Belirli Gün ve Haftalar

[ Bugün 18 kez, toplam 3600 kez okundu. ]

DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ (Ekim ayının ilk pazartesi günü) Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ilk kez, 20 Ekim 1953, tarihinde yayınladığı bir bildiriyle Dünya Çocuk Gününü kabul ve ilan etti.

BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin ilke ve kararlarını benimseyen bütün devletler “Dünya Çocuk Günü’nü” kabul ettiler. Türkiye de Dünya Çocuk Hakları Bildirisini ve Dünya Çocuk Gününü kabul eden ülkeler arasında yerini aldı. Zamanla, BirleÅŸmiÅŸ Milletlerin önderliÄŸinde,bu konu çeÅŸitli çalışmalar yürütülmüş, toplantılar yapılmış, kararlar alınmıştır. Son yıllarda bu konudaki etkinliklerin artarak sürdürüldüğü görülmektedir.

1979 yılı Dünya Çocuk Yılı olarak ilan edilmiş, o yıl tüm uluslar çocuklara yöne1ik çalışmalar yürütmüşlerdir. Bütün dünya ülkelerinde çocuk haklarının korunması, ırk, dil, ayrımı gözetilmeden çocukların eğitiminin sağlanması, sorunlarının çözümlenmesi, çocuklarda barış ve kardeşlik duygularının geliştirilmesi, Dünya Çocuk Yılının amaçlarını oluşturmaktadır.

İlk kez 29 Eylül 1990 tarihinde Amerika’da Dünya Çocuk Zirvesi toplanmış, bu toplantıya BirleÅŸmiÅŸ Milletler üyesi devletlerin birçok devlet baÅŸkanları düzeyinde katılarak, çocukların hak ve ihtiyaç ve durumlarını görüşmüşlerdir.

ÇOCUK VE ÇOCUKLUK NEDİR İnsanın doğduktan hemen sonra, bazı temel ihtiyaçlarını kendi kendine karşılayamadığı, fiziksel ve ruhsal gelişmenin devam ettiği 0-14 yaşları arasında çağına çocukluk, bu çağda olanlara da çocuk denir.

Şüphesiz ki çocuk ailenin ürünüdür. Gelişimini sürdürmesi için başkaları tarafından korunur, beslenir ve büyütülür. Ona bu hizmeti veren ailesidir. Çocuklar hayatlarının ilk yıllarında konuşamayan, derdini söyleyemeyen, ailesince özenle bakılan değerli ve küçük bireylerdir. Düşünme, karar verme, uygulama yeteneğini henüz kazanamadıkları için bir yandan bakımları yapılırken, bir yandan da gerekli beceriler kendilerine, kazandırılmaya çalışılır. Böylece hayata hazırlanmalarında büyükler tarafından eğitilir, yetiştirilirler.

Belirli bir olgunluğa, yeterliliğe ulaştıklarında, eğitimleri artık ailenin dışına çıkmaya başlar. Eğitimcilerin ellerine ve sorumluluğuna teslim edilirler. Kendilerine uzanan eği¬timle doğruyu, yanlışı bazı temel becerileri, zamanla tehlikeyi ve ondan korunma yöntemlerini öğrenirler. Konuşarak kendilerini anlatmaya başlamışlardır. Yemeklerini yiyebilmek, söz dinlemeye alışmak, oyuncaklarıyla oynayabilmek kazandıkları ilk davranış ve becerilerdir.

Çocuklar ailenin ürünü olduklarından, öncelikle ailelerin eğitilmesi, bilinçlendirilmesi, çocukların sağlığı ve gelişimi açısından birinci derecede önemlidir.

