Belirli Gün ve Haftalar
CUMHURİYET BAYRAMI (29 Ekim)
CUMHURİYETE NASIL KAVUŞTUK ?
KurtuluÅŸ Savaşı yıllarında Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti adıyla yeni bir yönetim kurulmuÅŸtu. Fakat bu yeni yönetimin rejimi henüz belirtilmemiÅŸti. Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti özünde ulusal egemenliÄŸe dayalı bir hükümetti. Fakat Yeni Türkiye’yi devlet ÅŸekillerinden, yönetim biçimlerinden birine uygun olarak resmen ilan etmek gerekiyordu. Yani sıra devletin adının konmasına gelmiÅŸti.
Atatürk, yeni devletin ÅŸeklini cumhuriyet olarak kabul etmeyi düşündü. KurtuluÅŸ Savaşı yıllarında bu fikrini açıklamayıp, uygun bir zamanı beklemiÅŸti. Büyük Zafer’den sonra artık bu an gelmiÅŸ bulunuyordu. Aslında, Erzurum ve Sivas Kongrelerinin kararlarıyla, Büyük Millet Meclisinin programları tamamen demokrasiye dayanmaktaydı. Saltanatın artık hiç bir etkinliÄŸi kalmamıştı. Son padiÅŸah da yurttan ayrılmış, saltanat kaldırılmıştı. Åžimdi sıra Atatürk’ün kafasındaki Cumhuriyet yönetimini resmen ilan etmeye gelmiÅŸti.
CUMHURİYETİN İLANI
Atatürk, M. Kemal 28 Ekim gecesi Çankaya’da İsmet PaÅŸa ve bazı kimseleri toplantıya çağırdı ve “Yarın Cumhuriyeti ilan edeceÄŸiz.” diyerek kararını açıkladı. Misafirlerin ayrılmasından sonra İsmet PaÅŸa’yı alıkoydu ve birlikte, TeÅŸkilat-ı Esasiye Kanunu’nda gerekli deÄŸiÅŸikliÄŸi saÄŸlayacak önergeyi hazırladılar. Ertesi gün saat 10′da Parti grubunda yapılan toplantıda, M. Kemal PaÅŸa Genel BaÅŸkan olarak Hükümet buhranının mevcut sistemden kaynaklandığını, bunun çözümünün istikrarlı bir sistemde olduÄŸunu belirttikten sonra deÄŸiÅŸiklik önergesini okuttu:
* Türkiye Devleti’nin Hükümet ÅŸekli Cumhuriyettir
* Türkiye Devleti, Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur
* Türkiye Devleti, Hükümetin inkisam ettiği idare şubelerini İcra Vekilleri (Bakanlar Kurulu) vasıtasıyla idare eder.
Bu önerge Parti toplantısında tartışıldı Büyük Millet Meclisi’nin aynı akÅŸam (29 Ekim 1923) saat 18:45′de yaptığı toplantıdan sonra 20.30′da “YAÅžASIN CUMHURİYET” sesleri arasında Cumhuriyet ilan olundu ve yeni Türk Devleti’nin adı kondu. “TÜRKİYE CUMHURİYETİ”. Hemen arkasından da Türk Ulusu’nun kurtarıcısı Gazi M. Kemal oy birliÄŸi ile CumhurbaÅŸkanı seçildi. Kürsüye gelen CumhurbaÅŸkanı M. Kemal, kendisini CumhurbaÅŸkanı seçen Meclis’e teÅŸekkür ettikten sonra “Son yıllarda Ulusumuzun fiili olarak gösterdiÄŸi kabiliyet ve istidat, kendi hakkında kötü düşüncede bulunanların ne kadar tedkikten uzak görünüşe önem veren insanlar olduÄŸunu pek güzel ispat etti. Ulusumuz kendisinde bulunan nitelikleri ve deÄŸeri, hükümetin yeni adıyla uygarlık dünyasına çok daha kolay gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünyada iÅŸgal ettiÄŸi yere layık olduÄŸunu eserleriyle ispat edecektir… Türkiye Cumhuriyeti mutlu, baÅŸarılı ve muzaffer olacaktır.” sözleriyle konuÅŸmasını tamamladı. M. Kemal CumhurbaÅŸkanı seçildiÄŸinde henüz 42 yaşındaydı. Cumhuriyetin ilk BaÅŸbakanı İsmet PaÅŸa oldu.
