtihanında herhangi bir puan elde etmek.

Puan tutturmak: Gereken sayıda puan kazanmak.

Punduna getirmek: Bir şeyi yapmak için uygun şartları elde etmek, fırsat kollamak.

Pupa yelken: 1. Alabildiğince, hiçbir şeye bağımlı olmadan. 2. Yelkenler, arkadan esen rüzgârla şişmiş olarak, tam yolla.

Pusu kurmak: Birine saldırmak için, bir yere gizlenip beklemek.

Pusulayı şaşırmak: 1. Ne yapacağını bilemez duruma düşmek. 2. Doğru tutum ve davranıştan ayrılmak.

Pusuya düşmek: Pusu kuran kimsenin saldırı alanı içine girmek.

Put gibi: Kımıltısız, sessiz, anlamsız bir bakışla.

Put kesilmek: Sessiz, kımıltısız bir durumda kalmak.

Püf noktası: Bir işin en ince, en önemli yeri.

Püsküllü belâ: Kendisinden kurtulunması bir türlü mümkün olmayan, büyük sıkıntı, zarar veren kimse veya şey.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28

[ Bugün 506 kez, toplam 624254 kez okundu. ]
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (233 oy, ortalama: 4,02 / 5)
Loading ... Loading ...

212 Yorum Yapılmış “Deyimler Sözlüğü”

  • betül demet yılmaz:

    Ellerinize sağlık çok büyük emek etmişsiniz, çok da güzel olmuş. İnşallah iyi puan alırım tekrar teşekkürler.

  • ceyda nur kesen:

    Bu site harika öğretmen 50 tane deyim verdi hepsini burdan yaptım. Teşekürler.

Yorum Yapınız

Reklam
Son Yorumlar
Reklamlar
Alexa Pagerank


Bizi Destekleyiniz
    Banner Kodu

Sitenizdeki Görünümü Leventyagmuroglu.com