ÇOCUKLARIN KORUNMASI Hiç şüphesiz ki çocuklar ailelerin ve ülkelerin yarınlarıdır. Gelecekte birey ve toplum olarak güçlü olmanın ilk şartı, çocukların bakım, beslenme ve eğitimleridir İyi korunan, iyi beslenen, iyi eğitilen çocuklardan dengeli, tutarlı, kişilikli, iyi düşünebilen, ilerleme ve gelişim için, de olan dinamik ve güçlü toplum oluşacaktır. Bu gerçekli bütün ,dünya ülkeleri için geçerliliğini kanıtlamış bulunmaktadır. Bunun için çağımızda bütün devletler, geleceklerini güvenceye almak için birinci derecede çocuklarının bakımına ve eğitimine önem vermektedir.

Toplumlarda bütün çocukların doğup büyüdükleri ortamlar farklılıklar göstermektedir. Bazı çocuklar özenli, yeterli ve bilimsel kurallara göre beslenip, bakılıp eğitilmektedir. Bazıları ise, henüz bebekken annesi tarafından terk edilmekte, ya da doğum sırasında annelerini yitirmektedir. Doğal felaket veya kazalar sonucunda bazı çocuklar aileleri kaybederek, hayatta yalnız kalmaktadır. Boşanma olarak ifade edilen ailenin çözülmesinden zararın en büyüğünü çocuklar görmektedir. Kimsesiz kalan çocukların güvenlikleri, bakım ve eğitilmeleri devletçe sağlanmaktadır. Bu işleri düzenleyen Korunmaya Muhtaç Çocuklar Kanunu vardır. Kimsesiz çocuklar bu yasa kapsamına alınarak, devletçe bakılır, korunur, eğitilir. Bu konuda çocuk Esirgeme Kurumu, Kızılay, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu gibi toplumsal hizmet ve yardım amaçlı kurum ve kuruluşlar İŞ birliği için çalışırlar. İlgili yasalar çerçevesinde kimsesiz çocukların, durumu uygun olan ailelerce evlat edinilmeleri mümkündür.

DÜNYA ÇOCUKLARININ GENEL DURUMU VE KARDEŞLİĞİ Dünyanın her yerinde devletler, çocukların sağlık, bakım, eğitimlerine bütün imkanlarını seferber ederken, geri kalmış bazı ülkeler de, çocuklarının öncelikle açlık duygularını giderme, yani karınlarını doyurma mücadelesi vermeye çalış maktadır. Sağlığın i1k şartı beslenme olduğuna göre, açlığın paralelinde de buralarda çocuk hastalıkları ve ölümleri de tehlikeli ve üzücü durumdadır. Özellikle bazı Afrika ü1kelerinde, Birleşmiş Milletlerin ve gelişmiş ülkelerin devam eden besin ve sağlık yardımlarına rağmen bu üzücü durum aşılamamaktadır.Bunun bir nedeni de bu ülkelerin ekonomik güçlerinin, toplumlarının kültür düzeylerinin yetersiz olmasındandır. Bir yandan nüfus artışı kontrol altına alınamamakta, ailelere yeterli eğitim verilememektedir. Aslında çocuklar dünyanın neresinde olursa olsun, aynı haklara sahip, aynı güzelliklere, mutluluklara layıktırlar. Hesi de aynı derecede suçsuz, sevimli ve tatlıdırlar. Hepsinin de doğal olarak, rahat ve iyi yaşama, yetiştirilme, korunma hakları vardır. Dünya çocuklarının kardeşliğini sağlamak, yarınlarda barışçıl bir dünya kurmalarının ta kendisidir. Irk, dil, din, renk ve cinsiyet farkları gözetilmeden tüm dünya çocuklarının hepsi de kardeştir. Kendilerine verilecek bu bilinç onların yüreklerini sevgi ile dolduracak ve yarınlarda dünyamızı daha barışçıl hale getirecektir.

