Deyimler Sözlüğü
“M” Harfiyle Başlayan Deyimler
Maaşa geçmek: Aylığa geçmek, çalıştığı yerden ücret almaya başlamak.
Madalyanın ters (öteki) yüzü: Olumlu bir olay, iş ya da durumun düşünülmesi, hesaba katılması gereken olumsuz yönü.
Madik atmak: Hile, düzen ve oyunla aldatmak; dolap çevirmek.
Mahalle karısı: Kaba, terbiyesiz, görgüsüz, kavgacı kadın.
Mahalleyi ayağa kaldırmak: Bağırıp çağırarak, gürültü kopararak konu komşuyu rahatsız etmek, telâşlandırmak.
Mahkemelik olmak: Kavga veya anlaşmazlık sonucu mahkemeye düşmek.
Mahşer midillisi: Kısa boylu, fitneci kimse.
Mahşer gibi: Çok kalabalık.
Makaraları koyuvermek: Kendini tutamayıp kahkahayla gülmeye başlamak, uzun uzun gülmek.
Makas almak: Birinin yanağını orta parmakla gösterme parmağı arasında sıkmak.
Mal bulmuş mağribi gibi: Büyük bir zenginliğe kavuşmuşçasına büyük sevinç ve coşku ile.
Mal etmek: 1. Bir malı hakkı olmadığı hâlde kendisininmiş gibi göstermek veya saymak. 2. Bir mala, bir değer karşılığında sahip olmak.
Malın gözü: 1. Aşağılık ve düzenci kimse. 2. İffetsiz. 3. İyi mal.
Mânâ çıkarmak: Yanlış bir yargıya varmak, bir söz ya da hareketten kendine göre bir anlam çıkarmak.
Mânâ vermek: Kendine göre bir yargıya varmak, yorumlamak.
Maneviyatı bozulmak: Moral gücü sarsılmak, kendine güveni yitirmek, kendini güçsüz ve dirençsiz hissetmek.
Mantar gibi yerden bitmek: Birdenbire ya da kendiliğinden ortaya çıkmak.
Maraza çıkarmak: Anlaşmazlığa yol açacak işler yapmak, kavgaya yol açmak.
Martaval atmak: İnanılmayacak şeyler uydurmak, yalan söylemek.
Mart içeri pire dışarı: Birbirinden hoşlanmayan iki kişiden biri gelince ötekinin dışarı çıkışını anlatmak için kullanılır.
Masal okumak: İnandırıcı olmayan, oyalayıcı ve avutucu sözler söylemek.
Maskara olmak: Gülünç hâllere düşmek, alay konusu olmak.
Maskesi düşmek: Gerçek yüzü, kimliği, niteliği ortaya çıkmak.
Masrafa girmek: Çok para harcamak.
Masrafı çekmek: Bir iş için gereken parayı ödemek, gideri karşılamak.
Maşallahı var: Bir şey ya da kimsenin iyi durumda olduğunu anlatmak için kullanılır.
Maşası olmak: Sakıncalı bir işte, biri tarafından araç olarak kullanılmak.
Mat etmek: 1. Satranç oyununda yenmek. 2. Bir tartışmada, karşı tarafı söz söyleyemeyecek duruma getirmek.
Matrak geçmek: Alay etmek, karşısındakiyle eğlenmek, dalga geçmek.
Maval okumak: Tutarlı, inandırıcı olmayan, yalan sözler söylemek.
Mayası bozuk: Karaktersiz, kötü yaradılışlı, aşağılık (kişi).
Maymun iştahlı: Kararsız, hevesi çabuk geçen; bugün şunu yarın ötekini beğenen.
Mekik dokumak: İki yer arasında durmadan gidip gelmek.
Mendil açmak: Dilenmek.
Merak etmek: 1. Kaygılanmak. 2. Öğrenmek, anlamak isteği taşımak.
