“K” Harfiyle Başlayan Deyimler
Kabak (birinin) başına (başında) patlamak: Birçok kimsenin ilgili olduğu olaydan yalnızca bir kimse zararlı çıkmak; beklenmediği hâlde, bir işin zararlı sonucuna katlanmak.
Kabak tadı vermek: Bıktırmak, usanç vermek, tatsız olmaya başlamak.
Kabına sığmamak: Sevinç ve heyecanından taşkın hareketlerde bulunmak.
Kabir azabı çekmek: Çok sıkılmak, eziyet çekmek.
Kabuğuna çekilmek: Tek başına kalmak, dış dünya ile ilgisini kesmek, kimse ile görüşmemek.
Kaçın kur`ası: Aldatılması güç, kurnaz; gün görmüş, geçirmiş; tecrübeli.
Kafadan atmak: Bir konu üzerinde inceleme yapmadan, rast gele konuşmak.
Kafadan kontak (sakat): Düşüncesiz, delice işler yapan, aklı kıt.
Kafa dengi: Davranışları, anlayışları, dünya görüşleri birbirine uymuş kimselerden her biri.
Kafa patlatmak: Bir konu üzerinde pek çok düşünmek, zihin yormak.
Kafa tutmak: Karşı gelmek, direnmek, boyun eğmemek.
Kafası almamak: 1. Anlayıp kavrayamamak. 2. Zihin yorgunluğundan ötürü anlayamaz olmak. 3. Olabileceğine inanmamak.
Kafası işlemek (çalışmak): Bir konu üzerinde kavrayışı çok iyi olmak.
Kafası kazan (gibi) olmak, (veya kafası şişmek): 1. Zihni yorulmak. 2. Gürültülü, patırtılı şeyler dinlemekten rahatsız olmak, yorgunluk duymak.
Kafası kızmak: Çok öfkelenip sinirlenmek.
Kafasına dank etmek (demek): Çoktandır anlayamadığı bir meseleyi bir olay sebebiyle birden bire kavramak, doğruyu yakalamak.
Kafasına koymak: Bir şeyi yapmaya kararlı olup zamanını beklemek.
Kafası yerinde olmamak: 1. O anda kafası çok yorgun olmak. 2. Başka şeyler düşündüğünden, o anda konuşulana hemen intibak edememek.
Kafese girmek: 1. Hapse girmek. 2. Aldatılmak, hile yoluyla kendisinden çıkar sağlanmak, oyuna gelmek.
Kafese koymak: Tuzağa düşürüp çıkar sağlamak.
Kâğıda dökmek: Düşüncelerini, duygularını yazıya geçirmek.
Kâğıt üzerinde kalmak: Yapılması kararlaştırıldığı halde uygulanmamak; konuşulan, kararlaştırılan yazıda kalmak.
Kalbini kırmak: İncitmek, küstürecek kadar üzmek, gönlünü kırmak, gücendirmek.
Kalburla su taşımak: Verimsiz, verim alınamayacak, olmayacak bir işle uğraşmak.
Kalbur üstü: Benzerleri arasında üstün, seçkin, görünür.
Kaldırım mühendisi: İşsiz güçsüz, sokaklarda dolaşan kimse.
Kaale almamak: Önemsiz görmek, sözünü etmeye değer bulmamak.
Kalem efendisi: Kalemde çalışan görevli, yazman.
Kalem oynatmak: 1. Yazı yazmak. 2. Bir yazıyı düzeltmek. 3. Bir yazıda değişiklik yapmak.
Kaleyi içinden fethetmek: Karşı taraftan birinin yardımını alarak davasını kazanmak.
Kalıbını basmak: Bir şeye bütün içtenliği ile güvenmek, bir şeyi doğrulamak.
Kalıbının adamı olmamak: Görünüşünden bekleneni yapamaz olmak, umulanı ortaya koymamak.
Kalıptan kalıba girmek: 1. Sık sık iş değiştirmek. 2. Çıkar sağlamak için değişik kılıklara girmek.
Kalp kazanmak: Güzel bir davranış ve sözle birilerinin sevgisini kazanmak, ilgisini çekmek.
Kambersiz düğün olmaz (olur mu?): “Bir toplantı, eğlence veya iş, en çok ilgili kişiler bulunmadan yapılırsa tadı çıkmaz” anlamında alay yollu kullanılır.
Kambur üstüne kambur (kambur kambur üstüne): “Sıkıntı üstüne sıkıntı, terslik üstüne terslik, borç üstüne borç, aksilikler birbirini kovalıyor” anlamında kullanılır.
Kanadı altına almak: Korumak, gözetmek, himayesi altına almak.
Kan ağlamak: Büyük bir üzüntü içinde olup yakınmak.
Kana susamak: Birini öldürme hırsı içinde olmak.
Kanat germek: Birini korumak, gözetimi altına almak.
Kan başına sıçramak (beynine çıkmak): Çok sinirlenmek, öfkelenmek,
Kancayı takmak: Bir kimsenin zararı, kötülüğü için uğraşmak.
Kan çıkmak: Cinayet işlenmek, kan dökülmek.
Kandilli temenna: Eli yere kadar uzatarak yapılan selâmlama.
Kan dökmek: Ölüme yol açmak, yaralanıp ölmek veya birini yaralayıp öldürmek.
Kan gövdeyi götürmek: Çok kan akıtılmış olmak, çok insan öldürülmek.
Kan gütmek: Kan dökerek öç almayı istemek.
Kanı ağır: Davranışları yavaş, sevimsiz, konuşması insana sıkıntı veren, hoşa gitmeyen kimse.
Kanı bozuk: Soysuz, iğrenç işler yapmaktan geri durmayan.
Kanı kaynamak: 1. Hareketli, coşkun olmak. 2. Birine içten bir sevgi beslemek, yakınlık duymak.
Kanına girmek: 1. Birini öldürtmek veya öldürmek. 2. Bir şeyi harcamak, ziyan etmek.
Kanına susamak: Belâsını aramak, kendisinin öldürülmesine yol açacak bir davranışta bulunmak.
Kanını emmek: Hiç insaf etmeden sömürmek, varını yoğunu elinden almak.
Kanı pahasına: Yaralanmayı veya öldürülmeyi göze alarak.
Kanı sıcak: Sevimli, kendisini sevdiren, sempatik, sıcakkanlı.
Kanıyla ödemek: Yaptığı işin cezasını hayatıyla ödemek.
Kan kusmak: Çok eziyet, sıkıntı çekmek.
Kan kusturmak: Çok büyük sıkıntı ve eziyet çektirmek.
Kanlı bıçaklı olmak: Birbirlerinin kanını dökecek, birbirlerini öldürecek kadar birbirlerine düşman olmak.
Kanlı canlı: Sağlıklı, sapasağlam, dinç ve diri olduğu yüzünden belli olan.
Kan ter içinde kalmak: Çok yorgun, terli, bitkin ve perişan durumda olmak.