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÇOCUK HAKLARI BİLDİRİSİ Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Bildirisi, dünyadaki tüm çocuklara her zaman ve her yerde en güzel ve en iyi şeyleri vermeyi kabul eder. Bu bildiriyle büyüklere şu görevler düşmektedir :

1- Çocukları her zaman ve her yerde korumalıdır. 2- Büyükler çocukların her işine yardım etmelidir. 3- Çocuklar birer iyi kimse olacak şekilde okutulmalı ve yetiştirilmelidir. 4- Çocuklar açsa doyurulmalı, hastaysa bakılmalı, geri ise özel bir eğitim verilmelidir.Öksüz kalmış veya sokağa atılmış çocuklar da alınıp korunmalıdır. 5- Doğal felaket ve savaş zamanlarında çocuklara öncelikle yardım edilmelidir. 6- Gerektiğinde, aile bütünlüğüne saygı gösterilerek çocuğa yardımda bulunmalıdır. 7- Çocuk, vakit gelince hayatını kazanacak şekilde yetiştirilmeli, her türlü sömürüye karşı korunmalıdır.

ÇOCUKLUĞUN ÖNEMİ (Konuşma) Çocukluk ömrümüzün her döneminde aranan, yetişlikte de yitirilmişliği buruklukla hissedilen, özlenen bir mevsimdir.Ömrümüzün ilkbaharıdır. Çocukluk, gül dökülü bir yoldur, geçilmek için can atılan.Sonsuz mavi bir gökyüzüdür, uçulmak için yaratılmış.Bir sinedir, her yürek orada atmak ister. Tozpembe bir gözlüktür, kullanılmak için kapışılan. Ömrümüzün, hani şu üç günlük ömrümüzün en delişmen fakat en tatlı çağıdır. Çoğu kez aklın ve mantığın yerini duyguların aldığı bir çağdır.İnsanın kişiliğini bulduğu, yavaş yavaş karakterinin şekillendiği olumlu veya olumsuz bir çok alışkanlıkların kazanıldığı dönemdir.En doğru ile en yanlışı birlikte yaşadığımız bir süreçtir.hayatımızın yönlendirildiği bir ömür parselidir. Bir beyaz buluttur çocukluk.Umuttur. yarınlarımızdır.Tükenmez bir güç hopur hopur bir yürektir. Güvendir. Bir arayış bir özlemdir. Çocukluk, yaşanası bir dünya, tutulası sımsıcak bir avuçtur. Hiç şüphesiz ki çocuklar ailelerin, ülkelerinin ve dünyanın geleceğidir.Hiç bir şeyden sorumlu tutulamayacak kadar sorumsuzdurlar. Bütün olumsuzlukları, kötü alışkanlıkları büyüklerinden öğrenirler.Hangi ortam ve çevrede yetişirlerse onun izlerini taşırlar. Bir anlamda da çevrelerinin eseridirler. Çocuklar sevginin, dürüstlüğün, barışın,kardeşliğin ve yaşanası bir dünyanın en gerçek temsilcileridir. Ülkemizde kutlanan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı törenlerine dünyanın dört yanından çağrılan çocuklar ekipler ha1inde gelmektedir. Türk ailelerinin, arkadaşlarının yanında konuk olarak ağırlanırlar. Ne çabuk ısınırlar birbirlerine, ne çabuk anlaşıp kaynaşıverirler? Tören1er bitip, ülkelerine dönerken ayrılanlar bütün içtenlikleriyle, öz yaşlarıyla ağlamaktadır. Zor kopmaktadırlar, hatta kopamamaktadırlar. Birbirlerinden. Bu kaynaşmış, ısınmış, birlikte olmanın mutluluğunu yakalamış dünya çocuklarının içtenlikleri büyükler için ne katıksız, ne canlı, ne taze bir örnektir? Anlaşılmaktadır ki yetişkinler, çocuk1ar kadar içten ve barışçıl davranamamaktadırlar.

Ailede ve okulda verilen eğitim, aslında çocukların geleceğine çizilen yöndür. Onlar aile ve toplum sorunlarından arındırılmış bir ortamda yetiştirilirse, yarınlarda o derecede aydınlık, barışçıl ve daha mutluca yaşanır hale gelecektir.

