Nevşehir Hava Durumu
NEVSEHIR
Reklamlar
Uyarı
Haftanın Öğrencileri
    Ata Berk Murat Sedanur Kerim Abdulkadir Sümeyye Suzan Ebrar Kübra Enes Ayşenur Görkem Ilayda Furkan Rüveyda
Dost Siteler
İstatistikler
  • 34 yazı var.
  • 2.638 yorum var.
  • 27 kategori var.
  • 2.166 etiket var.
    • Şu an sitede 9 kişi var.
    • Max.Çevrimiçi : 21 kişi
    • Toplam Ziyaret : 2850864

“M” Harfiyle Başlayan Deyimler

Maaşa geçmek: Aylığa geçmek, çalıştığı yerden ücret almaya başlamak.

Madalyanın ters (öteki) yüzü: Olumlu bir olay, iş ya da durumun düşünülmesi, hesaba katılması gereken olumsuz yönü.

Madik atmak: Hile, düzen ve oyunla aldatmak; dolap çevirmek.

Mahalle karısı: Kaba, terbiyesiz, görgüsüz, kavgacı kadın.

Mahalleyi ayağa kaldırmak: Bağırıp çağırarak, gürültü kopararak konu komşuyu rahatsız etmek, telâşlandırmak.

Mahkemelik olmak: Kavga veya anlaşmazlık sonucu mahkemeye düşmek.

Mahşer midillisi: Kısa boylu, fitneci kimse.

Mahşer gibi: Çok kalabalık.

Makaraları koyuvermek: Kendini tutamayıp kahkahayla gülmeye başlamak, uzun uzun gülmek.

Makas almak: Birinin yanağını orta parmakla gösterme parmağı arasında sıkmak.

Mal bulmuş mağribi gibi: Büyük bir zenginliğe kavuşmuşçasına büyük sevinç ve coşku ile.

Mal etmek: 1. Bir malı hakkı olmadığı hâlde kendisininmiş gibi göstermek veya saymak. 2. Bir mala, bir değer karşılığında sahip olmak.

Malın gözü: 1. Aşağılık ve düzenci kimse. 2. İffetsiz. 3. İyi mal.

Mânâ çıkarmak: Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.

Mânâ vermek: Kendine göre bir yargıya varmak, yorumlamak.

Maneviyatı bozulmak: Moral gücü sarsılmak, kendine güveni yitirmek, kendini güçsüz ve dirençsiz hissetmek.

Mantar gibi yerden bitmek: Birdenbire ya da kendiliğinden ortaya çıkmak.

Maraza çıkarmak: Anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak, kavgaya yol açmak.

Martaval atmak: İnanılmayacak şeyler uydurmak, yalan söylemek.

Mart içeri pire dışarı: Birbirinden hoşlanmayan iki kişiden biri gelince ötekinin dışarı çıkışını anlatmak için kullanılır.

Masal okumak: İnandırıcı olmayan, oyalayıcı ve avutucu sözler söylemek.

Maskara olmak: Gülünç hâllere düşmek, alay konusu olmak.

Maskesi düşmek: Gerçek yüzü, kimliği, niteliği ortaya çıkmak.

Masrafa girmek: Çok para harcamak.

Masrafı çekmek: Bir iş için gereken parayı ödemek, gideri karşılamak.

Maşallahı var: Bir şey ya da kimsenin iyi durumda olduğunu anlatmak için kullanılır.

Maşası olmak: Sakıncalı bir işte, biri tarafından araç olarak kullanılmak.

Mat etmek: 1. Satranç oyununda yenmek. 2. Bir tartışmada, karşı tarafı söz söyleyemeyecek duruma getirmek.

Matrak geçmek: Alay etmek, karşısındakiyle eğlenmek, dalga geçmek.

Maval okumak: Tutarlı, inandırıcı olmayan, yalan sözler söylemek.

Mayası bozuk: Karaktersiz, kötü yaradılışlı, aşağılık (kişi).

Maymun iştahlı: Kararsız, hevesi çabuk geçen; bugün şunu yarın ötekini beğenen.

Mekik dokumak: İki yer arasında durmadan gidip gelmek.

Mendil açmak: Dilenmek.

Merak etmek: 1. Kaygılanmak. 2. Öğrenmek, anlamak isteği taşımak.

Merhabası olmak: Birisiyle selâmlaşacak kadar tanışıklığı, yakınlığı bulunmak.

Merhabayı kesmek: Biriyle ilgiyi kesmek, arkadaşlığa son vermek.

Mesele çıkarmak: Üzüntü verecek, içinden zor çıkılacak, bir anlaşmazlığa sebep olacak bir durum oluşturmak.