Kan tutmak: 1. Kan görünce bayılmak. 2. (Adam öldüren kimse korku ve heyecandan) şok geçirmek, kaçamamak, olduğu yere yığılıp kalmak.
Kapağı atmak: Sıkıntılı bir yerden kurtulup rahat edeceği bir yere kavuşmak; uygun bir yere yerleşmek, işe girmek.
Kapalı kutu: İçinde ne sakladığını belli etmeyen, niteliği gizli kalan.
Kapı dışarı etmek: Kovmak, dışarı atmak.
Kapı kapı dolaşmak: 1. Ev ev gezmek, her eve uğramak. 2. Hemen her devlet dairesine başvurmak.
Kapı komşu: Bitişikte oturan komşu, evleri yan yana olan ailelerden her biri.
Kapısında büyümek: Birinin evinde eğitim görüp yetişmek.
Kapısını aşındırmak: İstediğini elde edinceye kadar birinin yanına çok sık gidip gelmek.
Kapı yoldaşı: Herhangi bir yerde aynı hizmette bulananlardan her biri.
Kapıyı açmak: 1. Başlama. 2. Bir işte birilerine örnek olmak.
Karaborsa: Piyasada olmayan malın gizlice, el altından yüksek fiyatla alınıp satılması.
Kara cahil: Hiçbir şey bilmeyen, çok bilgisiz.
Kara çalı: İki kişi, iki dost arasına girerek arayı bozan kimse.
Kara çalmak: Birine iftira etmek, leke sürmek, haksız yere suçlamak.
Kara gün: Sıkıntılı, üzüntülü, büyük bir yasa düşülen gün.
Kara gün dostu: Yalnız iyi günlerde değil sıkıntılı, üzücü, düşkünlük günlerinde de insanın yardımına koşan, dostunu yalnız bırakmayan kimse.
Kara haber: Ölüm veya felâket haberi, çok üzücü haber.
Karalar bağlamak (giymek): Bir felâket dolayısıyla yas tutmak, siyah elbise giymek ya da siyah örtü bağlamak.
Kara liste: Zararlı görülüp cezalandırılmaları, öldürülmeleri düşünülen kimseler hakkında tutulan liste.
Karaman`ın koyunu sonra çıkar oyunu: “Dış görünüşe aldanmamalı, bir kişi ya da iş olağan görünebilir, ancak altından neler çıkabileceği hiç belli olmaz, o sonra görünür.” anlamında kullanılır.
Karar kılmak: Dönüp dolaşıp o şeyin üstünde durmak, onu tercih etmek, birçok şeyi deneyip onu seçmek.
Karda gezip izini belli etmemek: Kimsenin sezemeyeceği biçimde gizli bir iş çevirmek, uygunsuz işler yapmak.
Kargacık burgacık: Eğri büğrü, kötü, okunması güç, çarpık, düzensiz (yazı).
Kardeş payı yapmak: Eşit oranlarda bölmek, taksim etmek, paylaştırmak.
Karga tulumba etmek: Birkaç kişi, birini kollarından bacaklarından tutup havaya kaldırmak.
Karınca duası gibi: Çok küçük, sık ve okunaksız, birbirine girmiş (yazı).
Karınca yuvası gibi kaynamak: Çok kalabalık ve hareketli olmak (bir yer).
Karınca kararınca: Az, önemsiz ve küçük de olsa, gücü yettiği kadar, elinden geldiğince.
Karman çorman: Karmakarışık, çok karışık, düzensiz, alt üst olup birbirine girmiş.
Karnı geniş: Hiçbir şeyi tasa etmeyen, titizlenmeyen, gamsız, umarsız.
Karnı karnına geçmek: Çok acıkmak, çok zayıflamış olmak.
Karnım tok: “O sözlerine kanmıyorum, önem vermiyorum” anlamında kullanılır.
Karnı tok sırtı pek: Geçimi iyi, hâli vakti yerinde, para sıkıntısı olmayan, birinin yardımına ihtiyaç duymayan (kimse).”Herkesin karnı tok sırtı pek olacaktır, bize güvenin!”
Karnı zil çalmak: Çok acıkmış olmak.
Karşı çıkmak: 1. Gelenleri karşılamak üzere yola ya da kapı önüne çıkmak. 2. İleri sürülen fikrin, tutulan yolun yanlış olduğunu söylemek
Karşı durmak: Bir güce boyun eğmemek, direnmek.
Karşı koymak: Engel olmaya çalışmak, direnmek, güç kullanarak dayanmak, boyun eğmemek.
Kasıp kavurmak: 1. Bir afet çok zarar vermek, mahvetmek. 2. Baskı yaparak, kıyıcı davranışlarda bulunarak bir topluluğu ezmek; zulmetmek, ortalığı korku ve dehşet içinde bırakmak.
Kaş göz etmek: Kaş ve göz hareketleriyle bir işaret vermeye, istediğini bu yolla anlatmaya çalışmak.
Kaşıkla yedirip, sapıyla göz çıkarmak: Bir iyilik yaptıktan sonra, bu iyiliği hiçe indirecek bir kötülük yapmak.
Kaşla göz arasında: Çok çabuk, kimsenin sezmesine fırsat vermeyecek kadar az bir zaman içinde.
Kaşlarını çatmak: Kızgın, öfkeli ve sinirli olduğunu kaşlarını birbirine yaklaştırarak göstermeye çalışmak.
Kaş yapayım derken göz çıkarmak: İşi düzelteyim, bir iyilik yapayım derken büsbütün bozmak ve büyük bir zarar vermek.
Katı yürekli: Acımasız, merhametsiz, acı veren şeylere aldırmayan.
Kayıtsız kalmak: Umursamamak, önem vermemek, ilgi göstermemek.
Kazan kaldırmak: Yönetime karşı topluca karşı gelmek, baş kaldırmak.
Kazık yutmuş gibi: Dimdik (duran, oturan, yürüyen).
Kazın ayağı öyle değil: “Durum, mesele senin sandığın gibi değil” anlamında kullanılır.
Keçileri kaçırmak: Düşünme yeteneğini kaybetmek, aklını oynatmak, delirmek, bunalım içinde olmak,
Kedi ciğere bakar gibi (bakmak): İmrenerek, iştahla, ele geçirme isteği ile bakmak.
Kedi gibi dört ayak üstüne düşmek: En zor, en tehlikeli durumdan zarar görmeden kurtulmak.
Kedi olalı bir fare tuttu: İlk defa, neden sonra kendisinden beklenen bir iş yapabildi.
Kefeni yırtmak: Ağır bir hasta ölüm tehlikesini atlamak.
Kel başa şimşir tarak: Pek çok ihtiyaç giderilmeyi beklerken gereksiz özenti ve gösterişi belirtmek için kullanılır.
Keli görünmek: Bir kabahati, kusuru ortaya çıkmak.