Kaynak: Belirli Gün ve Haftalar Beytullah Hatoğlu

ÇOCUKLAR İÇİN SÖYLENMİŞ GÜZEL SÖZLER - Ancak, kendilerinden sonrakileri düşünenler, uluslarını yaÅŸatmak ve ilerletmek imkanına ulaÅŸabilirler. Kendisi gidince ilerleme ve hareket durur sanmak bir gaflettir. ATATÜRK -ÇocuÄŸa ‘kim demiÅŸ küçük bir ÅŸeydir? Bir çocuk dünyada en ‘büyük ÅŸeymiÅŸ! A. TARHAN - Büyüklerce hor görülmek, çocuklarca beÄŸenilmemekten iyidir. R. H: DANA - Çocukları duymayınız, görünüz. İngiliz atasözü - Çocuklar! Dünya sizin yapacağınız gibi olacaktır! Andre GİDE

- Biz dünyayı atalarımızdan miras değil, çocuklarımızdan ödünç aldık. Afrika atasözü - Çocuğu gideceği yolda çalıştır, büyüdüğü zaman ondan ayrılmayacaktır. Alman atasözü - Evlatlarımızı kendi devriniz için değil, onların devirleri için yetiştiriniz. Hz. ALİ - Çocuklar, yeni dökülmüş beton gibidirler, ne geçerse iz yapar. - Bize çocuk diyorlar, ne biliyorlar? Bir çocuk. DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ Büyükler düşünerek Bİze bir gün ayırmış. Barışa davet etmiş Kardeşliğe çağırmış. Hep elele olalım Tüm dünya çocukları. Birlikte çağıralım Umutlu yarınları. Bugün izleyiciyiz Yarın rol alacağız. Barışçıl bir dünyada Mutlu yaşayacağız. Gelecekte coşkuyla Söylenecek şarkıyız. Bugün dinleyiciyiz, Yarın konuşmacıyız. Savaşlardan uzakta Anlaşıp yaşayalım. Barışa kardeşliğe Kararlıca koşalım. Beytullah HATOĞLU DÜNYA ÇOCUKLARI Rengimiz farklı olsun Ayrı olsun dilimiz. Ne de olsa dünyamız. Ortak gezegenimiz. Ayrı kıtadan gelip, Hep el ele verelim. Büyüklere barışı, Gelin biz gösterelim. Silahlar gece olsun, Çiçekler ise gündüz. Kinleri çoktan sildik Hep bir olsun gücümüz. Aç kalmasın çocuklar Şu üç günlük dünyada. Bir dilim ekmeğini Gel bölüş lokma lokma. Sevgi ve dayanışma Ortak ilkemiz olsun. Sağlıklı ve özgürce Gönüller sevgi dolsun. Beytullah HATOĞLU



[ Yazı Değerlendirmesi ]
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız (15 oy, ortalama: 5 / 5)
Yükleniyor ... Yükleniyor ...

Sayfalar: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14



Yorumlar

Kullanıcı girişi yaparak ya da zorunlu olan * alanlarını doldurarak yorum yapabilirsiniz.

İsminiz *

Email adresiniz *

Web siteniz

Mesajınızı buraya yazabilirsiniz:

Toplam 2 yorum var.

  1. hasan | 13 May 2008, 22:09

    Çok güzel bir şey yazmışsınız.Aferin size.

  2. hasan | 13 May 2008, 22:11

    Çok güzel bir yorum yapmışsınız.Tebrik ederim sizi.

Bu Yazı Hakkında

Leventyagmuroglu.com üzerinde şu anda okumakta olduğunuz 'Belirli Gün ve Haftalar' isimli yazı 03 Kas 2007 tarihinde, saat: 11:09 'de Levent Yağmuroğlu tarafından gönderilmiş.

Benzer yazıları Belirli Gün ve Haftalar kategorilerinden okuyabilirsiniz. Yazar ile irtibat kurmak için email gönderebilirsiniz. Yazıya yorum yapabilir ya da yapılan yorumları RSS 2.0 ile takibe alabilirsiniz.


Eklenen Son Yazılar



Yapılan Son Yorumlar
Bağlantılar
Images is enhanced with WordPress Lightbox 2 by Zeo