19 Mayıs 1919′da Samsun’da baÅŸlayan yeni ve bağımsız, bir Türk Devleti kurmak savaşı dış ve iç düşmanlara karşı baÅŸarıyla sonuçlanarak Türkiye Cumhuriyeti kuruldu. KurtuluÅŸ Savaşı’nın inanç ve baÅŸarısı nasıl Atatürk’ün eseri idiyse, Cumhuriyet de yine O’nun eseri idi. İleriki yıllarda bunu ÅŸu sözleriyle belirtti. “Benim en büyük eserim Türkiye Cumhuriyeti’dir.”
CUMHURİYET NEDİR?
Batı dillerinde cumhuriyetin karşılığı, ulusun kendisini yönetmesi anlamına gelir. Cumhuriyet rejiminde iki unsur çok önemlidir:
a- İdare edilenler
b- İdare edenler
Bu iki unsurun sahip olası gereken özelliklerin başında dürüstlük gelir. Cumhuriyet rejiminde her iki tarafında dürüst ve namuslu olması gerekir. Rejimin demokrasi platformuna oturtulması şarttır.
Cumhuriyet, ulusun vatan ve hukuka sevgisi ve içten bağlılığı ile yaşatılmalıdır. Bu nedenle cumhuriyete hayat veren damarların başında demokrasi gelir. Gerçek cumhuriyet rejimlerinde sistemin demokrasi ile olan ilişkisi çok önemlidir. Çünkü iç ve dış tehlikelere karşı cumhuriyet kendisini sert ve katı bir şekilde ama demokrasinin gerekleri içinde koruyacaktır. Bunların dışına çıkılmaması gereklidir, aksi taktirde demokrasi ile cumhuriyet arasında kopukluk başlar. Bundan da en büyük zararı cumhuriyet rejimi görür. Onun için cumhuriyet yöneticileri daima uyanık ve gözleyici durumda olacaklardır.
Demokrasiyi benimsemiÅŸ siyasi rejimlerdeki cumhuriyetlerde özgürlüklerin kullanılma alanları, demokrasinin kuralları ile sınırlandırılmıştır. Demokratik sistem ile idare edilen cumhuriyetlerde hiç kimsenin sınırsız hak ve hukuku yoktur. Sınırsız hak ve hukukun olduÄŸu rejimlere de demokrasi veya cumhuriyet denemez. Çünkü demokrasilerde ve demokratik cumhuriyetlerde kiÅŸilerin ve dolayısıyla toplumların özgürlükleri hukuk yolu ile güvence altına alındığı gibi, buların sınırları da adaletin kalemi ile çizilmiÅŸtir. Bu kısa açıklamadan sonra Atatürk’ün cumhuriyet ve devlet anlayışına deÄŸinelim.
Atatürk, kurmuş olduğu genç Türk Devletinin yapısını 29 Ekim 1923 tarihinde cumhuriyetin temelleri üzerine oturturken, en kısa zaman da bunun gereği olan demokrasiye geçileceğini öngörüyordu. O da siyasi alanda demokrasinin çok partili sistemle gerçekleşeceğinin bilincindeydi.
Atatürk’ün zamanımızdan yaklaşık üç çeyrek asır evvel cumhuriyet için söyledikleri, bugün hala bazı batı ülkelerin elde etmeye çalıştıkları düşüncelerdir. O söylediklerimi bilimsel bir temel üzerine oturtmamış olsaydı, bu kadar zaman sonra düşünceleri hala güncelliÄŸini koruyabilir miydi? Atatürk sadece bilgili bir asker, uzak görüşlü bir devlet adamı deÄŸil aynı zamanda gerçek bir düşünürdü. Ayrıca sadece düşünce üretmekle kalmamış, bu düşünceleri gerçekleÅŸtirerek, üçüncü dünya ülkelerine bağımsızlığın ve kurtuluÅŸun yolunu da göstermiÅŸtir. Bugün bağımsızlık savaşı veren pek çok ülkede Atatürk adı hala bir bayrak gibi dalgalanıyorsa nedenini burada aramak doÄŸru olur.