Kel kâhya: Bilgisi olsun olmasın her işe karışan, burnunu sokan.
Kelle götürür gibi: Gerekli olmayan bir acelecilikle, bir şey ulaştıracakmış gibi çok hızlı koşarak.
Kelleyi koltuğuna almak: Ölümü göze alarak bir işe kalkışmak.
Kemerleri sıkmak: Tutumlu davranmak, açlığa ve susuzluğa katlanmak.
Kem küm etmek: Anlatmak istediğini açık seçik ifade edememek, bir soru karşısında bocalayıp cevap bulamayarak anlamsız sözler söylemek.
Kendi hâlinde: Sessiz, hiçbir şeye karışmayan, karışmak istemeyen, sakin (kimse).
Kendi göbeğini kendi kesmek: İstediği yardım gelmeyince kendi işini kendi yapmak durumunda kalmak.
Kendi kendine gelin güvey olmak: Başkalarının ne diyeceğini hesaba katmadan, bir işi sadece kendi başına tasarlayıp olmuş sayarak sevinmek.
Kendi kendini yemek: İstediği iş olmadı diye gizli gizli üzülmek, kaygı duymak.
Kendinden geçmek: 1. Kendini kaybetmek, bayılmak, bilinci işlemez olmak. 2. Sevindirici bir olay karşısında coşkuya kapılmak, duygulanmak.
Kendinden pay (paha) biçmek: Bir durumu kendi durumu ile ölçüştürmek.
Kendine gelmek: 1. Sarhoşluktan, bayıldıktan sonra ayılmak. 2. Aklı başına gelmek. 3. Bozuk olan durumu düzelmek.
Kendine yedirememek: Yapılan bir işi onur kırıcı görüp, kişiliğine dokunmuş sayarak tepki göstermek; kendisinin başkasına yapması söz konusu olan işi, kişiliği için uygun görmeyip yapmamak.
Kendine yontmak: Ortaya çıkan fırsattan yararlanıp başkalarını düşünmeyerek hep kendi çıkarını sağlayacak yönde hareket etmek.
Kendini ağır satmak: Kendisinden yapılması istenen işi, birçok ricadan, birçok ısrardan sonra yapmayı kabul etmek.
Kendini alamamak: İstemeyerek bir işi yapmak durumunda kalmak, yapmamayı edememek, kendini tutamayıp yapmak.
Kendini ateşe atmak: Bilerek zor ve tehlikeli bir işe girişmek.
Kendini bulmak: 1. İyi bir duruma kavuşmak. 2. Kişilik kazanıp olgunluğa erişmek. 3. Farkında olmadan bir yere ulaşmış olmak.
Kendini dev aynasında görmek: Kendisini olduğundan büyük bir adam sanmak; üstün, yetenekli, güçlü görmek.
Kendini dinlemek: 1. Önemsiz, küçük rahatsızlıkları büyütmek; hastalık kuruntusu içinde bulunmak. 2. Yalnız, sakin kalmak.
Kendini göstermek: 1. Ortaya çıkmak, belirmek. 2. Beğenilecek, takdir edilecek niteliklerini ortaya koymak; gücünü göstermek.
Kendini kaptırmak: Bir şeyin etkisinden kendini kurtaramamak.
Kendini kaybetmek: 1. Düşüp bayılmak. 2. Kızgınlık, öfke yüzünden ne yaptığını bilmeyecek hâle gelmek.
Kendini toplamak: 1. Kötü, bozuk olan durumunu düzeltmek. 2. Bir konu üzerinde dikkatini yoğunlaştırmak. 3. Şişmanlamak.
Kendini tutamamak: Bir durum karşısında sessiz ve heyecana kapılmadan durmayı başaramamak, kendine hâkim olamamak.
Kendini vermek: Bir şeye bütün varlığıyla bağlanmak, başka şeylerle ilgisini kesip yalnızca onunla ilgilenmek, bir şeyi tüm gücüyle yapmaya çalışmak.
Kendi payıma: “Bana gelince, bana kalırsa, fikrime göre, bana sorarsanız” anlamlarında kullanılır.
Kendi yağıyla kavrulmak: Elindekiyle yetinmeye, kimseye muhtaç olmadan yaşamaya çalışmak; ihtiyaçlarını kendi karşılayarak kimseden yardım istememek
Kene gibi yapışmak: Yakasını bir türlü bırakmamak; istenmediği hâlde, çıkar sağladığı için birinin peşini bırakmamak.
Kesenin ağzını açmak: Bol para harcamaya başlamak.
Keyfinin kâhyası (olmamak): Birisine karışmaya hakkı olmamak, istediği gibi yaşamasına engel olmamak.
Keyif çatmak: Neşeli olmak, hoş ve eğlenceli zaman geçirmek.
Keyif ehli: Rahatına düşkün kimse, zevkinden bol bol yararlanan.
Kılı kırk yarmak: Titizlenmek, çok dikkat ederek en ince ayrıntılarına kadar incelemek, önemle üstünde durmak.
Kılına dokunmamak: Bir kimseye, zarar verebilecek en ufak davranıştan bile kaçınmak.
Kılını bile kıpırdatmamak (veya oynatmamak): Bir durum karşısında en küçük bir tepki bile göstermemek, ilgisiz kalmak, harekete geçmemek.
Kıl payı (kalmak): Çok az, az bir fark (kalmak).
Kıran girmek: 1. Daha önce bulunan şey bulunmaz olmak. 2. Hayvanlar ya da insanlar arasında öldürücü bir hastalık yayılmak.
Kırık dökük: 1. Eski çürük, sağlam olmayan, değersiz (şey). 2. Düzgün olmayan, parça parça, dağınık (söz).
Kırıp geçirmek: 1. Yakıp yıkarak, baskı yaparak, öldürerek büyük zarar vermek. 2. Çok sert davranarak darıltmak. 3. Garip olan söz ve davranışlarıyla herkesi güldürmekten katıltmak.
Kırk dereden su getirmek: Birini kandırmak için çok dolambaçlı gerekçeler ileri sürmek, ikna edebilmek için çok uğraşmak.
Kırklara kırışmak: Bir kimse artık ortalıkta görünmez olmak.
Kırk tarakta bezi bulunmak: Birbirinden farklı birçok işle uğraşmak, birçok ilişkisi bulunmak, gizli ilişkileri olmak.
Kısmeti açılmak: 1. Kazancı artıp bolluğa erişmek. 2. Bir kızı isteyenlerin çoğalması.
Kısmetini (nimetini) ayağıyla tepmek: Kavuşacağı iyi bir durumu, kıymetini bilmeyerek reddetmek; istememek, değerlendirememek.
Kıssadan hisse almak: Bir olaydan, anlatılan bir hikâyeden ders almak.
Kıt kanaat (geçinmek): Yoksulluk içinde, zar zor ve güçlükle (geçinmek).