Merhabası olmak: Birisiyle selâmlaşacak kadar tanışıklığı, yakınlığı bulunmak.
Merhabayı kesmek: Biriyle ilgiyi kesmek, arkadaşlığa son vermek.
Mesele çıkarmak: Üzüntü verecek, içinden zor çıkılacak, bir anlaşmazlığa sebep olacak bir durum oluşturmak.
Mesken tutmak: Yerleşmek.
Meteliğe kurşun atmak: Parasız pulsuz kalmak, hiç parası olmamak.
Metelik vermemek: Değer vermemek, umursamamak, aldırış etmemek.
Mevki sahibi olmak: Yüksek bir görevde, bir işte önemli bir aşamada bulunmak.
Meydana çıkmak: 1. Görünmek. 2. Belli olmak. 3. Yetişmek, büyümek, olmak.
Meydana gelmek: 1. Olmak, oluşmak, vücut bulmak. 2. Ortaya çıkmak.
Meydanı boş bulmak: Kendisine mâni olacak kimse bulunmadığı için aşırı davranışlarda bulunmak, bir şeyden çekinmemek.
Meydan okumak: Kavga ya da yarışmaya çağırmak, korkmadığını ve çekinmediğini açıkça bildirmek.
Meydan vermemek: Olumsuz bir olay ya da durumun gerçekleşmesine imkân ve zaman vermemek, engel olmak.
Mezhebi geniş: Namus konusunda gerekli olan titizliği göstermeyen, kadın-erkek ilişkilerinde dini kaidelere aldırış etmeyen, iffetsizliğe meydan veren, geniş davranan.
Mezar kaçkını: Çok zayıf, bitkin, güçsüz düşmüş kişi.
Mırın kırın etmek: Bir isteği yerine getirmemek için çeşitli bahaneler ileri sürüp nazlanmak.
Mızıkçılık etmek: Bir oyunu ya da birlikte yapılan bir işi çeşitli bahaneler ileri sürerek bozmaya çalışmak, razı olmamak.
Mide bulandırmak: 1. Kusacak bir duruma getirmek. 2. Kuşkulandırmak.
Midesi bulanmak: 1. Kusacak gibi olmak. 2. İğrenmek, tiksinmek. 3. Kuşkulanmak.
Mideye oturmak: Yenilen bir şeyin sindirim zorluğu vermesi.
Mihenk (taşı): Birinin değerini, ahlâkını anlamaya yarayan ölçüt.
Mim koymak: 1. (Bir şey) unutulmaması için işaret koymak. 2. Önemli bularak üstünde durmak, dikkate almak, önemli şeyler arasında saymak.
Minnet etmek: Boyun eğmek, yalvarmak.
Moda olmak: Yaygın duruma gelmek, gözde olmak, beğenilir ve arzu edilir olduğu için yapılır olmak.
Modası geçmek: Yaygın olmaktan çıkmak, önemini yitirmek.
Mola vermek: Bir süre ara vermek; uzun süren yolculuğun, çalışmanın, yürüyüşün yorucu etkisini atmak için bir süre dinlenmek.
Muhallebi çocuğu: Nazlı, el bebek gül bebek büyütülmüş, dayanıksız, narin kimse.
Mukabelede bulunmak: Karşılık vermek.
Mumla aramak: Çok istek ve özlemle aramak.
Mum (gibi) olmak: 1. Yaramazlığı, hırçınlığı, uyumsuzluğu bırakıp yola gelmek. 2. Razı olmak.
Muradına ermek: Dileği gerçekleşmek, çok istediği şeye kavuşmak.
Mümkün mertebe: Olabildiğince, yapabildiği kadar.
Mürekkebi kurumadan: Bir şeyin yazılmasından çok kısa bir süre sonra.
Mürekkebi kurumadan bozmak: Bir kararı, sözleşmeyi, anlaşmayı yazılmasından kısa bir süre sonra bozmak.