29 Ekim 1923 günü ilan edilen cumhuriyetin alt yapısını Atatürk aşama aşama nasıl hazırlamıştı ? Cumhuriyet laik bir sistem üzerine kurulacaktı. Yani cumhuriyet idaresinde ne halifeye ne de onun kalıntılarına yer vardı. Cumhuriyeti adaletli bir adalet sistemi koruyacaktı. Cumhuriyetin genç kuşakları çağ dışı kara kafalılar tarafından değil, aydın bağımsızlık ve hürriyetin değerini bilen aydın kafalı öğretmenler tarafından yetiştirilecektir. İmparatorluktan kalan mantık dışı ne varsa hepsi kaldırılacak, cumhuriyetin temelini müspet ilim oluşturacaktır. Cumhuriyetin yalnızca kanunlar ile, devlet zoru ile ve yasaklarla korunamayacağının bilincinde olan Atatürk, onun gerçek değerini anlayabileceğini söyleyebilmiştir. Geçen zaman içerisindeki olaylar bu ileri görüşlü devlet adamının ve düşünürünün ne denli haklı olduğunu göstermiştir.
Bilgisiz ve bilinçsiz bir halk topluluğunun ulus olma hakkına sahip olamayacağını vurgulayan Atatürk, ulusun bilinçlendiği oranda hak ve hukukuna sahip çıkacağını biliyordu. Bu nedenle eğitim ve kültüre çok önem vermiştir. Onun, bir bakıma kültürü, cumhuriyetin temellerinden biri olarak görmesindeki neden budur.
Atatürk’e göre sadece cumhuriyete sahip olmak yeterli deÄŸildir.Ona layık olmak da gereklidir. Bunun içinde gereken yol gene eÄŸitimden geçiyordu.
Hürriyet ve bağımsızlığın kıymetini, erdemli ve özverili, çağdaş eğitim almış olan gençler, savaş alanlarında bu uğurda şehit düşen askerlerden çok daha iyi bilebilirlerdi Bağımsızlık; hürriyet, cumhuriyet bundan böyle savaşarak değil, bunları değeri bilinerek korunacaktı. Onun için kılıçla elde edilen zaferler, siyasi, ekonomik, kültürel zaferlerle taçlandırılmalıydı.
Â
Yorumlar
Leventyagmuroglu.com üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Belirli Gün ve Haftalar' isimli yazı 03 Kas 2007 tarihinde, saat: 11:09 'de Levent Yağmuroğlu tarafından gönderilmiş.
Benzer yazıları Belirli Gün ve Haftalar kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.
Eklenen Son Yazılar
- Yazılı Soruları
- İlkokuma Yazma
- Proje ve Performans Ödevleri
- Deyimler Sözlüğü
- Atasözleri Sözlüğü
- Türkçe Dil Bilgisi
- Atatürk’ün Hayatı
- Sanal Test Ortamı
- Etkinlik Bankası
- Dökümanlar
Yapılan Son Yorumlar
- hayat: Yapılan çalışmalar çok güzel.Öğretmenlik...
- özge: Çok güzel ama acayip uzun ya biraz...
- KÜBRA: Çok güzel bir site.Herkes bu siteye girmeli.
- bünyamin: Bence bu site çok yararlı.
- serpil himmetoglu: Tesekkürler hocam.Kaynaklarınızdan...
Bağlantılar
- e-okul Veli Bilgilendirme Sistemi
- NevÅŸehir Forum
- NevÅŸehir Haber
- Nevşehir Milli Eğitim Müdürlüğü
- Resmi Gazete
- Skoool Öğrenme Teknolojisi
- Vikipedi Özgür Ansiklopedi
- Akko Bilgisayar
- EÄŸitim Bir-Sen
- Eğitim İş
- EÄŸitim Sen
- Ersular İlköğretim Okulu
- Haliltanir.com
- İlksan
- Milli Eğitim Bakanlığı
- Memurlar.Net
- NevÅŸehir Belediyesi
- Nevşehir Üniversitesi
- NevÅŸehir ValiliÄŸi
- ÖSYM
- Türk Eğitim-Sen

Çok güzel bir şey yazmışsınız.Aferin size.
Çok güzel bir yorum yapmışsınız.Tebrik ederim sizi.