Kıvamına gelmek (bulmak): En uygun zamanında olmak, gerekli ve istenilen şartlar yerine gelmek, istenilen duruma gelmek.
Kıyamet kopmak: 1. Kıyamet günü gelmek. 2. Bir yerde çok gürültü ve patırtı kavga, telâş olmak.
Kızarıp bozarmak: Utanarak renkten renge girmek, kimi duyguların etkisiyle yüzünün rengi değişmek.
Kızıl (kızılca) kıyamet kopmak: Bir meselede büyük, aşırı, gürültülü bir kavgaya yol açmak; yüksek sesli tartışma başlatmak.
Kilit noktası: Bütün işlerin çözümlenmesi ona bağlı olan önemli unsur, üzerinde durulması gereken en önemli nokta, makam veya yer.
Kimseye eyvallah etmemek: Kimseden yardım ve iyilik beklememek, kimsenin minneti altına girmemek.
Kim vurduya gitmek: Bir kargaşa anında ve kalabalık arasında kimin tarafından vurulduğu veya dövüldüğü belli olmamak.
Kirişi kırmak: Kaçıp gitmek, bulunduğu yerden gizlice ve çabucak ayrılmak.
Kirli çamaşırlarını ortaya dökmek: Ayıp, suç ve kusurlarını, gizli kalmış yolsuzluklarını açığa çıkarmak; açıklamak, söylemek.
Kitaba el basmak: Elini kutsal kitap olan Kur`ân-ı Kerim üzerine koyarak yemin etmek.
Kitabına uydurmak: Kanunî olmayan bir işi kimi boşluklardan yararlanarak kanunî imiş gibi göstermek.
Kof çıkmak: İşe yaramadığı, sanıldığı gibi olmadığı, boş ve değersiz bir kişi olduğu anlaşılmak.
Kokusu çıkmak: Gizli yapılmış bir iş, daha sonra herkes tarafından bilinir olmaya başlamak.
Kolaçan etmek: Çevresini ya da kendisinden istenilen yeri dolaşıp ne var ne yok diye bakmak, olup biteni anlamak amacıyla dolaşmak.
Kol kanat olmak: Yardım etmek, gözetmek, bir kimseyi koruyuculuğu altına almak.
Koltukları kabarmak: Kendisine ya da yakınlarına yapılan övgüden ötürü kıvanç duyup büyüklenmek, böbürlenmek.
Kolu kanadı kırılmak: Çaresiz duruma düşmek, bir şey yapamaz hâle gelmek.
Korktuğu başına gelmek: Endişe duyduğu, kaygılandığı, olmasını istemediği şeyle karşı karşıya gelmek.
Koyun kaval dinler gibi: Düşünmeden, hiçbir şeyi anlamadan, ne denildiğini kavramadan dinlemek.
Kozunu paylaşmak: Aradaki anlaşmazlığı zora başvurarak, üstün olan güce dayandırarak çözümlemek, sona erdirmek.
Kök salmak: 1. Bir yere iyice, ayrılmamacasına yerleşmek. 2. İyice tutunmak, köklenmek, sağlamlaşmak, yayılmak.
Kök söktürmek: Uğraştırmak, güçlük çıkarmak, engel olmak.
Köküne kibrit suyu dökmek: Bir daha belirmeyecek, ortaya çıkmayacak biçimde yok etmek, ortadan kaldırmak.
Köprüleri atmak: Girişilen, başlanılan bir işten vazgeçmeye ya da geri dönmeye imkânı kalmayacak şekilde kesin bir davranış göstermek; ilişkileri bir daha kurulamayacak biçimde bozmak.
Kör değneğini beller gibi: Bir değişiklik, yenilik düşünmeden, hep aynı biçimde davrananların durumunu anlatmak için kullanılır.
Kör dövüşü: Sonuç alınamayacak ve birbirini engelleyecek biçimde, bir birinden habersiz düzensiz ve uyumsuz çabalama.
Kör kadı: Sözünü esirgemeyen; doğru bildiğini hatır gönül dinlemeden her yerde, herkesin yüzüne karşı söyleyen.
Köstek olmak: Engel olmak.
Körü körüne: Düşünüp taşınmadan, nasıl sonuçlanacağını hesaplamadan, dikkat etmeden.
Köşe bucak: Göze çarpmayan, önemsiz yer.
Kötüye kullanmak: Suiistimal etmek, yetkisini yanlış bir yolda kullanmak, istenilmeyen yolda yararlanmak.
Kraldan çok kralcı olmak: Birinin davasını ondan daha çok savunur olmak.
Kucak açmak: İhtiyaç sahibi birine sığınacak yer vermek, onu korumak.
Kumkumav gibi: Yapayalnız, tek başına.
Kulağı delik: Olup bitenleri çabuk haber alan, hemen her şeyden haberi olan.
Kulağı kirişte (olmak): Söylenecek sözü, gelecek haberi dikkatlice (beklemek).
Kulağına çalınmak: Bir söz, bir haber başkasına söylenirken kendisi de şöyle böyle duymak.
Kulağına kar suyu kaçmak: Rahatını bozan bir haber işitmek, sıkışık bir duruma düşmek.
Kulağına küpe olmak: Başına gelen bir işten, gördüğü olaydan ders alıp hiç unutmamak.
Kulağını açmak: Bütün dikkatini vererek dinlemek, söylenenlere dikkat etmek.
Kulağını bükmek: Dikkatli olması için uyarıda bulanmak.
Kulağını çekmek: 1. Uyarmak için hafif bir ceza vermek. 2. Ceza olarak kulağını büküp çekmek.
Kulak asmamak: Aldırıp önemsememek, dinlememek.
Kulak dolgunluğu: Duya duya elde edinilen yarı buçuk bilgi.
Kulak kabartmak: Çaktırmadan, belli etmemeye çalışarak dinlemek.”Dayanamayıp yanındakilerin konuşmalarına kulak kabarttı.”
Kulak kesilmek: Çok iyi, bütün dikkatini vererek dinlemek; dikkatini toplayarak duymaya çalışmak.”Ne konuştuklarını merak ediyordum, yanlarına yaklaşarak kulak kesildim.”
Kulaklarını çınlatmak: Birini iyi duygularla anmak.
Kul hakkı: İslâm dinine göre, insanların birbirleri üzerindeki hakları.”Öte dünyaya kul hakkıyla gitmem inşallah.”
Kul köle (veya kurban) olmak: Tam bir doğruluk içinde gönülden bağlanmak, bağlılığın gerektirdiği fedakârlığı yapmaya hazır olmak.
Kulp takmak: Bir kusur, bir bahane bulmak.
Kumpas kurmak: Birini aldatmak için tuzak kurmak, gizli bir iş düzenlemek.
Kundak sokmak: 1. Yangın çıkarmak için bir yere tutuşmuş yağlı bez parçası koymak. 2. Ara bozacak bir söz ya da davranışta bulunmak.