Mesken tutmak: Yerleşmek.

Meteliğe kurşun atmak: Parasız pulsuz kalmak, hiç parası olmamak.

Metelik vermemek: Değer vermemek, umursamamak, aldırış etmemek.

Mevki sahibi olmak: Yüksek bir görevde, bir işte önemli bir aşamada bulunmak.

Meydana çıkmak: 1. Görünmek. 2. Belli olmak. 3. Yetişmek, büyümek, olmak.

Meydana gelmek: 1. Olmak, oluşmak, vücut bulmak. 2. Ortaya çıkmak.

Meydanı boş bulmak: Kendisine mâni olacak kimse bulunmadığı için aşırı davranışlarda bulunmak, bir şeyden çekinmemek.

Meydan okumak: Kavga ya da yarışmaya çağırmak, korkmadığını ve çekinmediğini açıkça bildirmek.

Meydan vermemek: Olumsuz bir olay ya da durumun gerçekleşmesine imkân ve zaman vermemek, engel olmak.

Mezhebi geniş: Namus konusunda gerekli olan titizliği göstermeyen, kadın-erkek ilişkilerinde dini kaidelere aldırış etmeyen, iffetsizliğe meydan veren, geniş davranan.

Mezar kaçkını: Çok zayıf, bitkin, güçsüz düşmüş kişi.

Mırın kırın etmek: Bir isteği yerine getirmemek için çeşitli bahaneler ileri sürüp nazlanmak.

Mızıkçılık etmek: Bir oyunu ya da birlikte yapılan bir işi çeşitli bahaneler ileri sürerek bozmaya çalışmak, razı olmamak.

Mide bulandırmak: 1. Kusacak bir duruma getirmek. 2. Kuşkulandırmak.

Midesi bulanmak: 1. Kusacak gibi olmak. 2. İğrenmek, tiksinmek. 3. Kuşkulanmak.

Mideye oturmak: Yenilen bir şeyin sindirim zorluğu vermesi.

Mihenk (taşı): Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt.

Mim koymak: 1. (Bir şey) unutulmaması için işaret koymak. 2. Önemli bularak üstünde durmak, dikkate almak, önemli şeyler arasında saymak.

Minnet etmek: Boyun eğmek, yalvarmak.

Moda olmak: Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.

Modası geçmek: Yaygın olmaktan çıkmak, önemini yitirmek.

Mola vermek: Bir süre ara vermek; uzun süren yolculuğun, çalışmanın, yürüyüşün yorucu etkisini atmak için bir süre dinlenmek.

Muhallebi çocuğu: Nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş, dayanıksız, narin kimse.

Mukabelede bulunmak: Karşılık vermek.

Mumla aramak: Çok istek ve özlemle aramak.

Mum (gibi) olmak: 1. Yaramazlığı, hırçınlığı, uyumsuzluğu bırakıp yola gelmek. 2. Razı olmak.

Muradına ermek: Dileği gerçekleşmek, çok istediği şeye kavuşmak.

Mümkün mertebe: Olabildiğince, yapabildiği kadar.

Mürekkebi kurumadan: Bir şeyin yazılmasından çok kısa bir süre sonra.

Mürekkebi kurumadan bozmak: Bir kararı, sözleşmeyi, anlaşmayı yazılmasından kısa bir süre sonra bozmak.

Mürekkep yalamış: Az çok öğrenim görmüş, okuyup yazmış, belli bir kültüre sahip olmuş kimse.

Mürüvvetini görmek (anne, baba için): 1. Özellikle evlâdının evlendiğini, çoluk çocuk sahibi olduğunu görmek. 2. Çocuklarının sevinçli günlerini görerek mutluluk duymak.

Müslüman adam: Hak yemeyen, doğruluktan ayrılmayan, İslâm`ın emirlerine uyan kimse.

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28

[ Bugün 468 kez, toplam 624216 kez okundu. ]
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (233 oy, ortalama: 4,02 / 5)
Loading ... Loading ...

212 Yorum Yapılmış “Deyimler Sözlüğü”

  • betül demet yılmaz:

    Ellerinize sağlık çok büyük emek etmişsiniz, çok da güzel olmuş. İnşallah iyi puan alırım tekrar teşekkürler.

  • ceyda nur kesen:

    Bu site harika öğretmen 50 tane deyim verdi hepsini burdan yaptım. Teşekürler.

Yorum Yapınız

Reklam
Son Yorumlar
Reklamlar
Alexa Pagerank


Bizi Destekleyiniz
    Banner Kodu

Sitenizdeki Görünümü Leventyagmuroglu.com