Mürekkep yalamış: Az çok öğrenim görmüş, okuyup yazmış, belli bir kültüre sahip olmuş kimse.
Mürüvvetini görmek (anne, baba için): 1. Özellikle evlâdının evlendiğini, çoluk çocuk sahibi olduğunu görmek. 2. Çocuklarının sevinçli günlerini görerek mutluluk duymak.
Müslüman adam: Hak yemeyen, doğruluktan ayrılmayan, İslâm`ın emirlerine uyan kimse.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28
Yorumlar
Leventyagmuroglu.com üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Deyimler Sözlüğü' isimli yazı 18 Ara 2007 tarihinde, saat: 21:31 'de Levent Yağmuroğlu tarafından gönderilmiş.
Benzer yazıları Deyimler Sözlüğü kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.
Eklenen Son Yazılar
- İlkokuma Yazma
- Proje ve Performans Ödevleri
- Deyimler Sözlüğü
- Atasözleri Sözlüğü
- Türkçe Dil Bilgisi
- Atatürk’ün Hayatı
- Sanal Test Ortamı
- Etkinlik Bankası
- Dökümanlar
- Program İndir
Yapılan Son Yorumlar
- senem: Teşekkürler.
- serhat: Öğretmenin sizi çok özlüyorum.Şu okul bir...
- Rıdvan: Öğretmenin sizi çok özlüyorum.Şu okul bir...
- serhat: Yaz tatilinde hep bunları indirip çözdüm.Çok...
- muhammed: Bana bir test açabilir misiniz?
Bağlantılar
- e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi
- Ersular İlköğretim Okulu
- Nevşehir Forum
- Nevşehir Haber
- Nevşehir Milli Eğitim Müdürlüğü
- Resmi Gazete
- Skoool Öğrenme Teknolojisi
- Vikipedi Özgür Ansiklopedi
- Akko Bilgisayar
- Eğitim Bir-Sen
- Eğitim İş
- Eğitim Sen
- İlksan
- Milli Eğitim Bakanlığı
- Memurlar.Net
- Nevşehir Belediyesi
- Nevşehir Üniversitesi
- Nevşehir Valiliği
- ÖSYM
- Fatih Şahin
- Türk Eğitim-Sen

(40 oy, ortalama: 4.55 / 5)
Siteniz hayırlı uğurlu olsun. İnşallah herkes bu siteden yararlanır, yapana çok teşekkür ediyorum.Teşekkürler…
Hayırlı olsun siteniz. Çok güzel ve yararlı bir site.
Ben temin etmekteyi bulmak istemiştim, ama bulamadım. Bana temin etmeyi bulursanız çok sevinirim.
Bir deyim aradım bulamadım.Ben size göndereceğim.Lütfen anlamını gönderin.”el üstünde tutulmak”
Deyimler sözlüğünde ben paçası tutuşmak deyimini bulamadım.
Ödevim vardı.Deyimler sözlüğünüzle ödevimi yaptım.Teşekkür ederim.
Merhaba,
3. sınıfta okuyan oğlumun ödevi olan “iyilik damarları kabarmak” deyimini bir türlü sözle anlatamadım. Lütfen bana yardımcı olurmusunuz, çok acil. Teşekkür ederim.
Ödevim vardı,ona baktım.Teşekkür ederim.
Öğretmenim siteniz çok güzel.Ben şimdi ödev yapıyorum, öptüm.
Benim ödevim şu:içinde kök,yaprak,gövde,çiçek gibi sözcükler geçen deyimleri bulup yazınız.
Ödevim vardı komşu ile ilgili deyimler bulamadım, yollayın.
Selam, siteniz hayırlı olsun ama ben bu deyimi bulamadım : hayat vermek, bulurda yazarsanız sevinirim. byee..
Dik kafalıyı da koyar mısınız?Lütfen şimdi.
Hızlı yürüsen deve gibi yavaş yürüsen ölü gibi deyiminin anlamı nedir?