Kurban olayım: 1. Aşırı sevgi ve hayranlık anlatmak için kullanılır. 2. Yalvarmak için söylenir.
Kurşuna dizmek: Ölüm cezasını askerî bir birliğin attığı kurşunlarla yerine getirmek, sıkılan kurşunlarla öldürmek.
Kurtlarını dökmek: Öteden beri yapmak istediği şeyi bol bol yapıp hevesini almak.
Kurt masalı okumak: İnandırıcı, gereksiz, asılsız sözler (söylemek).
Kuru iftira: Hiçbir kanıtı olmayan suçlama.
Kuru kalabalık: 1. Yararsız kırık dökük eşya. 2. Hiçbir işe yaramayan insan topluluğu.
Kuru kuruya: Boşuna, boş yere.
Kuru sıkı: 1. Korkutmak amacıyla söylenen sözler, blöf. 2. Yalnız barutla sıkılanmış tüfek veya fişek dolgusu.
Kuş beyinli: Akılsız, aptal, ahmak.
Kuş kadar canı olmak: Küçük, cılız, zayıf, çelimsiz bir vücuda sahip olmak.
Kuş sütüyle beslemek: En pahalı, değerli az bulunur besinlerle yiyip içirmek.
Kuş uçmaz, kervan geçmez: Çok ıssız, sapa, kır, insanın uğramadığı yer.
Kuş uçurmamak: Hiç kimsenin geçmesine, kaçmasına izin vermemek; imkân tanımamak, bunun için çok dikkatli davranmak.
Kuvvetten düşmek (kesilmek): Gücü iyice azalmak.
Kuyruğuna basmak: Birini tahrik etmek, incitip saldırmasına yol açmak.
Kuyruklu yalan: İnsanın kanması için süslenmiş büyük yalan.
Kuyruk sallamak: Yaltaklanmak, birisine yaranmak için yapmacık davranışlarda bulunup şirin görünmeye çalışmak.
Kuyusunu kazmak: Birinin kötü duruma düşmesi, felâkete uğraması, zarar görmesini sağlamak için zemin hazırlamak, tuzak kurmak.
Küçük dilini yutmak: Çok şaşmak, hayrete düşmek, donakalmak, hiçbir şey söyleyemez hâle gelmek.
Küçük düşürmek: Onurunu kırmak, birilerinin yanında itibarını sarsmak ve değerini düşürmek.
Küçük görmek: Önemsememek, değer vermemek.
Külâhıma anlat: “Söylediklerin hiç de inandırıcı değil, sana inanmıyorum” anlamında kullanılır.
Külâhını ters giydirmek: Çok kurnaz olmak; oyuna getirmek, kendisine iyi davranmayanları bir hile ile yaptıklarına pişman etmek.
Külâhları değişmek: “Araları bozulmak, bozuşmak” anlamında tehdit olarak kullanılır.
Kül kedisi: 1. Çok üşüyen, ateşin yanından ayrılmayan (kimse). 2. Uyuşuk, miskin, rahatına düşkün, tembel.
Kül kesilmek: Heyecan ve korkudan yüzünün rengi atmak, solmak.
Kül olmak: 1. Bir şey bütünüyle yanmak. 2. Varını yoğunu yitirmek, elinde bulunanlar yok olmak. 3. Büyük bir felâkete uğrayıp çok üzülmek.
Külünü (göğe) savurmak: Bir şeyi tamamiyle bitirip yok etmek, harcayıp tüketmek, telef edip bir şey bırakmamak.
Kül yutmamak: Oyuna gelmemek, tuzağa düşmemek, kurnazca yapılan bir hileye aldanmamak.
Künyesi bozuk: Eskiden kötü durumları görülmüş olan, kötü işlere girmiş bulunan.
Küplere binmek: Haddinden fazla öfkelenme, kızmak, sağa sola ateş saçmak.
Küpünü doldurmak: Eline geçen fırsatları değerlendirerek çok para biriktirmek.
Kürek kadar (pabuç kadar) dili olmak: Hemen her söze cevap yetiştirmek, büyüklerine karşı saygısızca karşılıklar verir olmak.
Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28

(149 oy, ortalama: 4 / 5)




29 Aralık 2007 saat 18:08
Siteniz hayırlı uğurlu olsun. İnşallah herkes bu siteden yararlanır, yapana çok teşekkür ediyorum.Teşekkürler…
3 Ocak 2008 saat 14:30
Hayırlı olsun siteniz. Çok güzel ve yararlı bir site.
14 Nisan 2008 saat 19:35
Ödevim vardı.Deyimler sözlüğünüzle ödevimi yaptım.Teşekkür ederim.
16 Nisan 2008 saat 17:14
Öğretmenim siteniz çok güzel.Ben şimdi ödev yapıyorum, öptüm.
4 Mayıs 2008 saat 19:50
Selam, siteniz hayırlı olsun ama ben bu deyimi bulamadım : hayat vermek, bulur da yazarsanız sevinirim.
20 Eylül 2008 saat 19:44
Çok teşekkür ederim..
20 Eylül 2008 saat 19:46
Çok ama çok teşekkür ederim.Bütün arkadaşlarıma söyleyeceğim bu siteyi.
26 Eylül 2008 saat 16:17
Çok güzel olmuş, hayırlı olsun.
7 Ekim 2008 saat 22:30
Bu arada siteniz süper olmuş, hayırlı olsun.
31 Ekim 2008 saat 21:51
Çok güzel.Tebrikler.
25 Kasım 2008 saat 20:04
Siteniz güzel olmuş ama ödevim var.Arkadaşlık ile ilgili deyimler bulunmuyor aslında.Deyimleri arkadaşlık, yardımlaşma, dayanışma diye ayırsanız daha iyi olur.
25 Kasım 2008 saat 20:05
Tebrikler her yerde aradığımı sizin sitenizde buldum.Bence bir ödev sitesi açabilirsiniz.
30 Kasım 2008 saat 12:29
Bu siteye çok teşekkür ederim. Bu sitenin sayesinde ödevimi buldum.Size çok teşekkür ediyorum. Sınavdan da 10 sizin sayenizde.Ezberledim deyimleri çok tşk ederim.
22 Aralık 2008 saat 20:48
Sitenizin bazı deyimleri eksik.Lütfen tamamlarsanız herkes için iyi olur.
22 Aralık 2008 saat 21:03
Ödevime çok yardımcı oldunuz, teşekürler.
23 Aralık 2008 saat 17:22
Ben burada ardığım deyimleri bulamıyorum. Lütfen siteye daha fazla deyim koyun. Örneğin: koruyup kollamak ve başına kakmak deyimlerinin anlamları yok. Lütfen bu deyimleri siteye ekleyin.
23 Aralık 2008 saat 18:01
Kapıyla ilgili fazla deyim yok, ama yinede çok teşekkür ederim.
25 Aralık 2008 saat 17:15
Bu site çok güzel.
26 Aralık 2008 saat 15:20
Çok süper.Herkeee tavsiye ediyorum.
27 Aralık 2008 saat 17:14
Burası gerçekten de çok güzel bir site.6.sınıftayım ve Türkçe ödevimde
birçok anlamını bulmam gereken deyimler vardı.Birçok sitede aradım,ama hiçbir site bu kadar düzenli değildi.Gerçekten arkadaşlarımın tümüne tavsiye edeceğim.
28 Aralık 2008 saat 16:16
Güzel şeyler var ama kulak ardı etmek deyiminin anlamınııı bulamadım.
6 Ocak 2009 saat 03:44
Hocam Türkçe öğretmenliği 3.sınıf öğrencisiyim.Gecenin 3 ünde ödevlerin içinde boğuşurken Türk Dil Kurumunun hazırladığı sözlükten daha çok beğendiğim “Deyimler Sözlüğünüz” ve sitenizi tesadüfen buldum.Harika olmuş, emeğinize sağlık…
8 Ocak 2009 saat 08:32
Bence süper bir site.İstediğimi buldum, ödevime çok yardımcı oldu. Bulmak biraz zamanımı aldı ama neysee…
13 Ocak 2009 saat 17:54
Sosyal dersi için içinde barut kelimesi geçen deyimler arıyordum.İşime yaradı,teşekkürler.
13 Ocak 2009 saat 18:48
Bence fazla deyim koymamışsınız.Bu yüzden ödev yapılmıyor.Bütün deyimlerin anlamları olsun.
13 Ocak 2009 saat 19:49
Güzel ama düş kırıklığına uğramakla, yoldan sapmak deyimlerini bulamadım.
15 Ocak 2009 saat 21:07
Çok teşekkür edrim.Sizin sayenizde Türkçe ders içi performans notum yükselecek.Ortalama 84′den 85 ve üzerine yükselecek.
21 Ocak 2009 saat 15:04
Bu site güzel fakat bazı öğrenciler burdan istediklerini bulamazlar. Ben bir türkçe öğretmeniyim ve bu siteyi beğendiğimi söylüyorum, bu siteyi tüm girmeyenlere öneriyorum.
21 Ocak 2009 saat 15:06
Ben bir türkçe öğretmeniyim ve bu siteyi herkese öneriyorum.
23 Ocak 2009 saat 00:33
Çok güzel olmuş, ellerinize sağlık.Teşekkür ederim.
24 Ocak 2009 saat 11:09
Merheba ben Özlem, 5/A sınıfına gidiyorum.Ögretmenim ödev vermişti.Ben araştırdım, bulamadım.Ama sizde buldum.Hem bu deyimler bizlere önemli olduğu için teşekkür ederim.
24 Ocak 2009 saat 11:13
Ben Deniz, öğretmenim.Sizin sitenize baktım ve beni ilgilendirdi.Teşekkür ederim.
26 Ocak 2009 saat 06:05
Merhaba,
Ben Indira. Kazakistanlıyım, Tomer’e gidiyorum. Türkçe öğrenmeye çalışıyorum. Her şey için çok teşekkürler.
26 Ocak 2009 saat 13:53
O kadar iyi ki, her şeyi buldum.
26 Ocak 2009 saat 13:54
Çok iyi, her şeyi buldum.
8 Şubat 2009 saat 18:00
Çok güzel, çok sevdim harika.
9 Şubat 2009 saat 17:02
Her şeyi buldum, çok güzel.
9 Şubat 2009 saat 17:08
Çok beğendim, ama bazı deyimler yok.
9 Şubat 2009 saat 17:20
Gerçekten çok iyi.Başka yerde bulamadığım deyimleri burda buldum.
9 Şubat 2009 saat 17:42
Komşu ile ilgili ödevim var.
10 Şubat 2009 saat 18:26
Benim işime çok ama çok yaradı.Bu sayfa için teşekkürler.
11 Şubat 2009 saat 19:29
Kardeşimin deyimler ödevi vardı. Bu size özel olan siteden biz öğrencileriniz olarak faydalandığımız gibi kardeşim de faydalanıyor.Böyle bir imkanı bize sağladığınız için size çok teşekkür ediyorum.
12 Şubat 2009 saat 20:20
Site çok güzel olmuş, hayırlı olsun.
16 Şubat 2009 saat 20:54
Halil Gürkan Zengin deyimlerde “el üstünde tutulmak”ı bulamamış
sanırım.Ben biliyorum ve sitenizde söylüyorum.El üstünde tutulmak:Bir kimseye çok saygı ve sevgi göstermek.Bu arada siteniz harika.
25 Şubat 2009 saat 18:55
Bütün aradığım deyimleri buldum, süper bir site.
28 Şubat 2009 saat 19:20
Ben koruyup kollamak, kendini alamamak, kulak ardı etmek, köşeye
sıkıştırmak arıyorum.Bana lütfen bu deyimlerin anlamını yollar mısınız? Hayırlı olsun siteniz.
8 Mart 2009 saat 16:31
Çok güzel ama ödevime yok.
8 Mart 2009 saat 19:55
Bulacağım deyime baktım, bulamadım.Bence yaptığınız deyimler sözlüğünü genişletseniz çok güzel olacak.
10 Mart 2009 saat 20:16
Siteniz çok güzel.Sözlükten aramama gerek yok, sitenizden
yararlanıyorum.
11 Mart 2009 saat 19:28
Siteniz güzel ama bazıları yok, onu bulamıyorum.
21 Mart 2009 saat 16:10
Gözlerini dört açmağı aradım, ama bulamadım.
21 Mart 2009 saat 22:41
Bayıldım bu siteye bayıldım, diğerlerinden çok daha farklı ve aradığımı bulabiliyorum.
30 Mart 2009 saat 12:56
Ben paylaşmakla ilgili atasözlerini ve deyimlerini arıyorum.Lütfen yardımcı olur musunuz?
31 Mart 2009 saat 06:34
Bu siteyi kim yaptıysa çok tesekkürler. Herkes rahatça yararlansın.
5 Nisan 2009 saat 11:10
Levent Yağmuroğlu’na çok teşekkür ederim. İnternete iyi yönlü bir site kazandırdığı için.
5 Nisan 2009 saat 11:35
Paylaşmak ile ilgili deyimler ve atasözleri bulamadım.
10 Nisan 2009 saat 15:14
Harika olmuş, tebrikler.
15 Nisan 2009 saat 10:00
Tebrikler, sitenizi çok beğendim.Sizi tebrik ederim. Siteniz sayesinde ödevlerimi kolaylıkla yapabiliyorum.
20 Nisan 2009 saat 12:27
Bu site Atatürk sevenler için yapılmıştır.
20 Nisan 2009 saat 12:28
Çok güzel, tüm hazırlayanları tebrik ederim.
20 Nisan 2009 saat 14:16
Ödevime yardımcı olduğunuz için teşekkür ederim, ama deyimlerin bazıları yok.
25 Nisan 2009 saat 10:38
Ödevime yardımcı oldu.Bu program çok güzel.
5 Mayıs 2009 saat 18:32
Ödevime yardımcı olduğu için sağolun.
6 Mayıs 2009 saat 08:45
Çok iyi.
7 Mayıs 2009 saat 21:14
Çok güzel bir site, hayırlı uğurlu olsun. Başarınızın devamını dilerim.
17 Mayıs 2009 saat 14:30
Köşeye sıkıştırmak deyimi yok, ama site güzel olmuş. Teşekkürler.
2 Haziran 2009 saat 09:56
Çok güzel bir site vallahi inanın.
15 Haziran 2009 saat 12:07
Bu siteye deyimin anlamını yazınca deyimi çıkartan bir bölüm konulması gerekmektedir. Bu yazıyı dikkate alıcağınıza eminim.
15 Haziran 2009 saat 17:54
Türk Dil Kurumu özel deyimler sözlüğünde bulamadığım deyimleri burada buldum. Sevinç Dershanesi’nin Ataşehir şubesine gidiyorum ve oranın kademe belirleme kitapçıklarında çok deyim var. Tam 160 deyim! Çok işime yaradı.
10 Ağustos 2009 saat 20:10
Çok güzel bir site.
17 Eylül 2009 saat 10:34
Bence burda her şeyi bulabilirsiniz. Özellikle ödev yapanlar için diyorum, gerçekten ben bu siteyi çok beğendim. Başkalarını bilmem ama ben bu siteyi çok ama çok beğendim. Ben ödev yaparken hep burdan yapıyorum.
20 Ekim 2009 saat 19:14
Ben Henna, yabancıyım ama Türkçe deyimler burada hayatımın kolaylaşmasını için bana yardımcı oluyor. Teşkür ederim.
20 Ekim 2009 saat 19:16
TDK’da bulamadıklarımı burada buluyorum. Süper olmuş.
22 Ekim 2009 saat 19:57
Çok güzelmiş, sözlükden bulamadıklarımı buradan bakarak yaptım.
31 Ekim 2009 saat 14:29
Sitede bazı deyimler yok, ama yine yararlı.
4 Kasım 2009 saat 16:35
Çok teşekkürler.
4 Kasım 2009 saat 21:12
Vallahi çok teşekkür ediyorum bu siteyi yapan kişiye. Ben aradıklarımın hepsini buldum, çok sağolun.
7 Kasım 2009 saat 23:41
Çok teşekkür ederim bu sitede aradığım her şeyi buldum.
8 Kasım 2009 saat 08:00
Deyimler için sağolun, siteniz çok güzel ama nasıl üye olunur?
9 Kasım 2009 saat 21:34
Bu site çok güzel, ama aradıklarımı bazen bulamıyorum.
22 Kasım 2009 saat 21:55
Çok güzel site, ödev yaptım. Çok yararlı bazı deyimler yok, ama olsun
işe yarıyor.
29 Kasım 2009 saat 11:04
Ödevime çok yardımcı oldun teşekkürler.
3 Aralık 2009 saat 18:45
Aradığım sözcükleri bulamadım bence daha fazla kelime konmalı daha iyi olur.
4 Aralık 2009 saat 09:24
Teşekkürler, sizin sayenizde ödevimi yaptım.
10 Aralık 2009 saat 09:33
Çok teşekkür ederim size.
12 Aralık 2009 saat 18:55
Güzel ama daha çok deyim eklenmeli.
15 Aralık 2009 saat 13:15
Bence çok iyi bir site. Bu siteden ben deyimlerle ilgili birşey araştırdım ve o ödevimden 100 aldım ve çok mutluyum, teşekkür ederim.
15 Aralık 2009 saat 15:56
Çok beğendim, çok güzel bilgi edindim ve ödevimi yaptım.
15 Aralık 2009 saat 21:44
Benim deyimler ile ilgili ödevim vardı. Yaptım öğretmen çok beğendi ve beni sınıfta örnek gösterdi. Teşekkür ederim.
16 Aralık 2009 saat 14:24
Çok güzel.
16 Aralık 2009 saat 18:00
Bence site güzel, ama bunlarla ilgili metinde olsa iyi olurmuş.
17 Aralık 2009 saat 17:40
Süper site.
21 Aralık 2009 saat 18:16
Bence sayfa daha ilgi çekici ve bilgili olabilirdi, ama yine de faydalı.
24 Aralık 2009 saat 16:23
Süper bir site sağolun, çok makbule geçti.
2 Ocak 2010 saat 10:28
Çok güzel bir site, çok yardımcı oluyor. Allah razı olsun uzun ömürler versin. teşekkür ederim.
3 Ocak 2010 saat 13:27
Çok güzel bir site, ödevime çok yardımcı oldu. Teşekkürler.
3 Ocak 2010 saat 15:41
Harbiden güzelmiş, onaylıyorum.
4 Ocak 2010 saat 15:56
Bu site çok güzel. Ellerinize sağlık.
4 Ocak 2010 saat 17:01
Hocam size ne kadar teşekkür etsem azdır. Ödevimde çok yardımcı oldunuz. Keşke diğer öğretmenlerde sizin gibi böyle siteler açsalar, sağolun.
6 Ocak 2010 saat 14:39
Su sayfa bana çok yaradı vallahi.
6 Ocak 2010 saat 17:45
Buraya bayıldım. Keşke atasözleri de olsa idi, ama yine de güzel.
10 Ocak 2010 saat 16:46
Deyimleri çok beğendim. Çok güzel bir site.
11 Ocak 2010 saat 19:48
Siteniz çok güzel, istediğim deyimi buluyorum. Hayırlı olsun.
13 Ocak 2010 saat 19:57
Ben bazı deyimleri bulamıyorum, ama güzelmiş.
15 Ocak 2010 saat 19:43
Bu siteyi yapan her kimse güzel bence, hoşuma gitti. Sözlüğüm var yani deyim sözlük, ama güzelmiş. Hayırlı uğurlu olsun.
16 Ocak 2010 saat 13:46
Çok sağolun, çok makbule geçti. Emeğinize sağlık.
16 Ocak 2010 saat 13:51
Herkese tavsiye ederim.
16 Ocak 2010 saat 19:11
Sağolun, ödevimde çok işe yaradı.
17 Ocak 2010 saat 19:26
Bu site gerçekten çok güzelmiş. Herkese tavsiye ederim.
18 Ocak 2010 saat 11:36
Çok güzel vallahi, yapanların ellerine sağlık.
18 Ocak 2010 saat 20:42
Çok güzel bir site. Hem cümleleri bulmak çok kolay. Bu siteyi yapanın ellerinden öperim.
20 Ocak 2010 saat 15:48
Sizi çok seviyorum, çok güzel olmuş.
28 Ocak 2010 saat 15:16
Çok güzel bir site.
28 Ocak 2010 saat 16:15
Hocam bir de üyelik formu açarsanız daha güzel olmaz mı ?
8 Şubat 2010 saat 14:08
Süper, harika yok yok pırlanta kadar mükemmel.
10 Şubat 2010 saat 13:25
Çok çok güzel olmuş, proje ödevim vardı ve onu yaptım. Çok teşekkür ederim.
10 Şubat 2010 saat 20:26
Çok güzel bir site, çok iyi oldu.
11 Şubat 2010 saat 16:14
Çok güzel bir site, ama bazı lazım olan deyimleri bulamadım.
11 Şubat 2010 saat 16:51
Süper bir sayfa, hoca ödevimi çok beğendi ve 100 verdi. Size teşekkür ederim.
11 Şubat 2010 saat 17:33
Siteniz güzel, ama eleştirilmeli ilk başta. Ben yarasını sarmak ve gönül telini titretmek deyimlerini arıyordum. Lütfen en kısa sürede bu deyimlerin anlamlarını sitenize ekleyin…
13 Şubat 2010 saat 00:16
Bence daha çok kelime koymaları gerekiyor.
14 Şubat 2010 saat 10:09
Süper bir site. Ne ararsan var, çok teşekkür ederim. Ödevim vardı ve sizin sayenizde bitti.
14 Şubat 2010 saat 10:10
Çok güzel olmuş, çok begendim.
16 Şubat 2010 saat 20:16
Çok teşekkür ederim, bu sayfayı düzenleyene.
17 Şubat 2010 saat 13:53
Süper olmuş.
17 Şubat 2010 saat 20:18
Gerçekten çok güzel bir site, ama biraz daha deyim ve anlamları olsaydı daha iyi olurdu. Bütün arkadaşlarıma tavsiye ediyorum. Bu siteyi kurana da çok teşekkür ediyorum.
17 Şubat 2010 saat 20:20
Çok makbule geçti, sağ olun. Ellerinizden öperim.
19 Şubat 2010 saat 13:44
Çok süper olmuş, çok teşekkürler bunu yapanlara.
19 Şubat 2010 saat 20:00
Gerçekten süper olmuş, tebrikler bu siteyi hazırlayanlara.
23 Şubat 2010 saat 19:37
Bu siteyi yapana çok teşekkür ediyorum. Ödevim vardı, ödevimi bu site sayesinde yaptım.
24 Şubat 2010 saat 20:22
Tek kelimeyle harika bir site. Bu siteyi yapana çok teşekkürler. Ödevime çok yardımcı oldunuz.
25 Şubat 2010 saat 20:33
Ödevimi başarı ile bitirdim. Siteniz hayırlı, uğurlu olsun.
27 Şubat 2010 saat 13:12
Bence iyi bir site, ama aradığımı bulamadım.
3 Mart 2010 saat 21:42
Süper bu site ya, bundan sonra bu siteden yararlanacağım.
4 Mart 2010 saat 21:02
Çok doğru, ben çok beğendim.
6 Mart 2010 saat 12:14
Bence güzel bir site, ama aradığımı bulamadım…
6 Mart 2010 saat 12:16
Allah sizden razı olsun, ne diyeyim ki? Hayatımın en güzel sitesi! Size MSN adresimizi de verdik inşallah bir şey yapmazsınız.
6 Mart 2010 saat 16:35
Bence harika, çok teşekkürler.
9 Mart 2010 saat 19:45
Bence bu siteyi herkes kullansın. Bence çok güzel, teşekkür ederim.
10 Mart 2010 saat 20:37
Bence çok iyi yapmışsınız, bu site sayesinde 100 aldım.
12 Mart 2010 saat 20:41
Vallahi çok işime yaradı çok teşekkürler.Bence tüm Türkiye kullansın.
1 Nisan 2010 saat 18:39
Hocam vallahi bütün sınavım olsun, herşeyimi sizin sitenizden koydum şu anda öğretmenimiz size hayran kaldı. Sınavlarımızı sizin sitenizdeki testlerden yapıyoruz.
4 Nisan 2010 saat 13:00
Vallahi çok işime yaradı, teşekkürler.
7 Nisan 2010 saat 19:37
Çok güzel olmuş, Allah razı olsun.
11 Nisan 2010 saat 18:54
Gerçekten çok yardımcı oldu, bu site harbi iyimiş.
12 Nisan 2010 saat 15:42
Çok güzel bir site vallahi. Çok beğendim, tebrikler.
12 Nisan 2010 saat 15:54
Öğretmenim hayırlı olsun siteniz. Sizi çok ama çok seviyorum. Siz bizim her şeyimizsiniz.
17 Nisan 2010 saat 10:12
Çok güzel, ödevim için gerekli olan her şeyi bu sitede buldum. Allah razı olsun; tekrar teşekkürler, saygılar, sevgiler.
23 Nisan 2010 saat 19:13
Bence her ilkokul öğrencisi bu siteye gelsin, ödevi yapsın ve okula götürsün. Öğretmenden artı alsın, annesine söylesin, ödüllendirilsin ve mutlu mesut hep bu siteye girsin.
29 Nisan 2010 saat 09:33
Harbi güzel.
3 Mayıs 2010 saat 09:05
Vallahi süper, çok sağ olun. Ödevimi buradan yaptım, harika bi site.
5 Mayıs 2010 saat 17:19
Hayırlı olsun siteniz. Çok beğendim, hakikaten bütün ödevlerimi buradan yaptım. Çok teşekkürler, yayında ve yapımda emeği geçen bütün herkese.
6 Mayıs 2010 saat 19:56
Bence çok güzel bir site.
8 Mayıs 2010 saat 10:10
Teşekkürler, harika bir site. Her zaman ödevim deyimler ve atasözüyle ilgili olsa bu siteyi açıyorum. Teşekkürler, hayırlı olsun, saygılar sevgiler.
9 Mayıs 2010 saat 19:05
Siteniz sayesinde ödevimi çok kısa sürede tamamladım.Çok teşekkür ederim.
20 Mayıs 2010 saat 12:43
Hayırlı olsun, bence çok güzel bir site. Herkesin yararlanacağı bir site. Tebrik ederim; ama ben istediğim deyimi bulamadım, o yüzden çok faydalı olmadı benim için. Başka deyimler de eklerseniz sevinirim. Beni dikkate alın lütfen, yine de çok beğendim.Teşekkürler.
20 Mayıs 2010 saat 19:44
Siteniz çok güzel, ödevimi tamamladım.
24 Mayıs 2010 saat 18:40
Sanırım bunu öğretmenler açmış bu siteyi. Güzel ama aradığımı pek bulamadım. Ama çok güzel bir siteniz var. Yorumları okudum sanırım öğretmensiniz ve başka ödevlerimde yardımcı bir site olacağını düşünüyorum. Teşekkürler.